kahve molasi siiri
sonra sayfalar bulanıklaştı ve benim ellerim titredi
nasıl bir şey bilir misin ölümüne sevmek seni
sonu ölüm dese bile göz kırpmadan uzatırdım elimi
bağırırdım engin denizlere adını sanını, tek derdimi
gözlerinin parlamasından anlardım aşkındaki alevi
neden söndü tüm anlamlı ışıklar bendim karşındaki
nece gamsız gülersin ben ağlarken böyle içten
yabancı bakıp geçersin biz hiç tanışmamışız gibi