Ayağıyla Yavrusunu Kaldıran Baba...

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Kuyruksuz bir maymun türü olan insanı, diğer kuyruksuz maymunlardan ayıran belli başlı bazı özellikler vardır. Bu özelliklerin hiçbiri "eşsiz" diyebileceğimiz özellikler değildir; sadece, evrimsel süreçte her zaman gördüğümüz gibi, halihazırda atalarımızda ve kuzenlerimizde bulunan bazı özelliklerin farklılaşmasıyla ortaya çıkan özelliklerdir. Örneğin diğer tüm türlerden çok zekiyizdir; ancak zeka, "eşsiz" veya "bize has" bir özellik değildir. Beyni ve sinir sistemi olan her hayvan çeşitli seviyelerde zekaya sahiptir. Bir diğer örnek, ellerimizdeki baş parmağın, diğer maymunlarda olmayan bir şekilde diğer 4 parmağın tam karşısına gelebiliyor olmasıdır. Buna anatomide "karşıt başparmak" adını vermekteyiz. Bu özelliğimiz sayesinde, çok daha hassas bir şekilde alet üretimi yapabildik. Birçok diğer unsurla birlikte bu özellik, zekamızın diğer türlere göre ileri gitmesinin en temel nedenlerinden birisidir. 

Bir diğer ilginç farkımız, ayak tabanlarımızın geniş ve dümdüz olması, ayak parmaklarımızınsa sadece öne doğru devrilmeye karşı zıt bir dönme kuvveti uygulamak (ve böylece iki ayak üzerinde dengemizi sağlamak) haricinde hiçbir işe yaramıyor oluşudur. Türümüz ve ataları, son 6 milyon yıldır ağaçlarda değil, savanalarda yaşamaktadır. Yani yerde... Ayrıca hemen hemen o kadar bir süredir de, atalarımızın ve diğer kuzenlerimizin aksine 4 ayak üzerinde değil, 2 ayak üzerinde yürümekteyiz. Tabii bu evrim gün aşırı olmadı, yaklaşık 2 milyon yıllık bir değişim sürecini gerektirdi. Ayrıca hem şempanzeler ve goriller gibi kuzenlerimiz, hem de atasal türler, geçici olarak iki ayakları üzerinde durabilirler; yani iki ayaklılığın evrimi için gereken öncül koşullar zaten atalarımızda bulunuyordu. Burada da eşsiz olan bir özellik göremiyoruz.

İki ayak üzerinde durabilecek şekilde evrimleştikçe, ayaklarımız da belirttiğimiz şekilde farklılaştı, düzleşti ve "kavrayıcı" özelliklerini yitirerek "dengeleyici" özellikler kazanmaya başladı. Daha doğru bir ifadeyle, dengeleyici özelliklere sahip olan bireyler savana yaşantısında daha başarılı olarak daha fazla ürediler ve her nesilde ayak yapısı daha düz, daha dengeleyici ve daha az kavrayıcı olanlar çoğaldı. Bu da, milyonlarca yıl içerisinde, kuzenlerimizden farklı bir ayak yapısına erişmemizi sağladı. Onlar, halen ağaçlarda yaşadıkları için kavrayıcı bir ayak yapısına sahipler ve bundan faydalanabiliyorlar. Ancak biz; artık hiçbir zaman onlar kadar başarılı bir şekilde orman yaşantısına sahip olamayacak olsak da, kuzenlerimizin belki de daha çok uzun süreler yapamayacağı gibi aletler ürettik, tarım yaptık, yerleşik yaşantıya geçtik, şehirler inşa ettik. Ormandan ayrılmayla başlayan serüvenimiz, göz kamaştırıcı bir medeniyetin önünü açtı.

Tür olarak daha medeniyet yolunun çok başlarında olduğumuzu ve doğanın içinden geldiğimiz gerçeğini unutmamanız dileklerimizle...

Yıldızlararası (Interstellar) Filmini İzledikten Sonra...

İnsanın Diğer Maymunlarla Akrabalığı: Taksonomik Terimlerin Türkçe, İngilizce, Latince Açısından Analizi

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim