Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Bilimsel Araştırma Mantığının Sınırı: Karl R. Popper

Bilimsel Araştırma Mantığının Sınırı: Karl R. Popper Karl R. Popper
11 dakika
9,315
  • Bilim Felsefesi
Oysa ben, düşünen tüm insanları ilgilendiren en azından bir felsefi sorun olduğunu düşünüyorum. Bu da “Kosmologie” sorunudur: Dünyayı ve kendi bilgimizi anlayabilme sorunu. - Karl R.Popper / Logik der Forschung, 1959 İngilizce Basım Ön sözü

Bu çalışmada ele alınan temel soru, aslında bir felsefi sorunun gerçekten olup olmadığıdır. Bu amaçla Karl R. Popper’ın temel argümanları sunulacak ve Karl R. Popper'ın Analitik Felsefeye getirdiği yöntem eleştirisi incelenecektir. Bu incelemeyle argümanların güçlülük değerleri ortaya konmaya çalışılacaktır. Çalışmanın temel amacı, felsefi bir düzlemde yeni bir “felsefi sorun” ortaya koyan ve bu soruna getirdiği yöntem cevabıyla bilimin mantıksal düzlemine etki eden Karl R. Popper’ın okuyucular tarafından daha net anlaşılmasını sağlamaktır.

Karl R. Popper üzerine yazılan birçok Türkçe popüler makale olmakla beraber bu çalışmaların her birinde gözden kaçırılan bir kısım olduğu açıktır. Karl R. Popper’ın ünlü “Yanlışlanabilirlik İlkesi” temelinde anlatılan tüm bu ele alışlarda unutulmuş olan şey, Karl R.Popper’ın bu ilkeyi “neden” büyük bir sınırlandırma ölçütü olarak ortaya koyduğu sorusudur.

Bu Reklamı Kapat

Karl R. Popper bilimsel akıl yürütme üzerine düşüncelerini bir amaçla gerçekleştirir: Unutulan felsefi tutumun, tekrar gün yüzüne çıkartılması. Bu amaç yolunda felsefeyi, önemli bir sorun olan “ anlama ve açıklama” sorununda, cevapların mantıksal sistematiğini verebilmek adına kullanır. Bu amacın belirginliği 1965 yılında eserine eklenen üçüncü Almanca baskı ön sözünde de sunulmaktadır:

Bilgi kuramı, aslında felsefe gibi kendi varoluşunu savunmaya gereksinim duyar; çünkü felsefenin, [Immanuel] Kant’ın ölümünden beri işlediği suç, ahlaki bakımdan olduğu kadar, entelektüel bakımdan da fazlasıyla ağırdır. Aslında felsefenin gerekliliğine ilişkin getirebileceğimiz bir kanıt vardır: Farkında olsalar da olmasalar da herkesin bir felsefesi vardır, bu yüzden de aslında bir bilgi felsefeleri vardır. Ancak tüm bu felsefelerin bir değeri olmadığını da vurgulamamız gerekir. Bu nedenle yürüttüğümüz felsefelerin eleştirel olarak incelenmesi gerekir. İşte felsefenin görevi tam da budur. - Karl R. Popper / Logik der Forschung

Dönem felsefesi ve biliminin temel argümanlarını incelemek, aslında bu temel argümanlara yanıt veren Karl R. Popper düşüncesine girişin ilk adımı olacaktır. Bu nedenle Karl. R. Popper’ın mantıksal temellendirmesini anlamanın en iyi yolu, onun karşı çıktığı mantıksal temellendirmeleri netlikle ele almaktan geçmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Dönemi diye adlandırdığımız 20. yüzyılda bilimde kabul edilen temel argüman, bilimin "işleyiş yöntemi" üzerinedir. Bu işleyiş yöntemi ise bilimin bir “incelenebilir olgu olma” tanımını ortaya koymak zorunda kalır. Tanım, işleyiş yönteminin başlangıcıdır ve aynı zamanda bilimin geçerlilik sınırını da ortaya koyduğunu iddia etmektedir. Bu sınıra sahip olan bilim felsefesi düşüncesine “Mantıkçı Pozitivizm” denmektedir.

