Aristoteles'ten Victoria dönemine kadar (4. yy-19. yy) kadınlar "değersiz, doğum hayvanı, erkeğin altı" olarak görürlür ve ruhu olup olmadığı da tartışılırdı.
İslam ise kadını emanet ve değerli bir insan sayar; iyi muameleyi, adaleti ve saygıyı esas alır. Dinler tarihi açısından bakıldığında ise birçok gelenekte kadının konumu daha sınırlı olmuş, İslam bu konuda koruyucu ve onurlandırıcı bir yaklaşım öne çıkarmıştır.