Bir sistemde aksaklık çıktığında, dikkatleri dağıtıp kolay bir günah keçisi bulmak adettendir. O "suçlu" parça değişince her şey düzelecek sanılır. Oysa çoğu zaman, asıl sorun, yani altyapıdaki gerçek boşluklar, test süreçlerindeki ihmaller ya da operasyonel zafiyetler olduğu gibi durur. Eskiye yıkılan suç, yeniye geçişin bahanesi olur. Mühendislik dediğin sebep-sonuç ilişkisini kovalarken, bu durum daha çok politik bir ritüel gibi. Gerçek problemi çözmek yerine, hedef değiştirmek... İşte bu yorucu. Ve bizi hep aynı döngüde tutuyor.