Tüm Reklamları Kapat

Embriyonik Nöronların Nakli Beyin Hastalıklarının Tedavisine Işık Tutuyor!

2dk
Embriyonik Nöronların Nakli Beyin Hastalıklarının Tedavisine Işık Tutuyor!
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • California Üniversitesi UCSF'de yapılan deneylerde embriyonik GABA salgılayan internöronların yeni doğan fare beyinlerine nakledildikten sonra beklenmedik şekilde yüksek oranda hayatta kaldığı gözlemlenmiştir.
  • Bu internöronlar, Alzheimer, epilepsi, Parkinson ve şizofreni gibi hastalıklarda bozulan beyin dengesini düzeltebilecek önemli inhibitör sinyaller sağlayarak tedavi potansiyeli sunmaktadır.
  • Nakledilen internöronların hayatta kalma oranı hücre-kontrollü mekanizmalar tarafından belirlenmekte olup, bu durum nörotrofik hipotezin beyin içi nöronlarda her zaman geçerli olmadığını göstermektedir.

California Üniversitesi, San Fransisco (USCF)'da yürütülen bir dizi deneyde yeni doğan farelerin beyinlerine nakledilen embriyonik nöronların beklenmedik bir şekilde hayatta kalıması, nöral nakil kullanarak Alzheimer, epilepsi, Huntington, Parkinson ve şizofreni gibi hastalıkların tedavisi için bir şans olabileceğini gösterdi. 

Nature dergisinde açıklanan bu deneyler embriyonik nöron nakillerinin belli bir hastalığı etkili bir şekilde tedavi edip etmeyeceği konusunda tasarlanmamış olsalar da, birçok farklı nörolojik bozuklukla alakalı olabilen bir tür beyin hücresi olan GABA salgılayan internöronların önemli bir miktarda beyne eklendikten sonra içten büyüyen internöron popülasyonuna zarar vermeden yaşayabilmesi bu kanıyı destekliyor. 

Bu hücrelerin çoklu naklinden sonraki hayatta kalışları, UCSF profesörü Arturo Alvarez-Buylla ve eski UCSF lisansüstü öğrencisi Derek Southwell tarafından yönetilen ekibi şaşkına çevirdi. Hüküm süren kuram, oluşan nöronların sandalye kapmaca oyununa benzer bir şekilde hayatta kaldıkları kanısında. Beyin bu hücreler için sınırlı kapasitesi olduğundan hücreleri uygun yuvalar için yarışmaya zorluyor. Sadece "oturmak" için yer bulabilen ve sonrasında onların türevleri diğer hücrelerden hayatta kalma sinyalleri alan hücreler müzik durduğunda hayatta kalıyor, gerisi de ölüyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bu kuramı baz alarak, UCSF ekibi ne kadar embriyonik internöron nakledilirse nakledilsin sadece sabit ve küçük bir sayıda hücrenin hayatta kalacağını düşünüyordu ancak karşılaştıkları sonuç çok farklıydı; ne kadar nakledildiği fark etmeksizin hücreler, hep sabit bir oranda hayatta kaldılar. Alvarez-Byulla şöyle söylüyor:

Bu sabit hayatta kalma oranı gösteriyor ki, diğer çalışmalar tarafından büyük iyileştirici özellik vadeden bu hücreler beyin zarına büyük miktarlarda eklenebilir.

Geçmiş çalışmalar gösterdi ki bu hücrelerin nakli alıcının beyninde yeni ve kritik bir esneklik süreci oluşturarak epilepsinin hayvan modellerinde ağrıyı ve laboratuvar farelerinde Parkinson benzeri hareketleri azaltıyor. Bu hücrelerin aktivitesi genellikle Alzheimer tarafından engelleniyor ve şizofren insanların beynine nakledildiğinde sayıları değişim geçiriyor. Omuriliğe nakledildiğinde ise acı hissinin azalmasına yardımcı oluyorlar. 