Mantıkçı Pozitivizm argümanları işe şu şekilde önermeler haline getirilebilir:

  1. Bilimsel araştırma mantığı, tümevarımsal akıl yürütme yöntemiyle çalışır.
  2. Tümevarım kesin olarak “Ampirik” değere sahip özel önermelerden başlar.
  3. Bu tip temel değere sahip olmayan özel önermeler “anlamsızdır” ve bilimsel olamaz.
  4. Bu olguların araştırılmasında temel sınırlandırma yöntemi “doğrulanabilirliktir.”
Karl Popper ve Yanlışlanabilirlik İlkesi
Karl Popper ve Yanlışlanabilirlik İlkesi
Ceotudent

Peki dönem felsefesinde karşı çıktığımız temel argümanlar nelerdir? Öncelikle argümanların sahiplerinin Karl R. Popper tarafından “Dil çözümleyicileri” olarak adlandırıldığını bilmek önemlidir. Argümanlarıysa şu şekilde önermeler haline getirilebilir:

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

  1. Gerçek bir “felsefi sorun yoktur.” Olsa da bu sorun yalnızca bir dilin kullandığı anlam ve imlemleri tanımlama sorunudur. [E.N: İmlem: İnsanların etrafındaki varlıklara atfettiği anlam veya onlarda bulduğu anlam]
  2. Bu anlam ve imlemler çözümlenirse, önermelerin doğruluğu da belirlenebilir.
  3. Belirlenen doğru önermeler, bilimde kullanılabilir. Çünkü bu önermelerin artık bir “doğrulanma” ölçütü vardır.
  4. “Dil Çözümlemesi” yöntemi felsefenin gerçek yöntemidir.

Karl R. Popper, karşılaştığı bu argümanlara karşı basitçe dünyamız üzerine olan bilgiyi anlama konusundaki sınırımızı dile getirirken, bunun dışında bir sınırın daha imkansız oluşuna gönderme yapar. Bizim cevap dizgemiz ise Karl R. Popper’ın “Bilimsel Araştırmanın Mantığı” eserine dayanmaktadır. Eserine başlarken bu argümanların karşı cevaplarının imkanı için, ortak kavramsal düzlem oluşturmak adına Karl R. Popper, temel tanımları bize vermektedir. Bu tanımların ilki ise "Bilim insanının görevi" üzerinedir.

“Bilim insanının görevi, önermeler veya önermeler dizgesi öne sürmek ve bunları sistemli biçimde sınamaktır. ” Bu bakımdan bilim insanın önerme ve önermeler dizgesi kabul edebilmesi için bir mantıksal metodunun olması gerekir. Ancak bu şekilde ortaya konabilen önerme, ampirik bilimlerce sınanabilir.

Karl R. Popper burada “ tümevarım” yönteminin kendi varlığı yönünde bir sorgulama ortaya koyar ve tümevarımın mantıksal açıdan doğruluğunu kanıtlamanın mümkün olmadığını söyler. Çünkü özel önermeler, evrensel önermelere genişletildiği anda aslında bünyelerinde, bir çıkarımın her zaman yanlış olabilme olasılığını da taşımaktadır. İkinci eleştiri ise tümevarımsal çıkarım için öncelikle savunulabilir bir “tümevarım ilkesi” öne sürülmesi gerekliliğidir. Karl R. Popper ise verilen birçok tümevarım ilkesi tanımı olduğu ve üstünde eş sözel kabul edilebilecek bir kabule sahip tanım olmadığını söyleyerek tümevarım ilkesinin mantıksal hatası bulunduğunu öne sürer:

“Eş sözel bir tümevarım ilkesi olsaydı, böyle bir tümevarım sorunu da zaten olamazdı. Bu da tümevarımın birleşimsel bir önerme -yani değillemesi çelişki barındırmayan bir önerme- olmadığını göstermektedir. Böyle bir önerme olmayan bu ilke savunulamayacaktır.”

Karl R. Popper, tümevarım ilkesinin sorununun aslında filozof David Hume tarafından belirgin hale getirildiğini ve bu nedenle bilimin işleyişinin tümevarımsal mantıkta kusurlu olduğunu da ortaya koyduğunu belirtir. Bu soruna ilk cevabı veren Immanuel Kant ise tümevarım ilkesini, akılsal olarak geçerli bir “apriori bilgi” olarak kabul ederek bu sorunun üstesinden gelmek ister. Ancak böyle bir kesin apriori bilgiden söz etmek imkansızdır. Çünkü bu tür bilginin mantıksal olarak bir doğruluk derecesi de bulunmamaktadır. Bu kısmı daha net anlaşılabilir hale getirmek için kısaca David Hume’un getirdiği eleştiri ve arkasından Immanuel Kant’ın vermeye çalıştığı cevap irdelenmelidir.

"David Hume'un Ampirik Sujeleri" adlı yağlı boya tablo
"David Hume'un Ampirik Sujeleri" adlı yağlı boya tablo
Alexander Roitburd (Wikiart)

David Hume, bilimsel bir akıl yürütmenin meydana çıkabilmesi için öncelikle düşünceler arasında bir bağlantı ilkesi bulunması gerektiğini öne sürmektedir. Bu bağlantı ilkesi düşünceleri bir araya getirerek aslında bir akıl yürütmeyi olağan hale getirir. Düşünceler arası bağlantının ilkeleri ise söyle sıralanır:

Bu Reklamı Kapat

  1. Benzerlik
  2. Zamanda ve Mekanda Yakınlık
  3. Neden ya da Sonuç

Bununla beraber David Hume, bilimsel bir akıl yürütmenin olgulardan yola çıkmasının önemini hatırlatarak, olgular üzerine akıl yürütmelerin yalnızca “neden ve sonuç” ilkesi üzerine kurulu olduğunu öne sürer. Ve tam da burada şu sözlerle “neden ve sonuç” ilkesinin özellikle üzerinde durulması gereken kısım olduğunun gerekçesini vurgular:

…olgularda bize güven veren kanıtın doğası konusunda kuşkudan,şaşkınlıktan,belirsizlikten kendimizi tam olarak kurtarabilmek için, Neden ve Sonuç bilgisine nasıl ulaştığımızı da soruşturmalıyız.

Bu bakımdan böyle bir düşünceler ilişkisine hiçbir durumda “apriori” önermelerle gelemeyeceğini, yalnızca tek tek nesnelerin bilgisiyle ve bu nesnelerin bilgilerinin birbirine bağlılığıyla, bütünüyle “aposteriori” bilgiden doğacağını ileri sürer. Burada David Hume’un kendi sözlerine tekrar dönerek niçin bir sonucun her zaman bir nedeni ortaya koyamayacağını şu sözlerle açıklar:

… Bizde bu sonuçların deneyim olmadan yalnızca akıl yürütme yetimiz aracılığıyla ortaya çıkarabileceğimizi sanma eğilimi vardır. Biz, dünyaya ansızın bırakılmış olsak, bir bilardo topunun diğerine çarparak ona hareket ileteceğini en başında var sayabileceğimizi ve onunla ilgili kesinliği bildirmek için bu olayı beklememize gerek kalmayacağını sanırız. Alışkanlıkların etkisi şöyledir: En güçlü olduğu yerde, doğal bilgisizliğimizi örtmekle kalmaz kendisini bile gizler…

Bu kısımda David Hume, apriori bilgiyle açıklanabilecek bir neden ve sonuç ilkesinin yalnızca bir alışkanlık olduğunu vurgular. Aposteriori bilgiye ve buradan gelen deneye başvurulmadıkça bütün doğal olarak kabul edilen etkilerin belirli bir konuya ilişkin yalnızca bir kuruntu verebileceği, bu düşünce biçiminde dile getirilen bir sonuçtur. Bu bakımdan kısaca David Hume, tümevarımsal bir akıl yürütme için başlangıç olan bir düşünceler arası ilişki ilkesi olması gerektiğini ve ancak bu düşünceler arası ilişkilere bakılınca, temelinde yatan neden ve sonuç ilkesinin yalnızca deneyim ve deney bilgisinden gelebileceği sonucuna ulaşır. Böylece tümevarımsal bir bilimden söz edilemeyeceğini çünkü böyle bir bilimin mantıksal açıdan yalnızca bir kuruntu ortaya koyabileceğini söyler.

