Carl Linnaeus: İnsan ve Kuyruksuz Maymun

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Sizden ve bütün dünyadan, bana, insanla kuyruksuz maymun arasındaki farkı belirtecek, soyunuza özgü bir özellik göstermenizi talep ediyorum. Ben şahsen kesin olarak bir tane bile böyle özellik bilmiyorum. İsterdim ki birisi bana bir tane gösterebilsin. Eğer ki insanlara kuyruksuz maymun diyecek olsaydım, başıma üşüşen teologların hepsinden kurtulmam gerekirdi. Ama bilimin kuralları çerçevesinde belki de yapmam gereken yine de budur."

Carl Linnaeus (Taksonominin Kurucusu)

 

---

 

2008 yılında Çiçek Avcıları isimli kitabında Mary Gribbin, Dünya'nın gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından ve taksonomlarından olan, modern sınıflandırma sistemini inşa eden ve aynı zamanda sıkı bir yaratılışçı olan Carl von Linné'ye (Linne) ait bu sözleri alıntılamaktadır. Bu sözler, Linné'nin 14 Haziran 1747 yılında Johann Gmelon'a yazdığı bir mektupta geçmektedir. Linné'nin o çağlarda canlılığın var oluşuna dair hiçbir fikri olmadan canlıları sınıflandırma konusundaki başarısı takdire şayandır. Elbette, o dönemde evrimsel biyoloji henüz ortalıkta olmadığı için ve henüz bilim emekleme evrelerine yeni yeni başladığı için, bu şekildeki bilim dışı bir görüşün savunucularının bulunması çok normaldir. Ancak bir bilim insanını "bilim insanı" yapan o cevher, Linné'de de net bir şekilde vardır. Nasıl mı? Evrim Üzerinden İnsan Anatomisini Anlamak (Understanding Human Anatomy through Evolution) isimli kitabın yazarı Bruce Olsen'e kulak verelim:

"Her ne kadar kendi kendisini bir yaratılışçı olarak tanımlıyor olsa da, Carolus Linnaeus modern taksonominin babası olarak bilinir. Linneaus, insanı bir hayvan olarak tanımlamıştır. Türümüzü Homo sapiens olarak isimlendirmiştir. Adeta Darwin'e zemini hazırlayan bir şekilde Linneaus, insanı Primatlar takımı içerisine yerleştirmiştir. Primatlar, Homo cinsini de içine alan daha yüksek, geniş ve fazla kategoriyi barındıran bir birimdir. Bu takım içerisinde insan, diğer kuyruksuz maymunlar, maymunlar ve ön maymunlar ile bir aradadır. Bu sınıflandırması nedeniyle sıcak sularda yüzdüğünü fark etmiştir. Kendisini eleştirenlere yönelik olarak, 1747 yılında Johann Gmelin'e yazdığı mektubunda [yukarıdaki sözleri] demiştir."

İnsan, bir maymundur. İnsan, bir hayvandır. Bunlar, tartışılabilir konular değildir. Bir topun yere düşmesi, suyun döküldüğü yüzeyin şeklini alması kadar sıradan gerçeklerdir. Kromozomlarımız, genlerimiz, hücrelerimiz, anatomimiz, bunu tartışmasız bir şekilde ortaya koymaktadır. Ancak bunların hiçbiri, insanın değerini azaltan ya da önemsizleştiren şeyler değildir. Tam tersine, egomuzu kırarak diğer bütün canlıları kucakladığımız evrensel bir anlayışın önünü açar. Üstelik biz bundan rahatsız olacak olsak bile, gerçekleri keyfi olarak değiştiremeyiz. Bizler, maymunlardan evrimleşmiş bir maymun türüyüzdür. Günümüzde var olan hiçbir maymundan (şempanze, goril, vs.) evrimleşmedik. Onlarla ortak bir atamız var. Ancak o ortak ata da bir maymundu. Atasal bir maymundu. Ve şempanzeler ya da orangutanlar gibi, bizler de o ortak maymun atalardan evrimleştik. Olayın özü budur. 20. yüzyılın en önemli paleontolog ve evrimsel biyologlarından George Gaylord Simpson, şöyle söylüyor:

"Linneaus, hiçbir zaman insanın yalnızca bir kuyruksuz maymun olduğunu söylememiştir. Bu yanılgı, Julian Huxley'nin 'yalnızca akımı'ndan kaynaklanmaktadır. İnsanın sadece bir kuyruksuz maymun ya da sadece bir hayvan olduğunun söylenmesi, birkaç ek numaradan başka hiçbir niteliği yokmuş gibi algılandı. İnsan elbette bir hayvandır; ancak sadece bir hayvandan ibaret olduğu doğru değildir."

Biz açıkçası Simpson'ın bu sözünün biraz gereksiz yüceltici olduğu kanaatindeyiz. İnsanın diğer hayvanlardan ürettiği ürünler bakımından ayrı olduğu tartışmasızdır. Ancak geri kalan tüm özelliklerimiz bakımından insanı üstün görmek, büyük bir hatadır. Kültürümüzün evrimiyle yarattıklarımız ile biyolojimizi birbirine karıştırmamamız gerekir. İnsan, bir hayvan türüdür. Bir kuyruksuz maymun türüdür. Bir simiyendir, yani maymundur. Beyni ve zekası sayesinde, harika işlere ve büyük felaketlere neden olmuş bir maymun türüdür. İnsan, bu Dünya'nın gördüğü en güzel ve en çirkin maymun türüdür.

 

Görsel: İG

Kaynak: Understanding Human Anatomy through Evolution

Evren'in Hiçlikten ve Kendiliğinden Oluşabileceğine Dair Matematiksel Kanıt!

Kudretli Tavuskuşu Mantis Karidesi

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim