Kocaman, mavi ve kendini bir gökadanın etrafına sarabilecek ne olabilir? Bir
kütleçekim merceği serabı.
Yukarıdaki görüntüde solda, sıradan bir beyaz gökadanın kütleçekimi, çok daha uzaktaki mavi bir gökadanın ışığını kütleçekimsel olarak büküp biçimini bozmuş. Genellikle bu tür ışık bükülmesi, uzaktaki gökadanın seçilebilen iki ayrı görüntüsünü üretir. Ancak burada
mercek hizalanması o kadar kusursuz ki, arka plandaki gökada neredeyse tam bir halka hâline gelecek şekilde çarpıtılmış. Böyle bir
mercekleme etkisi,
Albert Einstein tarafından
70 yıldan daha uzun süre önce oldukça ayrıntılı biçimde öngörüldüğü için, SDSSJ1430 gibi bu tür halkalar bugün Einstein Halkaları olarak biliniyor. SDSSJ1430,
Sloan Lens Advanced Camera for Surveys (SLACS) kampanyası sırasında keşfedildi. Bu gözlem programı,
Sloan Digital Sky Survey (SDSS) tarafından bulunan mercek adaylarını,
Hubble Uzay Teleskobu'nun
ACS kamerasıyla incelemişti. SDSSJ1440 gibi güçlü kütleçekim mercekleri, yalnızca tuhaf birer gök olayı değil; sahip oldukları çok sayıda özellik, gökbilimcilerin ön plandaki mercek gökadanın kütlesini ve
karanlık madde içeriğini belirlemesine olanak tanır. Bu ölçümler sayesinde SLACS verileri, örneğin
karanlık madde oranının toplam gökada kütlesi arttıkça yükseldiğini göstermek için kullanıldı. Sağdaki
küçük ek görüntüler ise yukarıdan aşağıya doğru şunları gösteriyor: bilgisayarla yeniden oluşturulmuş, arka plandaki mavi gökadanın gerçekte nasıl göründüğü; yalnızca öndeki beyaz gökada; ve yalnızca merceklenmiş mavi arka plan gökadası.