Immanuel Kant ise, bu temel önermenin aslında kendi dogmatik uykusunu sona erdirdiğini söylediği ünlü sözüyle, bilimsel mantığın altında olan bu temel sorunu çözmenin bizatihi kendisinin temel bir sorun olduğunu dile getirir. Bu bakımdan eseri Prolegomena’da David Hume problemine geri giderek onun en ufak ayrıntıya kadar incelenmesi gerektiğini belirtir:

Bu Reklamı Kapat

...Bu, Prolegomena’da Hume’un şüphesinin verdiği ipucundan başka şimdiye dek yapılanlardan hiçbir şeyin kullanılmadığı, yepyeni bir bilimdir. Hatta, Hume da böyle bir biçimsel bilimin olanaklı olduğunu düşünmemiştir ve bundan dolayı gemisini emin bir yere getirmek için onu kumsala oturtmuştur. Oysa benim için önemli olan, o gemiye eksiksiz bir deniz haritası ve pusula vermektir…

Immanuel Kant gibi felsefe ve bilim tarihi içerisinde önemli bir yere sahip bir filozofun “tümevarımsal mantık” çıkmazı için kendi düşüncelerini ortaya koyması gerektiğini bilerek düşünce tarihine çıktığını söylemek yerinde olacaktır. Immanuel Kant tümevarımsal mantık sorununu gidermek için, temelde David Hume’un söylediği “Neden ve Sonuç” ilkesinin aslında zihnin kategorilerinde meydana gelen ve bu nedenle de “apriori” olan bir ilke olduğunu öne sürmekle argümanını sonuçlandırır. Apriori ilke olma özelliğinin koşulu matematik ve geometri bilgisiyle ortaya konan Sentetik Apriori bilginin mümkün olduğunu kabul etmekten gelir. Ya da kısaca akıldan gelen bir yeniden bilgi edinme sürecinin var olduğunu kabul etmekten.

Karl R. Popper, Immanuel Kant’a karşı durarak onu aslında neden-sonuç ilkesini apriori ilkeye geri götürmekle suçlar. Bu tümevarımın kurtarılma çabasıdır. Ancak tümevarımın kendi mantıksal zemin zayıflığı hala David Hume eleştirisini haklı çıkartır şekilde durmaktadır.

Tümevarımsal mantık yolunu reddeden yeni bir temel yaratmak için öncelikle Karl R. Popper’ın yaptığı temel ayrımla başlamamız önemlidir. Karl R. Popper, ampirik bilgi olan ruhbilimiyle, mantıksal ilişkilerle ilgilenen bilgi mantığı arasında bir ayrım yapmaktadır. Çünkü ona göre, tümevarım mantığının temelinde ruhbilimsel ve bilgi kuramsal soru karmaşası yer almaktadır. Akla yeni bir şeyin nasıl geldiği sorusu bilgi mantığının değil, ampirik ruhbiliminin ilgi alanına girer. Bilgi mantığıysa, olguların sorgulanmasıyla değil, geçerliliğin sorgulanmasıyla ilgilenmektedir. Bu bakımdan aslında asıl arayışı, ne bilginin hangi süreçle geldiği ne de olguların sorgulamasıdır. Burada önemli olan arayış, “önermelerin savunulup savunulamayacağı ve nasıl savunulacağı, önermelerin sınanabilir olup olmadığı, bilinen diğer önermelere mantıksal olarak bağlı olup olmadığı ya da onların karşıtı olup olmadığı sorularıdır.” Bunu, kısaca, sınırlandırma sorunu olarak adlandırmaktayız. Bu bakımdan sınırlandırma sorununun çözümü, Karl R. Popper'ın “tümdengelimsel” mantık yönteminden gelmektedir. 