Şimdiki çalışmada ise UCSF ekibi naklettikleri hücrelerin sayısını değiştirdiklerinde hücrelerin sabit bir sayıda değil, sabit bir oranda hayatta kaldığını fark etti. Bu da gösteriyor ki bu hücrelerin belli bir kısmı hücre-kontrollü mekanizmalar tarafından ya da engelleyici nöronların kendileri tarafından salgılanan hayatta kalma faktörleri nedeniyle ölüyor. Çalışma bu internöronların önceden düşünülenden çok daha fazla miktarda nakledilebileceğini gösteriyor. Bu gözlem, bu tip hücrelerin beyin hastalıklarının tedavisinde bozuklukların eksitatör ve inhibe edici dengesini düzeltmede kullanılabilir. 

Hücrelerin Hayatta Kalması Bilinmeyen Sinyallere Bağlı 

GABA salgılayan internöronlar beyin zarındaki eksitatör nöronların aktivitesini inhibitör sinyallerle dengeledikleri için beyin fonksiyonları açısından çok önemliler. Epilepsi, Alzheimer, Huntington, Parkinson ve şizofreni hastalıklarının hepsi bir şekilde uyaran/baskılayan dengesinin bozulmasına bağlıdır ve bu hastalıkların hepsinde GABA salgılayan internöronlardaki (ara nöron) bozukluklar belgelenmiştir. Bu GABA salgılayan internöronlar beynin fonksiyonel devrelerine katıldıkları beyin zarında oluşmuyolar. Onun yerine, beynin uzak bir köşesinde oluşturulup son hedeflerine doğru göç ediyorlar. Onlarca yıldır bilim insanları bu internöronların sayısının neye göre belirlendiğini, kaç tane oluştuğunu, ne zaman öldüklerini, beyin zarına ulaştıktan sonra kaçının hayatta kaldığını merak ediyolardı. Son açıklamalar bu bilinmeyenlerin bazılarına değiniyor, ama aynı zamanda bazı beklenmeyen gözlemlemeleri de ortaya çıkarıyor. 

Tüm Reklamları Kapat

Genel kanı nöral sayıların diğer hedef hücrelerin oluşturduğu hayatta kalma sinyallerine bağlı olduğu yönünde. Genellikle "nörotrofik hipotez" olarak bilinen bu fikir 1940'larda gerçekleştirilen, omurilikte ve çevresel sinir sisteminde gelişen nöronların hayatta kalışıyla ilgili Nobel Ödülü kazanan deneylere dayanmaktadır. Bu deneyler sadece sinir sisteminin dışındaki hedeflerle bağlantı kurabilen sinir liflerinin hayatta kalabildiğini ve bu hedeflerin sinir büyüme faktörü adında bir protein üreterek sinirleri hayatta tutmayla yükümlü olduğunu gösteriyordu. 

Yıllarca beyindeki hücrelerin nasıl yaşayıp öldüğü konusunda nörotrofik hipotez hüküm sürdü. Southwell şöyle söylüyor: 

Şimdiye kadar nörotrofik hipotezin sinir sisteminin her tarafındaki bütün nöron tiplerinde geçerli olduğunu düşünüyorduk.

Eskiden bir kere beynin doğru bölgesine geldikten sonra GABA salgılayan internöronların sadece zaten orada olan nöronlarla bağlanıp bir protein ya da başka bir faktör tarafından korunanların hayatta kaldığı düşünülüyordu. Ancak gerçekte nakledilen internöronların hayatta kalışının diğer hücreler tarafından üretilen hayatta kalma sinyalleri için olan rekabetten bağımsız faktörlerle belirleniyordu.

Her ne kadar yeni deneyler bu teoriyi sinirlerin beynin dışında nasıl bağlandığı konusunda çökertmeseler de, GABA salgılayan internöronlar söz konusu olduğunda işlerin biraz değişik olduğunu gösteriyorlar. 

Rastgele Yazıya Git
4
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Science Daily | Arşiv Bağlantısı
  • D. G. Southwell, et al. Intrinsically Determined Cell Death Of Developing Cortical Interneurons. (22 Mart 2020). Alındığı Tarih: 22 Mart 2020. Alındığı Yer: Nature | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 30.10.2026 19:28:51 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/2751

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et