Tüm Reklamları Kapat

Beyin Taramaları Aşırı Sıcakların Çocukların Beyin Gelişimi Üzerindeki Etkisini Ortaya Koyuyor!

2dk
Ufuk DerinAktaran
Beyin Taramaları Aşırı Sıcakların Çocukların Beyin Gelişimi Üzerindeki Etkisini Ortaya Koyuyor!
Tüm Reklamları Kapat

2.000'den fazla ergenlik öncesi çocuğun beyin taramaları, erken yaşta sıcak ve soğuğa maruz kalmanın özellikle daha fakir mahallelerde yaşayan çocuklarda beynin beyaz madde mikro yapısında kalıcı etkiler yaratabileceğini gösteriyor. Nature Climate Change dergisinde yayımlanan bu çalışma, fetüslerin ve çocukların aşırı sıcaklıklara karşı savunmasızlığını ortaya koyuyor.[1]

Mevcut iklim acil durumunda, aşırı sıcaklıkların insan sağlığı üzerindeki etkisi bilim topluluğu ve toplum için büyük bir endişe kaynağıdır. Özellikle çocuklar, termoregülasyon mekanizmaları henüz olgunlaşmadığı için sıcaklık değişimlerine karşı daha çok savunmasızdır. ISGlobal, Erasmus MC ve CIBERESP araştırmacısı Mònica Guxens şöyle söylüyor:

Fetüslerin ve çocukların gelişen beyinlerinin çevresel etkilere karşı özellikle hassas olduğunu biliyoruz. Soğuğa ve sıcağa maruz kalmanın çocuklar ve ergenlerde zihinsel sağlık ve bilişsel performansı etkileyebileceğine dair bazı ön kanıtlar olsa da bu etkilerin beyin yapısında potansiyel değişikliklere neden olup olmadığına yönelik çalışmalar şu an için yetersiz.

Guxens liderliğindeki bir ekip, erken yaşamda soğuğa ve sıcağa maruz kalmanın dayanıklıklarını belirlemek için ergen öncesi çocukların beyinlerindeki beyaz madde yapısını inceledi. Analiz, Rotterdam'daki bir doğum kohortu olan Generation R Study'den 9-12 yaşları arasında manyetik rezonans görüntüleme (MRI) yapılan 2.681 çocuğu ele aldı. Araştırma ekibi, her katılımcı için gebelikten 8 yaşına kadar olan dönemdeki aylık ortalama sıcaklıklara etkisi ve bunların 9-12 yaşlarında ölçülen MRI bağlantı parametreleri (ortalama difüzyon ve fraksiyonel anizotropi) üzerindeki etkisini tahmin etmek için ileri bir istatistiksel yöntem kullandı.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuçlar, gebelik sırasında ve doğumdan itibaren 3 yaşına kadar sıcaklığa maruz kalmanın, ergenlik öncesinde daha yüksek ortalama difüzyon ile ilişkili olduğunu gösteriyor ve bu da beyaz maddenin olgunlaşmasının daha yavaş olmasına sebep oluyor. Bu bağlamda araştırmacılar soğuk ve sıcak kavramlarını, “çalışma bölgesindeki sıcaklık dağılımının alt ve üst uçlarındaki sıcaklıklar” olarak tanımladıklarını belirtiyor. IDIBELL ve ISGlobal araştırmacısı ve çalışmanın başyazarı Laura Granés şunları söylüyor:

Beyaz maddenin lifleri, beynin farklı bölgelerini birbirine bağlayarak aralarındaki iletişimi sağlar. Beyaz madde geliştikçe, bu iletişim daha hızlı ve daha verimli hale gelir. Çalışmamız, belirli bir zamanda çekilmiş bir fotoğraf gibi ve bu görüntüde soğuğa ve sıcağa daha fazla maruz kalan katılımcıların beyaz maddenin olgunlaşma seviyesiyle ilgili olan bir parametre olan ortalama difüzyonda farklılıklar gösterdiğini görüyoruz. Önceki çalışmalarda, bu parametrenin bozulması daha düşük bilişsel işlev ve belirli zihinsel sağlık sorunları ile ilişkilendirilmiştir.

Makalenin yazarlarından Carles Soriano ise şöyle diyor:

Bağlantı parametrelerindeki en büyük değişiklikler hayatın ilk yıllarında gözlemleniyor. Sonuçlarımız, beynin hızlı gelişim döneminde soğuğa ve sıcağa maruz kalmanın beyaz maddenin mikro yapısında kalıcı etkiler yaratabileceğini gösteriyor.

Sosyoekonomik koşullara göre yapılan bir analiz, daha fakir mahallelerde yaşayan çocukların soğuğa ve sıcağa daha savunmasız olduğunu gösterdi. Bu çocukların soğuk ve sıcağa karşı duyarlılığı genel kohortta belirlenenlere benzerdi ancak daha erken başlıyordu. Bu farklılıklar, konut koşulları ve enerji yoksulluğu ile ilgili olabilir.

Çevresel sıcaklığın nörogelişim üzerindeki etkisini açıklayabilecek önemli bir mekanizma, daha düşük uyku kalitesi ile ilişkili olabilir. Diğer olası mekanizmalar arasında plasental fonksiyonların bozulması, hormonal aksın aktivasyonu sonucu daha yüksek kortizol üretimi veya enflamatuar süreçler yer alabilir.

Bulgular, yaklaşan iklim acil durumuyla karşı karşıya en savunmasız toplulukları korumak için halk sağlığı stratejileri tasarlamanın gerekliliğini de vurguluyor.

Rastgele Yazıya Git
11
Alt Başlıklar
Makale sonrası

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    5
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13.10.2026 20:42:20 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: evrimagaci.org/s/17850

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et