Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

image

Tıp ile biyoloji arasındaki ilişki, iki tarafın da sahip olabileceği ego bir kenara bırakıldığında, bilimsel perspektifte müthiş önemlidir. Biyoloji, bir temel bilimdir. Doğayı anlamaya çalışır. Şu ana kadar, doğayı 3 temel bilimle incelemeyi öğrendik: fizik, kimya ve biyoloji. Diğer tüm bilimler, bu üç bilimin etkileşiminden ve varyasyonlarından doğdu. Biyoloji de, canlı olan her şeyi anlama işine verdiğimiz isim. Bu canlılardan birisi de insan...

Tıp ise, daha ziyade bir uygulamalı bilim dalı. Biyolojiden ve biyolojik araştırmalardan öğrendiklerimizi, insan üzerindeki araştırmalarımızla birleştirerek, yeniden insana uygulama işi. Tıbbın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek bile yok. Bundan birkaç asır önceki ortalama ömür beklentisi 35 seneyken, bugün 67.5 seneyse, bunu tıbba borçluyuz. Ancak tıp da, fiziğe, kimyaya ve biyolojiye borçlu. Bu yüzden, hekimliği sadece bir meslek olarak yapmayan, bir "bilim" olarak gören tüm doktorlarımızın biyolojiyi ve hatta fiziği ve kimyayı da en azından belli bir miktarda bilmesi, anlaması, idrak etmesi çok büyük öneme sahip. 

Biyolojiyle tıp arasındaki ilişki, teknisyen ile mühendis arasındaki ilişkiye bir miktar benzemektedir. Mühendisler, bir makinenin (ya da hangi sistem üzerinde çalışıyorlarsa onun) her türlü tasarımını, analizini, teknik detayını bilirler ve icra edebilirler. Ancak neredeyse hiçbiri, onu üretebilecek teknik altyapıya sahip değildir. Bir mühendis, bir televizyonu her sistemiyle tasarlayabilir; ancak çok az mühendis o parçaları bulup, onlara şekil verip, onları birleştirerek tasarladığı televizyonu üretebilir. Bunun için teknisyenlere muhtaçtırlar. Beyin işi bir yere kadar işlevseldir, bir yerden sonra onu uygulamaya dökebilen, ehil eller gerekir. Aynı analoji, teorik fizik ile pratik fizik için de yapılabilir.

Yani şöyle özetleyebiliriz: bir makineyi 2 şekilde tamir edebilirsiniz: birilerinin size öğrettiği şekilde (ezbere) veya onu anladığınız/öğrendiğiniz şekilde. İnsanın da bundan eksiği ya da fazlası yoktur. Onu anlamak istiyorsak biyolojiye, onu tamir etmek istiyorsak tıbba muhtacız. İkisini birbirinden ayırmaya çalışmak bile bilim insanlarının bunca emeğine, çabasına ve terine hakaret olacaktır.

Kaynak: Fans of Cognitive Science

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder