Gerçek Jurassic Park: Reçine İçinde Korunmuş Antik Sivrisinek Fosili Keşfedildi!

Karnı kanla dolu bir sivrisinek fosili ilk defa keşfedildi!

Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Nature isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Bu haber 6 yıl öncesine aittir. Haber güncelliğini yitirmiş olabilir; ancak arşivsel değeri ve bilimsel gelişme/ilerleme anlamındaki önemi dolayısıyla yayında tutulmaktadır. Ayrıca konuyla ilgili gelişmeler yaşandıkça bu içerik de güncellenebilir.

Jurassic Park filminin ikonik görüntüsü olan dinozor kanı emdikten sonra fosilleşen sivrisineğin bir kurgu olduğu düşünülüyordu... Şimdiye dek. Bilim tarihinde ilk defa, araştırmacılar bir sivrisinek fosilinin şişmiş karnı içerisinde kan izleri bulmayı başardı. ABD Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nden Dale Greenwalt önderliğindeki ekip, fosil bulgularını bugün Proceedings of National Academy of Sciences dergisine yayımladı. 

Her ne kadar bilim insanları bugüne kadar kan emici böceklerin fosillerini bulmuş olsalar da, genellikle bu türlerin beslenme alışkanlıkları anatomik özelliklerine veya midelerindeki kanla taşınan parazitlerin varlığına bakılarak çıkarılıyordu. Ancak Greenwalt'un keşfettiği sivrisinek fosili, bu böceklerin günümüzden 46 milyon öncesinde kan emdiklerini net olarak gösteren güçlü bulgulara sahip. Oldukça şanslı bir keşif olan bu fosili Greenwalt şöyle anlatıyor:

Kanla dolmuş sivrisineğin karnı patlayacak kadar şişmiş vaziyette. Oldukça kırılgan bir yapıda. Türün fosilleşmeden önce bozunmamış olma ihtimali yok denecek kadar az.

Çok Uzak Bir İhtimal

Jurassic Park'ta olanın aksine, bu fosil reçine içerisinde keşfedilmedi. Bunun yerine, Montana'nın şist çökeltileri içerisinde keşfedildi. 46 milyon yıl içerisinde, her türlü DNA bozulacaktır, fakat bazı diğer moleküller bozunmadan kalabilir. Greenwalt'un ekibi böceğin karnında halen ciddi miktarda demir ve porfrin isimli organik molekülün bulunduğunu ispatladı. Bu iki kimyasal da omurgalıların kanlarında bulunan ve oksijen taşıyan hemoglobinin yapıtaşları arasında yer alıyor. Bu moleküller, aynı çağa ait erkek bir sivrisineğin karnında bulunmuyor, çünkü erkek sivrisinekler kan emmiyorlar. Üstelik bu sivrisinek de aynı bölgede bulundu. Oregon Eyalet Üniversitesi'nden George Poinar şöyle söylüyor:

Bu bulgu, kan emici sivrisineklerin reçine haricindeki ortamlarda da gayet güzel bir şekilde korunabileceğini gösteriyor. Ayrıca bu çalışma, doğru şartlar sağlanacak olursa omurgalı kanında bulunan porfrinin milyonlarca yıl korunabileceğini ispatlamış oluyor.

Greenwalt'un bulguları, geçtiğimiz yıllarda North Carolina State University'den bir paleontolog olan Mary Schweitzer'ın dinozor kemiklerinden hemoglobin izleri çıkardığına dair, oldukça ses getiren ve tartışmalara neden olan çalışmaya da destek sunmuş oluyor.

DNA Yarı Ömrü Büyük Bir Engel!

DNA moleküllerinin yarı ömrü 521 yıl civarındadır. Yani her 521 yılda bir, kimyasal bağlarının yarısı tamamen kopar ve molekül parçalanır. 6.8 milyon yıldan daha eski zamanlardan DNA molekülü elde etmek imkansızdır, çünkü ne kadar iyi korunursa korunsun, DNA'nın bağları bağlı kalamayacaktır ve molekül dağılacaktır. Pratik olarak, 1.5 milyon yıl öncesinden daha eskisine ait DNA'ları okumanın bir yolu yoktur.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Türev İçerik Kaynağı: Nature

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/10/2019 03:25:19 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1513

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Her üniversite öğrencisinin içinde biraz 'Dünya'yı kurtaracağım!' fikri vardır. Bilmenizi isterim ki, tek bir kişiyi kurtarmanız bile yeterlidir. O tek kişi, kendiniz olsanız bile...”
Bir Antropoloji Profesörü
Geri Bildirim Gönder