Karl R. Popper’ın hem Dil Çözümleyicileri hem de Mantıkçı Pozitivistler’e verdiği mantıksal karşı argüman ise şu önermelerle temellenir:

Bu Reklamı Kapat

  1. Tümdengelimsel akıl yürütme, bilimsel araştırma mantığının temel yöntemi olarak kabul edilmelidir.
  2. Tümdengelimsel akıl yürütmenin yolu ise;
  3. Yanlışlanabilirlik İlkesinden gelir.
  4. Yanlışlanabilirlik ile önermelerin hiçbir biçimde “anlamsız” olmadığı ve bu nedenle temel bir önerme ayrımına gidilemeyeceği belirlenir.
  5. 2.3 Anlamsızlık sınırlandırması olmayan bir özsel yargıda (doğrulanabilir olan) bulunamayan doğrulanabilirlik ilkesi, yöntemsel olarak başlayamaz ve bu nedenle de tümevarımsal akıl yürütme geçersizdir.
Karl Popper ve bir dil çözümleyici olan Ludwig Wittgenstein
Karl Popper ve bir dil çözümleyici olan Ludwig Wittgenstein
The Verma Post

Karl R. Popper, tümevarım koşulunun öncelikle onu başlatacak özsel bir yargıdan başlaması gerektiğini söylemekle, aslında özsel yargıların kabul edileceği bir doğruluk sınırının da mevcut olması gerektiğini hatırlatır. Ancak doğrulanabilirlik ilkesi “anlamsız” önermeler demekle hiçbir önermenin doğrulanabilirliğini sağlayamaz. Aksine, her zaman içinde yalnızca bir doğruluk olasılığı barındırabilir. İşte aslında David Hume’un sorusu da bu kısım üzerinedir. Öte yandan yanlışlanabilirlik ilkesi, önermeleri anlamsız diye ayırmaz ve aslında yanlışlanabilir olanların temelde bir sınırı olduğunu belirtir. Metafiziksel önermeler “anlamsız” değil yalnızca “yanlışlanamayan” önermelerdir. Burada metafiziksel olanla ampirik olan arasında bir ayrım meydana çıkar ve bu ayrım aslında doğru bir tümdengelimsel akıl yürütmenin ürünüdür.

Ludwig Wittgenstein gibi Dil Çözümleyicilerin sorunu işte buradan kaynaklanır. Onlar doğrulanabilirlik ilkesi adına ortaya konulması gereken “anlamlı önermelerin” nasıl meydana çıkacağı üzerine düşünür ve bu önermelerin koşullarını öyle bir ortaya koyarlar ki bu koşulda tüm bilimsel önermelerin bile, bir dil oyunundan başka bir gerçekliğe sahip olamayacağı sonucuna ulaşılır. Fakat Karl R. Popper’a göre, tüm bu nedenlerden dolayı felsefenin araştırma alanı yalnızca bir dilin içinde bulunan anlam ve imlemler çözümlenmesi değil, bizatihi olarak bilgimizin temel akıl yürütmesinin belirlenmesi ve bu akıl yürütmelerden gelen bilimsel önermelerin tutarlılık ve karşıtlık sınırını çizebilmektir.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 4
  • Umut Verici! 3
  • Merak Uyandırıcı! 2
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • Karl Popper. (2018). Bilimsel Araştırmanın Mantığı. ISBN: 9753634390. Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları.
  • David Hume. (2018). İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma. ISBN: 6055960100. Yayınevi: Biblos Yayınları.
  • Immanuel Kant. (2018). Prolegomena. ISBN: 0023193301. Yayınevi: Türkiye Felsefe Kurumu yayınları.
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 29/06/2022 00:46:55 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7463

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Film
Kadın
Balık
Eşeyli Üreme
Doğa Yasası
Büyük Patlama
Nobel Ödülü
Çevre
Kimya Tarihi
Yapay
Çiçek
İklim Değişimi
Covid-19
Şüphecilik
Evrim Kuramı
Tıp
Bebek Doğumu
Fizik
Yüksek
Protein
Elementler
Kimyasal Element
Einstein
Nöron Hücresi
Astronot
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.