Earth's Future dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, 2016'dan bu yana küresel ortalama deniz seviyesi yükselişinin tam olarak açıklanamamasına yol açan "bütçe açığını" kapattı: Suçlu, 2.000 metrenin altındaki derin okyanusun ısınmasıydı.
İklim bilimciler, deniz seviyesi yükselişini oluşturan enerji akışlarını bir "bütçe" gibi dengede tutmaya çalışıyor. 2016'ya kadar bu bütçe kapalıydı; yani gözlemlenen yükseliş bilinen kaynaklarla açıklanabiliyordu. Ancak o tarihten itibaren bir açık oluştu. Bunun nedeni, Argo şamandıralarının yalnızca 2.000 metreye kadar inerek veri toplayabilmesi; oysa okyanusun ortalama derinliği 3.682 metre.
Fransız araştırmacı Anny Cazenave liderliğindeki uluslararası ekip, bu boşluğu doldurmak için iklim reanalizi yöntemini kullandı. Uydu altimetri verileri, Argo sıcaklık ölçümleri, GRACE uydu programından elde edilen kütle verileri ve buzul/buz tabakası kayıp tahminlerini bir araya getiren ekip, 2.000 metre altındaki derin okyanusun ısınmasının yılda yaklaşık 0,4 milimetre deniz seviyesi yükselişine katkıda bulunduğunu hesapladı. Bu oran, 2016 sonrasındaki toplam yükselişin yaklaşık yüzde 10'una karşılık geliyor.
Bulgular iki açıdan kritik: Hem deniz seviyesi yükselişi projeksiyonlarının gözden geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor, hem de bu derin ısınmanın doğal iklim değişkenliğinden mi yoksa insan kaynaklı iklim değişikliğinden mi kaynaklandığını anlamak için yeni araştırma sorularının kapısını açıyor.