Gece Modu

Bu türev bir içeriktir. Yani bu yazının omurgası, Phys.org isimli kaynaktan alınmıştır; ancak anlatım ve konu akışı gibi detaylar Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından güncellenmiş, değiştirilmiş ve/veya geliştirilmiştir. Yazar, kaynaktan alınan metin omurgası üzerine kendi örneklerini, bilgilerini, detaylarını eklemiş, içeriği zenginleştirmiş ve/veya çeşitlendirmiş olabilir. Bu ek kısımlarla ilgili kaynaklar da, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Dünya'nın etrafında 100 metreden daha büyük çapa sahip milyonlarca asteroit olduğu düşünülüyor. Bunlara Dünya-çevresi asteoritleri deniyor. Ancak bunların çok ufak olmaları ve Dünya'dan uzaklarda çok fazla zaman harcıyor olmalarından ötürü bilim insanları sadece şans eseri onları tespit edebiliyor. Stanford Üniversitesi uzay bilimleri profesörü Dr. Scott Hubbard konuyla ilgili şunları söylüyor:

1 kilometreden daha büyük çapa sahip asteroitlerin %90-95'ini biliyor ve gözlüyoruz. Ancak 100 metre ve civarındaki çapa sahip asteroitlerin %1'ini bile bilmediğimizi düşünüyorum.

Bunun neden endişe verici olduğunu söyleyelim: 100 metrelik bir gök taşının Dünya'ya çarpması, ortalama 100 megatonluk bir hidrojen bombasının patlamasıyla eşdeğer güce sahip olacaktır. Bu güç, Hiroshima'ya atılan ve 160.000 kişinin anında ölümüne neden olan Küçük Çocuk isimli 16 kilotonluk atom bombasından tam 6250 tanesinin aynı anda patlamasına eşittir.

Hubbard, Dünya'mızı bu asteroitlerden korumanın ilk yolunun onları tespit etmek olduğunu söylüyor. Bu sebeple birimleri B612, asteroit avcısı bir teleskop olacak olan Sentinel'in üretimi için halktan para topluyor. 

Dünyaya-yakın asteroitleri tespit etmek özellikle zor. Sadece ufak olmaları bir sorun değil, aynı zamanda genellikle simsiyah bir karbon içeriğine sahip olduklarından, uzayın karanlık arkaplanında tespit edilmeleri çok güç oluyor. Ancak siyah olmalarının bir avantajı, bu kayaların yeterince ısıyı emmiş olmaları, dolayısıyla Sentinel'in kızılötesi algılayıcılarının onları kolaylıkla tespit edebilecek olmasıdır. Hubbard şunları söylüyor:

Bir kere bir asteroidi tespit ettikten sonra, onu yeterince gözleyip basit fizik yasalarını kullanarak günümüzden 50 veya 100 yıl sonra tam olarak nereden olacağını hesaplayabiliyoruz.

Bu metodu kullanaran yapımı ve fırlatımı 450 milyon dolara mal olacak olan Sentinel uydusu, 140 metreden büyük çapa sahip asteroitlerin tamamına yakınını, 50-140 metre arası çapa sahip olanların ise yarısına yakınını tespit edebilecek. Hubbard bununla ilgili şunları söylüyor:

Buna ulaşmamız için yeterli olan teknoloji şu anda elimizde bulunuyor; sadece algılayıcıların yeterince hassas olduğunu ve sinyalleri istediğimiz şiddete çıkarabileceğini göstermemiz gerekiyor. Kökenlerimizi daha önceden yapılmış iki uzay teleskobundan alıyoruz: dış gezegenleri gözleyen Kepler ve kızılötesi teleskobu Spitzer. Şu anda tamamen yapılabilir gözüküyor; ancak bir prototip yaparak tasarımımızı onaylamamız gerekiyor.

Sentinel ola ki Dünya'ya çarpacak bir asteroit tespit ederse, sırasıyla asteroit ve kuyruklu yıldız çarpıştırıcıları olan Hayabusa ve Derin Darbe uzay gemileri bu kayaların yönünü saptırmak için gerekli olan stratejiyi belirleyecek: bir şeyi onların yoluna sürme!

Tek yapmamız gereken göktaşının hız yönelimini karınca adımlarıyla bir başka yöne çevirmek, böylece Dünya'yı ıskalamasına neden olmak. Bu ufaklıkta göktaşları için nükleer füzelere ihtiyacımız yok.

Konuyla ilgili bir diğer plan da kütleçekim saptırıcı kullanmak. Bu da, göktaşının yakınlarına bir diğer cisim yanaştırmak. Bu yeni cismin kütleçekim etkisi sebebiyle, Dünya'ya yönelen göktaşının yönü kademeli olarak değiştirilebilir ve Dünya'yı ıskalaması sağlanabilir.

Ancak tabii ki bu çözümlerin hiçbiri, bir göktaşının Dünya'ya yöneldiğini önceden tespit edemezsek, işe yaramaz. Bunun için çarpmayı yıllar öncesinden öngörebilmemiz ve müdahale etmek için zamanımızın olması gerekiyor. İşte bu yüzden Sentinel'in yapılması bir zorunluluk.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 16/09/2019 14:26:47 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/1063

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkesin üç gerçek okul müdürü vardır: duyuları, zeki arkadaşları ve kitapları.”
Henry Ward Beecher
Geri Bildirim Gönder