Tüm Reklamları Kapat

Besi Hayvanları ve Metan Üretimi

1dk
Besi Hayvanları ve Metan Üretimi
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • İneklerin midelerinde yaşayan bakteriler selülozu sindirirken metan gazı üretir ve bu gazın %40'ı insan kaynaklı metan salınımının önemli bir kısmını oluşturur.
  • Metan üreticisi metanobakteriler, bakteriler değil, Arkeler adı verilen antik tek hücreli canlı grubuna aittir ve bu canlılar metan üretiminde kofaktör F430 molekülünü kullanır.
  • Bazı arkeler kofaktör F430 sayesinde atmosferdeki metanı enerjiye dönüştürebilir ve bu yetenek küresel ısınma ile mücadelede potansiyel bir biyoteknolojik araç olabilir.

Fotoğrafta gördüğünüz kimyasal klorofile ya da kanımızda bulunan ve hemoglobinin yapısına katılan hem moleküllerine oldukça benzemektedir. Ancak bunlarda magnezyum ya da demir atomları bulunurken, fotoğraftaki molekülün kalbinde bir nikel atomu bulunur. İşte bu ufak değişim, söz konusu kimyasalın klorofil ya da hem değil, kofaktör F430 denen bir molekül olmasını sağlar. Bu, ineklerin anüslerinden çıkan gazlarının bir kısmıdır.

Diğer tüm omurgalılar gibi, inekler de selülozu sindiremezler. Selüloz, genel olarak çimende veya bitkilerin yeşil kısımlarında bulunan, son derece güçlü bir şeker bileşiğidir. Evrimsel süreçte bu molekülün sindirilmesi karmaşık yapılı canlılarda oldukça zor olduğu için, halihazırda bunu başarabilen bakterilerle simbiyotik (karşılıklı faydacı) bir evrim geçirilmiştir. Yani "basit çözüm" avantajlı olmuş ve evrimleşmiştir. Örneğin ineklerin midesinde, bir insanların aksine, 4 odacık bulunur ve bu odacıkların içerisinde trilyonlarca mikroorganizma yaşar. Selüloz sindirimini yapan ineklerin kendisi tarafından değil, midelerinin bölmelerinde yaşayan bakteriler tarafından yapılır. Bu bakteriler, insan harici primatlarda apandikste bulunur. İnsanda ise bakterilerle olan bu karşılıklı ilişki et ağırlıklı hepçil diyetin evrimleşmesiyle birlikte körelmiştir; buna paralel olarak apandiksimiz de körelmiştir.

İnekler otları yedikçe bu otlar midelerinde birikir ve bu mide bölmelerindeki bakteriler, otlardaki selülozu sindirerek parçalar ve küçük şeker moleküllerine dönüştürür. Böylece inekler bu parçalanmış şekerleri kolaylıkla sindirir ve beslenmiş olur. Ancak bakterilerin selüloz yıkımının tek ürünü basit şekerler değildir. Yan ürün olarak birçok diğer kimyasalla birlikte metan gazı da üretilir. Sonrasında, buradaki yazımızda izah ettiğimiz gibi, bu gazlar öyle ya da böyle bir çıkış noktası bulur. İnekler yellenip geğirdikçe, vücutlarında üretilen metan gazını atmosfere bırakırlar. Eğer ki doğada yaşayan ineklerin sayısı doğal limitlerle sınırlandırılmış olsaydı, bu herhangi bir sorun yaratmazdı. Ancak 7 milyar insanı doyurmak amacıyla kültürel evrimin bir ürünü olarak doğan endüstriyel hayvancılık, milyonlarca ineği bir arada toplayarak doğal döngülerinden çıkarmaktadır. Bu da, atmosfere muazzam bir metan gazı salınımına neden olmaktadır. Sayı vermek gerekirse, atmosfere insanlık ve türümüze ait ürünlerden ötürü saldığımız tüm metan gazının %40'ı inekler, keçiler ve kuzulardan kaynaklanmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Metanı üreten ufak organizmalara metanobakteri adı verilir. Ancak bunlar aslında "bakteri" değildirler. Evrim Ağacı'na dair bilgilerimizin son birkaç on yıldır giderek gelişmesi sayesinde, türlerin evrimleri ve akrabalık ilişkileri hakkında da çok daha detaylı bir algıya sahip olabilmeye başladık. Örneğin metanobakteri olarak isimlendirdiğimiz canlıların Bakteriler taksonomik alanı içerisinde değil, Arkeler alanı içerisinde bulunduğunu öğrendik (geri kalan 3. alan ise Ökaryotlar alanıdır). Arkeler, metanobakterileri de içeren antik bir prokaryot (basit hücreli canlı) grubudur.

Kofaktör F430'a konuyu bağlayacak olursak... Arkelerin evrimiyle ilgili keşfettiğimiz heyecan verici gerçeklerden biri, bazı arkelerin kofaktör F430'u kullanarak metan üretim tepkimesini tersine çevirebilmektedir! Yani atmosferdeki metanı kullanarak enerji üretebilmektedirler! Evrimsel biyologlar şu anda bu adaptasyonun gezegenimizin eski zamanlarında, atmosferde bol miktarda metan varken yaşayan arkelerde ilk olarak evrimleşip evrimleşmediğini inceliyorlar. Eğer ki evrimlerini ve yapılarını daha iyi anlayabilirsek, küresel ısınma ile mücadelemizde bu arkeler bir araç haline gelebilir.

Rastgele Yazıya Git
4
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    4
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    1
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    1
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 01.11.2026 04:27:14 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/2453

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et