Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
İnceleme Yaz

Nagasaki'nin Çanları (長崎の鐘 (Nagasaki no Kane))

Kitap
1949
EA Puanı
8.5 10
2 Kişi
Senin Puanın
Puan Ver
Tanıtım
9 Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında radyolog Takaşi Nagai, Nagasaki’de bir hastanede çalışıyordu. Kendisi de yaralanmasına rağmen şehirde hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katıldı ve harap olmuş Nagasaki’deki durumu raporladı.

Bu rapordan ve bombadan sonraki yaşamından hareketle kaleme aldığı, hem korkunç bir yıkımın biyografisi hem de travmatik bir yaşamın otobiyografisi sayılabilecek Nagasaki’nin Çanları, hakkında binlerce yazı ve belgesel olan Nagasaki’nin bombalanmasının gerçekleşme ânını, şehirdeki kaosu ve sonrasında yaşananları birinci ağızdan anlatıyor. Yazıldığı yıl Amerikan işgali altındaki Japonya’da yayımlanmasına izin verilmeyen ve ancak 1949’da yayımlanabilen Nagasaki’nin Çanları, insanlık tarihinin en trajik olaylarından birine yakından tanık olma fırsatı veriyor.
9 Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atom bombası atıldığında radyolog Takaşi Nagai, Nagasaki’de bir hastanede çalışıyordu. Kendisi de yaralanmasına rağmen şehirde hayatta kalanlara yardıma giden sağlık çalışanlarına katıldı ve harap olmuş Nagasaki’deki durumu raporladı. Bu rapordan ve bombadan sonraki yaşamından hareketle kaleme aldığı, he ... Daha fazla göster
Yazar
Takashi Nagai
Dili
Türkçe
Orijinal Dili
Japonca (日本語)
Orijinal Başlık
長崎の鐘 (Nagasaki no Kane)
Yayınlanma Tarihi
30 Ocak 1949
Yayınevi
İthaki Yayınları
Son Baskı Sayısı
7
Eser Hakkında Daha Fazla Bilgi
Sayfa Sayısı 136
ISBN-10 6-258-32724-9
ISBN-13 978-6-2583-2724-3
Boyutları 12,5 x 19,5 cm
UNSPSC 55101502
Cilt Ciltsiz
Özet
Bu kitapta yaşadıklarını birinci elden anlatan Dr. Takashi Nagai, atom bombasının etkilerini ve savaşın yarattığı psikolojik yıkımı, çaresizliği ve umudu bizzat yaşamış biri olarak, olayları hem kişisel tecrübesiyle hem de bilimsel bir bakış açısıyla ele almıştır.
“Bilimin zaferi, vatanımın yenilgisiydi. Fizikçilerin sevinci, Japonların kederiydi. Karmaşık duygular yüreğimi yakarken atom bombasıyla kavrulan, sefil durumdaki topraklarda dolandım.”
Takashi Nagai’nin bu sözü, kitapta adım adım yaşadığı korkunç trajediyi özetleyen güçlü bir ifadedir. Atom bombasının patlama anından sonraki süreçlere kadar her aşamayı detaylı bir şekilde işleyen Nagai, nükleer savaşın yarattığı fiziksel ve ruhsal hasarları ile toparlanma sürecini anlatır. Genel bilimsel raporlardan farklı olarak, kendi düşünceleriyle birlikte hayatta kalan diğer meslektaşlarının psikolojilerine de yer verdiği samimi ve derin bir anlatıdır.
Olaya her açıdan bakış açısı sunan bu eser; var olan her şeyin yok olduğu, kimsenin kendi iyiliği için dahi harekete geçecek gücü kalmadığı bir ortamda, dipten sıfırdan yeniden doğuşu, kurak topraklarda bir çiçeğin yeşermesi gibi insanların yaşama tutunma hikâyesini anlatır.
Bu kitapta yaşadıklarını birinci elden anlatan Dr. Takashi Nagai, atom bombasının etkilerini ve savaşın yarattığı psikolojik yıkımı, çaresizliği ve umudu bizzat yaşamış biri olarak, olayları hem kişisel tecrübesiyle hem de bilimsel bir bakış açısıyla ele almıştır. “Bilimin zaferi, vatanımın yenilgisiydi. Fizikçilerin sevinci, Japonların kede ... Daha fazla göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme Yaz
İncelemeler (2)
Alıntılar (0)
Gönderiler (0)
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
190.5K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Nagazaki'ye atom bombası atıldığında radyolog olarak çalışan Takaşi Nagai'nin o dönemleri anlattığı otobiyografik Japon edebiyatı klasiğidir. ilk etki, yardım süreci, bir milletin yaşadığı travma ve radyasyon için uyguladıkları tedaviler gibi değişik konular ele alınmaktadır. ayrıca yazıldığı yıl Amerikan işgali altında olduğundan Japonya'da yayımlanmasına ancak 1949'da izin verilmiştir.

