Gece Modu

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Protein kodlayan genlerdeki silinmeler ve eklenmeler çerçeve kaydırıcı mutasyonlara yol açabilir. DNA 3'lü kodlar halinde okunduğu için 1 baz çiftinin silinmesi bile, kodların dizilimini bozarak anlamsız protein üretilmesine yol açarak gen fonksiyonunu bozar. Nadir gerçekleşen bu mutasyonlar, gerçekleştiklerinde bütün gen fonksiyonunu tamamen bozabilir. 

Şimdi sıkı durun ve kemerlerinizi bağlayın: Hepimizin dişlerinin en dışını kaplayan mine tabakası bulunuyor, bunu hepiniz biliyorsunuzdur. Mine tabakası son derece sağlam bir tabaka ve birincil görevi dişlerimizi dış etkenlere karşı korumaktır. Ne var ki, bazı canlıların dişlerinde mine tabakası bulunmamaktadır. Modern türlere ve aralarındaki evrimsel ilişkilere baktığımızda, şu sonuçla karşılaşırız: eğer evrim teorisi doğruysa ve bütün hayvanlar ortak bir atadan geliyorsa, minesiz hayvanların da atalarında mine tabakaları olmalıdır; çünkü en eski zamanlara ait türlerde bile bu tabaka bulunmaktadır. Dolayısıyla, evrim teorisine göre bu mine tabakası sonradan kaybedilmiş olmalıdır. 

Bu hipotezi bilimsel olarak test edelim. Mine tabakasını üreten başlıca proteinin ismi enamelin proteinidir. Bazı balinalar, armadillolar ve karıncayiyenlerin dişlerinde mine tabakası bulunmaz ve bu canlılar enamelin proteinini üretemezler. Eğer canlılar ortak atadan geldiyse ve minesiz canlılar, evrimsel süreç içerisinde bu tabakayı yitirdilerse, ''enamelin proteinini üretemeyen'' canlıların da işlevsiz enamelin genleri bulunmalıdır. Çünkü genler öylece ortadan kaybolup gitmezler; genellikle önce işlevsiz hale gelirler, sonrasında, duruma bağlı olarak yok olabilirler. 

Bilim insanları sayısız canlının DNA'sını inceledi ve bütün memelilerin enamelin proteinini kodlayan ENAM genine sahip olduğu gösterildi. Enamelin proteini hiç üretmeyen armadillolarda bile hiç çalışmayan ve bozulmuş halde bir ENAM geni vardı. Yapılan incelemeler sonucunda, gen üzerinde çerçeve kaydırıcı mutasyonlarına rastlandı. Çerçeve kaydırıcı mutasyonlar, bu genleri geçmişte bozmuşlardı. Yani bu canlılar bu mutasyonlardan dolayı ENAM genine sahip oldukları halde, biriken zararlı mutasyonlardan dolayı bu proteini üretemiyorlardı. Bu yüzden dişlerinin minesi yoktu. 

Genetik analiz sonuçları
Genetik analiz sonuçları
PLOS Genetics

Şimdi daha sıkı durun. Bazı canlıların ENAM genlerinin, tam aynı noktada meydana gelen çerçeve kaydırıcı mutasyonlarla bozulduğu bulundu. Mutasyonlar, hele ki çerçeve kaydırıcı mutasyonlar, oldukça nadirdirler ve birden fazla canlının tam olarak aynı geni, tam olarak aynı noktadaki mutasyonlarla, birbirinden tamamen bağımsız olarak bozulmuş olamaz; bu, matematiksel olarak çok düşük bir ihtimaldir. Dolayısıyla bu mutasyonlar evrimsel süreçteki ortak atalarında meydana gelmiş ve türlere taşınmış olmalıdır. Örneğin Manis pentadactyla ve Manis tricuspis türlerinin ENAM geninin 1362. nükleotidinde silinme mutasyonu vardır. Bu mutasyon protein üretimini bozmuştur. Diğer hiçbir canlı türünde bu pozisyonda silinme yoktur. Bu silinme, Manis türlerinin ortak atalarında olmuş olmalıdır. 

Bunun gibi ortak olarak paylaşılan silici mutasyonlar, çok sayıda türde vardır. Aynı gen, aynı hatayla bozulmuştur ve desenler bilinen ve başka verilere dayalı olarak, önceden yaratılan filogenetik ağaca tam olarak uyar. Enamelin proteinini sentezleyemeyen bu canlıların da ENAM genine sahip olması, bozucu mutasyonların tek tek gösterilebilmesi ve bazı mutasyonların ortak olması ve bunun filogenetik desene tam uymasının en basit açıklaması, kaçınılmaz olarak evrimdir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 1
  • 0
  • 2
  • 0
  • 1
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • R. W. Meredith, et al. Molecular Decay Of The Tooth Gene Enamelin (Enam) Mirrors The Loss Of Enamel In The Fossil Record Of Placental Mammals. (2009, Eylül 04). Alındığı Tarih: 10 Şubat 2019. Alındığı Yer: PLos Genetics

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 20/09/2019 16:00:04 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/992

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“İlkel insan meraklı gözlerle ve yavaş, kendinden emin olmayan adımlarla doğruladı. Şimdiyse belirsiz bir hedefe doğru aceleyle yürüyoruz.”
Arthur Conan Doyle
Geri Bildirim Gönder