Yarasa denince çoğu zaman aklımıza biraz korku, biraz da hastalık gelir, değil mi? Oysa bu minik kanatlıların bağışıklık sistemi inanılmaz bir sır saklıyor: Yüzlerce virüsü taşıyabiliyorlar ama kendileri neredeyse hiç hastalanmıyor. Bu durum bilim insanları için hep bir muammaydı.
Meğerse yarasaların sırrı, antikor üretim sistemlerinde gizliymiş. Biz memelilerin çoğu, antikorlarını tek bir genetik "fabrika"da üretirken, yarasaların (özellikle bir türün) bu iş için iki ayrı, tam teşekküllü genetik sistemi varmış! Yani iki farklı kromozomda, iki farklı merkezden antikor inşa edebiliyorlar. Biri, genel bir ilk savunma hattı gibi hızlı ve geniş spektrumlu antikorlar sağlarken, diğeri virüsü gördükçe hızla ve çok daha spesifik, kişiye özel antikorlar geliştirebiliyor. Sanki hem hazır birlikleri hem de mükemmel nişancıları aynı anda var gibi.
Bu keşif, yarasaların neden bu kadar dayanıklı olduğunu anlamak için büyük bir adım, ama her şeyi açıklamıyor. Virüslerle milyonlarca yıldır birlikte evrimleşmiş bu canlılardan öğrenecek daha çok şeyimiz var. Belki de onlara düşman gibi bakmak yerine, doğanın bu özel hayatta kalma ustalarından ilham almalıyız.