Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, ScienceDaily isimli kaynaktan çevrilerek dilimize uyarlanmıştır; ancak Çeviri içeriklerden farklı olarak, bu içerikte orijinal metin birebir korunmamıştır. Anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Metnin orijinali, yukarıdaki bağlantıya tıkalyarak kendi dilinden okunabilir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

İnsan kültürünün belki de en önemli parçası kitaplardır. Kitaplar sayesinde insanlık önceki nesillerin deneyimleyerek edindiği bilgiyi bir çırpıda öğrenir ve kendi yaşantısını bu bilgilerin üstüne inşa edip yaşamı süresince ona aktarılan bilgiyi bir kat daha arttırarak yeni nesillere aktarabilir. Kitapların avantajını gözden kaçırmak elde değil. Yeni yapılan bir epigenetik araştırma ise bu sistemin genomumuzdaki işleyişine odaklandı.

“Genler üstü genetik” anlamına gelen epigenetik, sistemin DNA’sında değişiklik meydana gelmemesine rağmen çevresel etmenler sonucu DNA’nın işlenişinde meydana gelen değişikliklerin kalıtsal olarak DNA üzerindeki genlerin farklı şekillerde ifade edilişini araştırır. Bunu bir benzetmeyle açacak olursak, DNA’mızı bin bir malzemeyle yani genlerle dolu olan bir buzdolabı olarak hayal edin. Her hücre kendine göre bir yemek yapacaktır ve her yemeğin kendine özgü malzemeleri ve bu malzemelerin karışma oranları vardır. Dolayısıyla vücudumuzda her hücre; hücre tipine, bulunduğu evreye ve çevresel etmenlere göre farklı yemekler yapacaktır. Her hücremizin ağzına kadar dolu olan bir buzdolabı olsa da belki de dolaptaki çoğu malzemeyi hiç kullanmayacaklardır. Bunun sonucunda gelişim süremizce farklılaşabilerek (ergenlikte üremeyle ilgili faaliyetlerin başlaması gibi) aynı zamanda farklılaşmış vücut hücrelerine de (saç,göz,diş vs.) sahip olabiliyoruz.

Bu konu üzerinde yeni yapılan bir araştırma, hayatımız boyunca yaşadığımız travmatik olayların hücrelerimizdeki genlerin işlenişlerinde, yani epigeniklerinde, değişikliğe sebep olup olmadığını ve bu değişikliğin nesillere aktarılıp aktarılmadığını sorguluyor. Dr. Oded Rechavi ve Tel Aviv Üniversitesi Yaşam Bilimleri Fakültesindeki araştırma ekibi ile Sagol Nörobilim Okulu’nun ortaklaşa yürüttüğü geçen hafta Cell dergisinde yayınlanan araştırma, epigenetik değişikliklerin nasıl ve kaç nesil aktarıldığını ortaya koydu. 

Nesilden Nesile Aktarılan Stres

Araştırmacılar stres, travma ve diğer çevresel risklerin etkilerinin nesilden nesile nasıl aktarıldığını sorguladılar. Araştırmanın kilit noktası ise genlerin ifadelerinin düzenlenmesinde görev alan, proteine dönüştürülmeyen “Küçük RNA” molekülleriydi.

Araştırma ekibi önceki araştırmalarında açlıkla baş başa bırakılan kurtçuklarda bazı Küçük RNA’ların sentezlendiğini ve bu Küçük RNA’ların gelecek kurtçuk nesillerine aktarıldığını gözlemlemişlerdi. Açlık sonucu ortaya çıkan bu Küçük RNA’lar, aktarıldıkları nesillerin açlık yaşayabilecekleri bu ortama uygun bir şekilde dünyaya gelmelerini sağlıyor. Araştırmacılar bu sistemde yeni Küçük RNA’ler oluşturabilmek için RdRPs adlı enzimin kullanıldığını keşfetmişlerdi.

Başka bir keşif ise stres etmenine bağlı olarak üretilen bu Küçük RNA’ların nesilden nesile azalarak aktarıldığı, dolayısıyla birkaç nesil sonra ortadan kalktığı oldu. Bu gözlem, araştırmacıları, Küçük RNA’ların yeni nesillere aktarılma mekanizmasını sorgulamaya itmiş ve araştırmacılar, Küçük RNA’ların yeni nesillere aktarılmalarının ayarlanabilir bir mekanizmaya sahip olduğunu, bir başka deyişle, açma kapama tuşuna sahip bir kalıtım mekanizmasıyla aktarıldığını ortaya çıkardılar. Bu “açma kapama” sisteminde görevli olan genler ise “”MOTEK” (Modifiye Kuşaklararası Epigenetik Kinetik) olarak bulundu.

Küçük RNA’ların aktarılmasında görevli olan bu MOTEK genleri ve Küçük RNA’lar arasındaki etkileşimden doğan geri dönüte göre MOTEK genleri, Küçük RNA’ların yeni nesillere aktarılıp aktarılamayacağını belirliyor.

Epigenetik değişimlerin kalıtım sistemine ışık tutan araştırma ekibinin bir sonraki adımı ise kurtçuklarda keşfettikleri bu sistemin benzerinin insanlarda olup olmadığını araştırmak olacağa benziyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 1
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Türev İçerik Kaynağı: ScienceDaily
  • H. Großhans, et al. (2018). The Expanding World Of Small Rnas. Nature, sf: 414-416.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/12/2019 12:04:45 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/4302

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bazıları insanın gezegenimizdeki en tehlikeli hayvan olduğunu söyler. Bu kişilerin hiç kızgın bir kedi görmedikleri açıktır.”
Lillian Johnson
Geri Bildirim Gönder