Nagazaki'nin Çanları üzerine düşündüğümde, aklıma ilk gelen şey şu oluyor: Bu kitap bir felaketi anlatmaktan çok, felaketin içindeki insanı anlatıyor. Takashi Nagai sadece Nagasaki’ye atılan atom bombasını ve onun yarattığı yıkımı aktarmıyor; o yıkımın içinde bir insanın nasıl ayakta kalmaya çalıştığını, nasıl anlam aradığını ve nasıl kabullendiğini anlatıyor.
Yazarın dili çok sade, hatta yer yer neredeyse çıplak. Ama bu sadelik metni zayıflatmıyor, tam tersine daha etkili hale getiriyor. Çünkü anlatılan şey zaten çok ağır. Süslenmiş cümlelere ihtiyaç yok. Her cümlede yaşanmışlık hissi var; sanki bir roman değil de birinin iç döküşünü okuyorsun. Bu da metni daha samimi ve daha sarsıcı yapıyor.

Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri, böylesine büyük bir yıkım karşısında öfke yerine daha çok bir kabulleniş ve anlam arayışı olması. Normalde böyle bir olaydan sonra nefret, isyan ya da suçlama beklersin. Ama Nagai daha farklı bir yerde duruyor. O, yaşananları anlamlandırmaya çalışıyor. Acıyı inkâr etmiyor ama onun içinde bir anlam bulmaya çabalıyor. Bu yönüyle metin sadece bir tarihsel tanıklık değil, aynı zamanda felsefi ve hatta biraz da spiritüel bir metin haline geliyor.
Eşini kaybetmesi, yaşadığı fiziksel ve ruhsal yıkım, hastalığı ve tüm bunlar metnin duygusal derinliğini artırıyor. Ama yazar hiçbir zaman melodrama kaçmıyor. Acıyı abartmıyor, olduğu gibi bırakıyor. Bu da okur üzerinde daha güçlü bir etki yaratıyor. Çünkü anlatılan şey yapay değil, gerçek.

“Çan” metaforu da kitabın en güçlü imgelerinden biri. Çanlar bir yandan ölüler için çalıyor gibi, ama bir yandan da yaşayanlara sesleniyor. Sanki geçmişi unutmamak, hatırlamak ve belki de değişmek için bir çağrı yapıyor. Kitap, sadece Nagazaki'ye yaşananları öğrenmek için okunacak bir metin değil. Daha çok, insanın en zor koşullarda bile nasıl ayakta kalabildiğini, acıyla nasıl birlikte yaşayabildiğini ve inanç ya da anlam duygusunun insanı nasıl taşıyabildiğini görmek için okunmalı. Okuduktan sonra insanın içinde bir sessizlik kalıyor. Gürültülü bir etki bırakmıyor; daha çok içe işleyen, yavaş yavaş düşündüren bir iz bırakıyor.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ömer Baran Pehlivan
İnceleyen7 6 gün önce
Nükleer savaşın etkilerinin tam ortasında kalan hasta bir doktorun ne yapabileceğini ve ne hissedeceğini an be an aktaran bilimsel bir günlük desek yanlış sayılmaz. Atom bombasının yıkıcı etkisini her fırsatta belirten Takashi Nagai, radyasyonun insanlardaki belirtilerini ve yaşanan durumları da kitapta detaylıca yer vermiştir. Atom bombasının insanlar üzerindeki etkisinin nasıl bir şey olduğunu merak eden okurlar için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Hem tıbbi hem de psikolojik etkileri son derece profesyonelce aktarmış bir eserdir. Tavsiye ediyorum!
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İnceleme Göster
Eseri Ekleyen
Ömer Baran Pehlivan
@delphinus2964422
İnceleme Yaz
Tavsiyelere Git
Tüm Eserlere Git
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gerçek, herkesin kolaylıkla inandığı basit bir ifadedir. Suçu ispatlanana suçsuzdur. Bir hipotez ise kimsenin inanmak istemediği yeni bir öneridir. Etkili olduğu ispatlanana kadar suçludur."
Edward Teller
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)