Şu tuhaf yay da ne? Astronomlar Abell 370 gökada kümesini görüntülerken, kümedeki pek çok gökadanın sağında alışılmadık bir yay fark etmişti. Merak uyandırsa da,
ilk tepkilerden biri bu yay hakkında yorum yapmaktan kaçınmaktı; çünkü daha önce buna benzer bir şey hiç kayda geçmemişti. Ne var ki 1980’lerin ortasında daha iyi görüntüler, astronomların
bu yayı tanımlamasına olanak verdi. Böylece, yepyeni bir tür
astrofiziksel olgunun prototipi olduğu anlaşıldı: Tüm bir gökada kümesinin, arka plandaki gökadalar üzerinde oluşturduğu
kütleçekim merceği etkisi.
Bugün biliyoruz ki bu yay aslında, dev kümenin çok gerisinde tesadüfen yer alan oldukça sıradan bir gökadanın
bozulmuş iki görüntüsünden oluşuyor. Abell 370’nin
kütleçekimi, arka plandaki gökadaların ışığının (ve başkalarının) yayılıp gözlemciye
birden fazla yol üzerinden ulaşmasına neden oldu. Bu durum, uzaktaki bir ışığın bir
şarap kadehinin sapından bakıldığında farklı görünmesine biraz benzer.
2009 Temmuz’unun ortalarında astronomlar, o sırada yeni yükseltilmiş olan Hubble Uzay Teleskobu’nu kullanarak Abell 370’yi ve kütleçekim merceğiyle oluşan görüntülerini daha önce görülmemiş ayrıntıda görüntüledi. Burada
sunulan sarımsı görüntülerin neredeyse tamamı Abell 370 kümesindeki gökadalardır. Yine de
dikkatli bir göz, aslında daha uzak gökadaların görüntüleri olan pek çok tuhaf yay ve bozulmuş küçük yaycıklar seçebilir.
Abell 370’yi ve onun oluşturduğu görüntüleri incelemek, astronomlara gökada kümelerinde ve evrende normal maddenin ve
karanlık maddenin dağılımını anlamak için benzersiz bir pencere açar.