Eşekarısı Güvesi

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Tür adı eskiden Aegeria apiformis olan, günümüzde ise çoğunlukla Sesia apimorphis olarak bilinen ilginç bir güveyle karşınızdayız. Asya ve Avrupa’da oldukça yaygın olan bu tür Sesiidae familyası içerisinde yer alırlar. Bu familya üyelerine "arı benzeri güveler" de denir. Bunun nedenlerine az sonra değineceğiz. Ayırt edici özellikleri kanatlarının diğer güveler gibi çok fazla pullu olmamasıdır, hatta cam gibi görünmesidir. Bu nedenle familyanın bir diğer adı da camkanatlılardır. Gündüz vakti, gün doğumundan sabah ortasına kadar karşılaşacağımız bu güveler oldukça küçüktürler ve hızlı uçucudurlar. Gündüz vakti uçuyor olmaları, güvelerden ziyade kelebeklerde görünen bir durumdur; dolayısıyla sınıflandırılması kafa karıştırıcı olabilse de, aslen güveler altında yer alırlar. Yaşam alanları olarak dağlık bölgeleri ve güneş alan yerleri tercih ederler. 

Ancak bu güveyle ilgili ne anlatırsak anlatalım, elbette doğada sıklıkla gördüğümüz Batesyen Mimikri'nin muhteşem bir örneği olmasından daha ilgi çekici bir bilgi vermemiz zordur. Daha önceden "Kamuflaj ve Evrim" makalemizde anlattığımız ve baykuş kelebeği örneğiyle konuyu zenginleştirdiğimiz gibi, eşekarısı güveleri de, normalde güveler ve kelebeklerde gördüğümüz şaşırtma amaçlı desenlerin evrimsel süreçte bir adım öteye gittiğini görürüz. Kanatlarına, antenlerine ve karın bölgesine bakıldığında, bir eşekarısından ayırt etmek neredeyse imkânsızdır. Elbette uzman gözler için bu son derece basit bir iştir; ancak bir avcı çoğunlukla "uzman göz" olarak sayılmaz. Dolayısıyla bu güvelerin evrimsel süreçteki atalarının avcıları, eşek arısına en az benzeyen güveleri avlayabilmiş, geri kalanlarınndan ise korkarak uzak durmuştur. Bu, evrimin en basit anlaşılır özelliklerinden biridir: diğer güvelerle de ortak ataları bulunan bu ilginç güvelerin ataları, tıpku şu anda her türde gördüğümüz gibi çok geniş bir varyasyona sahipti. Bu varyasyon içerisinde bazı güvelerin avcıları belli özelliklere göre avlarını seçerken, bazı diğer güvelerin avcıları avlarının belli özelliklerine göre bu canlılardan uzak durdular. Bir arının sarı-siyah renklerine sahip olmak, bir avcının bu avı yemeden önce iki defa düşünmesi için yeterli olmuştur. 

Ancak kısa sürede sarı-siyah olma durumu bu güvelerin soy hattına yayıldığında, bunlar arasından da daha desenli, daha fazla eşekarısına benzeyenler; örneğin sadece sarı-siyah olmaktan ziyade, bunların şerit şerit olduğu bireyler daha da avantajlı konuma geçmişlerdir ve daha kolay hayatta kalmışlardır. Bu son derece mantıklıdır, çünkü eşek arıları, bu güvelerin avcıları için korkutucu ve caydırıcı iğnelere sahiptir; ayrıca tatsızdır. Böylece, her yeni popülasyon dağılımında, eşek arısının özelliklerini daha çok taşıyanlar hayatta kalmış ve üremiş, diğerleri elenmiştir. Buna bağlı olarak güveler de, eşek arılarıyla birlikte benzer bir görünüm kazanacak şekilde evrimleşmişlerdir ve bugün de bu evrim devam etmektedir. Hatta bu süreçte güvelerin davranışları da sıradan bir güveninki gibi olmaktan çıkmıştır. Yani bu güveler sadece görünüş olarak değil, neredeyse bütün özellikleri bakımından bir arının karakterine bürünmüşlerdir. Bunun en tipik örneği de, uçarken arılar gibi ses çıkartmalarıdır. Bu taklit, onlara doğada avantaj sağlamıştır. 

Eğer ki atasal popülasyonda renk bakımından herhangi bir varyasyon bulunmasaydı veya bu yöne doğru evrimleşmeye izin verecek renk kombinasyonları bulunmasaydı, bu güve bu şekilde asla evrimleşemezdi. İşte bu da, akla gelebilecek bir diğer soruya otomatik olarak cevap oluyor: "Öyleyse neden tüm güveler korkutucu türlere benzeyerek avcılarından kurtulmuyor?" Evrim, bilinçli bir süreç değildir. Eldeki varyasyonu hayatta kalma ve üreme başarısına (kısaca "uyum başarısına") göre seçen bir doğa yasasıdır. Dolayısıyla başlangıçta örneğin sarımsı ve siyahımsı (ve belki diğer renklerde de) benekleri ve renk dağılımları olmayan bir ataya sahip olsalardı veya süreç içerisinde evrimin Çeşitlilik Mekanizmaları ile bu renklere dair izler yaratılmasaydı, bu güveler de asla bu şekilde evrimleşemezlerdi. 

Benzer şekilde, ekolojik ortamları içerisinde eşek arıları bulunmasaydı da veya avcıları herhangi bir şekilde eşek arılarının ne olduklarından haberdar olmasaydı da (av-avcı ilişkilerinden ötürü), bir güve eşek arısına daha fazla benziyor diye hayatta kalma şansı artmazdı; çünkü avcılar için bu renk dağılımının herhangi bir etkisi (korkutucu tarafı) olmazdı. İşte bu sebeplerle de tüm güveler arılara benzemezler. Av konumundaki birçok tür avcılarını şaşırtacak ve korkutacak desenler evrimleştirmiştir; çünkü çoğu zaman basit desenler bile etkili olabilmektedir ve neredeyse her zaman popülasyonlar içerisinde basit desenleri oluşturabilecek kadar öncül varyasyon (çeşitlilik) bulunmaktadır. 

Ancak sadece bazı av konumundaki türler bu desenleri birkaç adım öteye götürerek bu kadar karmaşık hale getirebilirler. Bu, tıpkı tüm av konumundaki türlerin gözlerinin kafanın iki tarafına daha yakın olması; ancak sadece bazı av konumundaki türlerde daha karmaşık "avcıdan korunma yöntemleri" evrimleşmesi gibidir. Ya da benzer şekilde, tüm memelilerin ve özellikle primatların beyinlerinin diğer hayvanlardan ileri konumda olması; ancak sadece insanın bu konuda diğerlerinden çok daha öteye gitmiş olması gibi. Evrimin işleyişi tamamen ortam koşullarına bağlıdır ve her türde aynı özelliği evrimleşmesi, böylesine kaotik bir evren ve doğadan beklenemez.

 

Geliştiren: ÇMB

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Demirsoy, A., 2006, Yaşamın Temel Kuralları, Cilt: 2, Kısım, 2, Omurgasızlar/Böcekler, Entomoloji, Dokuzuncu Baskı, Ankara, 2006 
  2. Gullan, P, Cranston, P., The Insects - An Outline of Entomology, 4th ed
 

Taklitçilere Karşı Önlem: Kuşlarda Kendi Yumurtalarını Tanımak İçin ''İmza Desenleri'' Evrimleşiyor!

Sibirya Fosil Bulgusu ''Tüylü Dinozorlar Dönemi'' İddiasını Güçlendiriyor!

Yazar

Katkı Sağlayanlar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Editör

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim