Eski bir güneş kremini veya silgi tozunu koklayıp anında yirmi yıl geriye gitmemiz tesadüf değil, tamamen anatomi. Görme veya dokunma duyusu önce talamusa, yani beynin dağıtım santraline uğrayıp işlenirken, koku duyusu bu durağı pas geçer.
Koku soğancığından çıkan sinyaller, doğrudan duygu ve hafıza merkezlerine (amigdala ve hipokampüs) akar. Yani beyniniz daha "bu nedir?" diyemeden, o anın duygusunu çoktan hissetmiş olursunuz. Evrimsel olarak harika bir kısa yol olsa da, bu sinyallerin nasıl kodlandığı nörolojinin hala en karmaşık bulmacalarından biri.