Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

"Bilimin mürekkebi, şehidin kanından kutsaldır."

İbn Battuta ("Gezginler gezgini" olarak bilinen Faslı hukukçu, gezgin, alim, coğrafyacı ve bilim insanı)

Şu anda kulağa tuhaf geliyor; ancak bir zamanlar bilimin kalbi İslam/Doğu coğrafyasında atıyordu. Köklerini Antik Yunan'ın çağ ötesi isimlerinden alan İslam alimleri, Evren'in sırlarını aydınlatmak için varlarını yoklarını ortaya koyuyorlardı. Batının bütün bilimi, Antik Yunan'a ve ondan gücünü alan İslam biliminin omuzlarının üzerine inşa edilmiş haldedir. Ancak bilim, çocuk işi değildir. İkinci plana atılmayı, araçlaştırılmayı, göz ardı edilmeyi kabul etmez. Bilimden uzaklaşan toplum, bilimi sırf bir oyuncak veya araç haline getiren toplum, er ya da geç yok olmaya ve zayıflamaya mahkumdur. İslam alimleri birkaç yüzyıl boyunca bu gerçeği çok net bir şekilde anlamışlardı ve bu gerçekle yaşamışlar, bilimi el üstünde tutmuşlardı. İbn Battuta, tuhaf bir şekilde ülkemizde az bilinen, Dünya'da özellikle coğrafya konusundaysa köşebaşı isim olarak bilinen bir gezgin ve bilim insanıdır. Yukarıda gördüğünüz sözü de, bunun en net ve güçlü örneklerinden birisidir.

Söz esasında Celaleddin Suyuti'nin Camiu's Sağir isimli hadis kitabında İslam peygamberi Muhammed'e atfedilmiş olsa da, Suyuti'nin kendisi de dahil olmak üzere birçok İslam uzmanı tarafından hadis "zayıf ihtimalle geçerli bir hadis" olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle söz, sonradan çeşitli kişilerce kullanılmıştır; ancak muhtemelen sözün en fazla yakıştığı isimlerden biri, bilim konusundaki çalışmalarıyla kendini gerçekten ispatlamış olan İbn Battuta'dır. Biz de o sebeple kendisine atfediyoruz ve bu sözü, onu tanıtmak için bir fırsat olarak kullanmak istiyoruz (ki elbette, böyle muhteşem bir sözü kimin söylediği çok da önemli değildir; kim söylediyse alnından öpmek gerekir).

İbn Battuta'yı anlatmakla bitmez; ancak kısaca özetleyecek olursak, Orta Çağ olarak bilinen Batı'da bilimin baskılanıp ayaklar altına alındığı karanlık dönemde, gezegen üzerinde en fazla yol kat eden isim, İbn Battuta'dır. Yaptığı bütün bu geziler sayesinde "İslam Gezgini" unvanına layık görülmüştür. Yolculuğu 1325 yılında, 21 yaşındayken doğum yeri olan Fas'ta başlamıştır ve tam 5000 kilometre yol kat ederek Arap Yarımadası'ndaki Mekke'ye uğrayarak hac farzını yerine getirmiştir. Ömrünün 29 yılını alan yolculuğu boyunca Asya, Avrupa ve Afrika'da sayısız bölgeye gitmiş (bunlar arasında Delhi, Çin, Maldivler, Afrika sahilleri gibi yerler bulunur), haritalar üretmiş, analizler yapmıştır. Toplamda 121.000 kilometre yol kat etmiştir! Bu, Dünyaca ünlü gezgin Marco Polo'nun tüm ömrü boyunca yaptığı seyahatin toplam miktarının 3 katıdır! Gezilerinde yaptığı gözlemleri ve incelemeleri Rıhle (Yolculuk) isimli kitabında toplamıştır. Bu eser, günümüz erken coğrafyasının en kapsamlı ve en öncü kitaplarından biri sayılmaktadır ve halen kıymetli bilgiler edinilmektedir.

Günümüzde bizler değerini pek bilmiyor olsak da, Batı değerini bilmiştir ve Ay'da keşfedilen kraterlerden birisine adı verilmiştir. Batı kaynaklarında ismi "tüm zamanların en müthiş gezgini" olarak geçmektedir.

 

Not: Bu arada, sözü bu şekilde söyleyince yanlış anlaşılmalara neden olabilir. Evrim Ağacı olarak bizim sözden anladığımız, amacın elbette ki "şehit kanını yermek" olmadığı. Bunun yerine, her ne sebeple olursa olsun savaşmaya, kendi fikrini kılıç zoruyla kabul ettirmeye, kan dökmeye yönelik mücadelelere kıyasla, bilimsel araştırmanın, düşünmenin, sorgulamanın, yani gerçeği arama mücadelesinin yeğ olduğu söylenmek isteniyor. Zira istediğiniz kadar bağırın, çağırın, kan dökün, yalvarın, aksini söyleyin, gerçek bir tanedir ve o gerçeğe yalnızca tarafsız ve özgür bilimsel araştırmalarla ulaşabiliriz. Gerçeğe ulaştıktan sonra da, diğer insanların şahsi kanaatleri zaten herhangi bir öneme sahip olmayacaktır. En azından bizim bu sözden anladığımız, çıkardığımız, üzerine kafa yorduğumuz anlamı bu. Paylaşmak istedik.

 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Answer Book, National Geographic, sf: 23
  2. HaikuDeck
  3. Wikiquote
  4. Wikipedia
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder