Adalarda Yaşayan Türler Neden Ufak, Cüce veya Pigmedir?

Gece Modu

Bu yazı, ScienceMag isimli kaynaktan birebir çevrilmiştir. Çevirmen tarafından, metin içerisinde (varsa) açıkça belirtilen kısımlar haricinde, herhangi bir ekleme, çıkarma veya değişiklik yapılmamıştır. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Adada yaşamanın tuhaf etkileri olabilir. Kıbrıs’taki su aygırları yavaş yavaş deniz aslanlarının boyutuna küçüldü. Endonezya’nın Flores Adası’ndaki artık soyu tükenmiş filler, en fazla büyük bir domuz ağırlığındaydı, ama sıçanlar kediler kadar büyüktü. Bu örneklerin tümü, yiyecek ve avcıların az olduğu durumlarda büyük hayvanların küçülmesine, küçüklerin de büyümesine neden olan ada etkisinin örnekleridir. Ancak hiç kimse Flores’te günümüzden yaklaşık 60.000 ile 100.000 yıl önce yaşayan ve yaklaşık bir metre boyundaki artık soyu tükenmiş acayip homininler olan hobbitlere (Homo floresiensis) ilişkin ünlü cüceleşme örneğinin de aynı kurallarla açıklanıp açıklanmayacağından emin değildi.

Flores’teki günümüz pigmelerinden -hobbitlerle akraba olmadıklarını belirtelim- elde edilen genetik kanıtlar, insanların da ada cüceleşmesine maruz kaldıklarını doğrulamaktadır. Uluslararası bir ekip, Ağustos 2018’de Science dergisinde Flores pigmelerinin, kısa boylu olmalarını teşvik eden daha fazla gen varyantı taşımaları açısından Yeni Gine ve Doğu Asya’daki yakın akrabalarından farklı olduklarını bildirdi. Genetik farklılıklar yakın zamanda gerçekleşen evrimi doğruladı, yani ada kuralı iş başındaydı. Yazarların ifadelerine göre, bu farklılıklar, hobbitlerin kısa boylu olmalarına aynı gücün neden olduğunu göstermektedir.

Princeton Üniversitesinde çalışan ve çalışmanın eşyazarlarından biri olan popülasyon genetikçisi Joshua Akey şunları söylüyor:

Flores, her şeyin küçüldüğü büyülü bir yerdir. Bu, adalı cüceleşmenin homininlerde iki kez gerçekleştiği tek örnektir.

Princeton’da doktora sonrası araştırmalarını yürüten Serena Tucci, Flores’teki ortalama boyları sadece 145 santimetre olan Rampasasa pigmelerini çalışmaya başladı. Artık aramızda olmayan ünlü Endonezyalı paleoantropolog Teuku Jacob, Rampasasa halkının bazı özelliklerini modern insan olarak gördüğü hobbitlerden aldığını öne sürerek tartışmalara neden olmuştu. Tucci ve o zamanlar Santa Cruz’daki California Üniversitesi’nde çalışan danışmanı Ed Green, pigmelerin soylarını araştırmak için Flores’e gitti. Jakarta’daki Eijkman Moleküler Biyoloji Enstitüsünden moleküler biyolog ve çalışmanın eşyazarı Herawati Sudoyo’nun ifadesine göre, Tucci ve Green pigmelerin iznini de alarak Endonezyalı araştırmacılarla birlikte bir “model” çalışması başlattılar. Tucci’nin meslektaşları 32 kişiden tükürük ve kan örnekleri alarak DNA’larını çıkardılar. Daha sonra Eijkman’daki araştırmacılardan Gludhug Purnomo, örnekleri bizzat kendisi Green’in laboratuvarına taşıdı ve her bir bireyde 2,5 milyon tek nükleotit polimorfizmi veya alelinin yanı sıra 10 tam genomun dizisini çıkarmaya yardım etti.

Ekip, hobbitlerden gelmiş olabilecek hiçbir arkaik DNA izine rastlamadı. Aksine pigmelerin diğer Doğu Asyalılarla çok yakın akraba olduğunu buldular. DNA analizi, pigmelerin atalarının Flores’e birkaç dalga halinde geldiğini gösterdi: yaklaşık son 50.000 yılda modern insanlar ilk kez Melanezya’ya geldiğinde ve son 5000 yılda Doğu Asya ve Yeni Gine’den göç edenler gelip yerleştiğinde.

Pigme genomları aynı zamanda bir ortam değişikliği yaşandığını da yansıtmaktadır. Bu genomlar, et ve deniz ürünlerindeki yağ asidini parçalamak için enzimleri kodlayan bir genin antik bir versiyonunu taşır. California Üniversitesinin Berkeley kampüsünde çalışan ve çalışmada yer almayan popülasyon genetikçisi Rasmus Nielsen’e göre, bu da Flores’e geldikten sonra atalarının “diyetlerinde büyük bir değişiklik” olduğunu ve muhtemelen cüce filler ve deniz ürünleriyle beslenmeye başladıklarını göstermektedir.

Pigme genomları ayrıca Birleşik Krallık Biobank verilerinin kısa boyla ilişkilendirdiği aleller açısından da zengindir. Diğer Doğu Asyalılarda da boyun kısalığıyla ilişkili aynı aleller vardır, ancak bu aleller onlarda daha az sıklıkta görülür. Bu durum, doğal seçilimin, pigme ataları Flores’teyken, mevcut kısalık genlerini tercih ettiğini göstermektedir. Pennsylvania Üniversitesinden popülasyon genetikçisi Iain Mathieson şunları söylüyor:

Pigme atalarının Flores’e geldikten sonra kısaldıklarını kesin olarak söyleyemeyiz, ancak Flores popülasyonunun benzer soya sahip diğer Doğu Asyalılarla bu açıdan karşılaştırılabilir olmaları, bunu ikna edici kılıyor.

Green’e göre bu keşif, Andaman Adalarında da evrimin kısa boyu tercih ettiğini gösteren yeni bir çalışmayla uyum içindedir. Adalarda gözlenen bu tür seçilimler, hobbitlerin bir zamanlar daha uzun bir tür oldukları ve Flores’te bulundukları binlerce yıl içinde boylarının yavaş yavaş küçüldüğü teorisini desteklemektedir. Tucci’nin sözleri şöyle:

Bu durum su aygırlarında yaşanabiliyorsa insanlarda da yaşanabilir. İnsan, sandığımız kadar özel bir canlı değildir. Çalışmamız bizim de diğer tüm hayvanlar gibi evrimleştiğimizi göstermektedir.
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • 2
  • 20
  • 2
  • 3
  • 1
  • 1
  • 1
  • 5
  • 1
  • 1
  • 1
  • 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/10/2019 11:17:54 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7834

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gözlediğimiz Evren değil, Evren'in bizim sorgulama yöntemimiz sonucunda ortaya döktükleridir.”
Werner Heisenberg
Geri Bildirim Gönder