Atların Evrimine 700.000 Yıllık Kanıt!

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için [email protected] üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Bilim insanları 700.000 yıllık bir atın genomunu çözdüler ve böylece sadece atların evrimine ışık tutmakla kalmadılar, aynı zamanda şimdiye kadar çözülmüş en yaşlı genom rekorunu da kırdılar!

Bu tarih öncesi genom, 700.000 yıl önce yaşamış Equidae (atgiller) ailesinden bir türün 15 santimetrelik bir bacak kemiğinden elde edildi. Bulunduğu yer olan Batı Kanada'nın Yukan bölgesinde dondurucu soğuklar sayesinde genom, günümüze kadar kısmen de olsa korunabildi. Her ne kadar kemik kısmen bozulmuş ve bakteriler tarafından işgal edilmiş olsa da, gelişmiş teknikler ve bilgisayar yazılımları kullanan araştırma grubu sayesinde antik at DNA'sının kontamine (yabancı gen bulaşımı) olmamış hali elde edilebildi.

Elde edilen bu genom, zebralar, eşekler ve vahşi Asya atları gibi at ailesinin günümüzdeki üyelerinin genleriyle kıyaslandı. Bu araştırmalar sonucunda, günümüz modern atları olarak bilinen Equus cinsinin günümüzden 4.5 ila 4 milyon yıl önce atalarından ayrılarak bildiğimiz türlere evrimleştiğini net olarak ortaya koydu.

DNA analizinin ortaya koyduğu bir diğer gerçek de, Przewalski'nin atı olarak da bilinen Moğol atlarının, vahşi atların günümüzde yaşayan son temsilcisi olduğudur. Yani Moğol atları dışında kalan diğer tüm atlar, evcilleştirilmiş ve insan eliyle, yapay seçilim sayesinde evrimleştirilmiş olan atlardır. Şu anda soyları tehdit altında olan bu Moğol atları, günümüzdeki diğer at türlerinden 50.000 yıl kadar önce ayrılarak evrimleşmiştir. Bir diğer deyişle Mongol atları, günümüzdeki tüm atların ortak atasına en yakın olan at türüdür. Araştırmacılar, genom analizi sonuçlarına bakarak at popülasyonlarının nesiller içerisinde iklime bağlı olarak dalgalandığını belirtmektedirler. Bunun haricinde elde edilen bir diğer veri de, neredeyse tüm nesillerde üstün koku alma yeteneğinin ve güçlü bağışıklık sisteminin seçilerek doğal seçilim karşısında avantaj sağladığıdır.

Peki bu araştırma, diğer soyu tükenmiş canlıların genomlarını okumak konusunda bize ne söylüyor? Her ne kadar bu araştırmayla analiz edilebilen genom yaşı epey geriye çekilmiş olsa da, halen elde edilen genomun yaşı, analizin mümkün olabilmesi için çok büyük bir önem arz ediyor. Kuşkusuz, dondurucu soğukların görüldüğü bölgelerde genler, tropikal bölgelere göre çok daha iyi korunuyor. Ayrıca bu araştırma sayesinde, eskiden çok kısa veya bozulmuş olduğu için kullanılamayacağı düşünülen DNA'ların da analiz edilebileceği gösterilmiş oldu. Yani eğer şanslıysak, kendi atalarımızın genomları o kadar da ulaşılmaz olmayabilir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Evolution
  2. Nature
  3. Wired
  4. National Geographic
  5. Scientific American

Açken Siz, Siz Değilsiniz!

NatureSoundsFor.Me

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim