Sorunuzu sorarken yazdıklarınız sahte bilim oryantalizminin masallarına dayanıyor. Oryantalizm'e dünyada entelektüel olarak ilk karşı gelen kişi Atatürk'tür. İpliğini pazar çıkaran kişi ise Edward Said'dir. Oryantalizm batı sömürgeciliğinin doğuyu inceleme adı altında, daha cadı diye yaktıkları son kadının dumanı tüterken uydurdukları (Voltaire) ileri batı, geri doğu safsatasını ayakta tumaya çalışmak için yalanlar üettikleri faaliyetin adıdır. Neden böyle girdim. Anadolunu yerlisi diye adını andığınız toplulukların hiçbiri Anadolunu yerlisi değildir. Tesadüfe bakınki hepside Hint-Avrupa dili konuşan topluluklar. Anadolu'da medeniyet nasıl bitti diye, Anadolu'ya işgalci oalrak gelen Hnit-Avrupalıları yad ediyorsunuz. Bildiğinizi sandığınız ama gerçrekte masal olan şeylerin ortak özelliği sorunun neredn kaynaklandığını çok harika özetliyor.
Nasıl bittiğini de söyleyeceğim ama Anadolu'da medeniyet nasıl başladı onu anlatayım önce size. İnsanın yaptığı maddi manevi her şeye geniş manada kültür denir. Kültür yereldir. Onun hak ederek yereli aşan bölümüne ise medeniyet denir (Durkeim-Gökalp ekolü). Avrasya'da 3 medeniyet var olmuştur. 1. Sümer (Türk) medeniyeti, erken Uruk, M.Ö. 3800 2. Çin medeniyeti (Geç Şang-ERken Zhou dönemi Ö.Ö. 1300) 3. Batı medeniyeti (M.S. 18 y.y.- Bach)
a. Anadolu güney orta Asya'dan bir kısım Türklerin (Kenger boyları, eski Türkçe'de kanalcı demek, Jeitun kültüründen itibaren sulu tarım yaptıklarından bu adı alıyorlar) 5,9 kiloyıl iklim kriziyle (Sahra'yı çöle çeviren iklim krizi) Mezopotamya'ya göçüyle başlattıkları ilk insan medeniyetine kadar geçen süreçte, kültürel açından en ileri yerlerden biriydi. Mesela ilk tarım faaliyetleri Anadolu'dadır. (M.Ö. 10.000.) Metalurjideki gelişmelerde yine Anadolunun çok önemli yeri vardır. İlk dokumacılık Anadolu'da. Seramik ilk Anadoluda değil ama yine çok erken. Yani Anadolu'daki erken yüksek kültür izlerinin isimlerini saydınğınız bronz ve demir çağı Hint-Avrupalı işgalcileri ile hiç bir ilgisi yoktur. Hatta kronolojik bir kıyas yapsak Anadolu yüksek kültür çevresi iken, ismi geen toplulkların ataları henüz keramik bilmeyen, havvan evcilleştirmemiş, metalurji bilmeyen, kısaca üretmeyen Batı ve Orta Avrupada avcı toplayıcı oalrak yaşayan topluluklardı.
b. Anadolu'nun erken arkeogeneti verilerini incelediğimiz zaman dil kökleriyle ilişkili şekilde şu kümeleşmeleri görürüz. 1. Batı Anadolu Neolitiği 2. Orta Anadolu Neolitiği (Hatti-Kuzey batı Kafkas dilliyle ilişkili, Kısaca Çerkezlerin akrabaları) 3. Doğu Anadolu Neolitiği (Hurri-Kuzey doğu KAfkas diler, Yani Çeçenleri akbarabları) 4. Mezopotamya neolitğinin bir parçası olan Kuzey Mezopotamya Neolitiği (Tryen dillerinin kökeni, Yani Etrüsklülülerin- Limnililerin akrabaları). Yani Sümerle başlayacak ilk medeniyet Anadolu'yu etkilemden önce, Anadoluda zaten var olan yüksek kültür bu toplulkların eserydi. Hatta senin ismini andığın toplulukların ilkel atalarına her şeyi öğreten bu insanlardır. Tarım, Keramik, Metalurji, Hayvan evcilleştirilmesi .... Bu insanların M.Ö. 6500'den itibaren Avrupa'ya yaptıkları göçlerle başlar, onların yüksek kültürler tanışması. İber'de Cardial, Yunanistan'da Sesklo, Balkanlarda Starcevo, Karanovo, orta Avrupada Linearbandkeramik kültürleri.
c. Neden Avrasya'da 3 medeniyet var dedim. Onu anlatayım. Medeniyet yerel kültürü hak ederek aşmak demiştik. Mesela Yunan müziği ne müziğidir. Bugün doğu müziği diye anılan Sümer müziğidir. Hatta Yunanlılar bu müziği bile basitleştirerek almışlardır. Yunanlılarla aynı kökten gelen Germen, Kelt müzikleri 4 sesli ilkel müziklerdir. Mesela Çin hariç Avrasyadaki yazını kökeni neye dayanır. Yine Sümere. Hepsi ondan almıştır yazıyı. Başka bir şey. Mesela bugün kullandığımız Metrik sitem 18 yyy.da getirildi. Fransızlar metrik sistemi zamana da uygulamaya çalıştılar. Ama başarılı olamadılar. Zamanı anlamak için Sümerlilerin altmışlık sayı sistemine dayanan bölümlendirmeye mecbursun. 5500 yıl sonra bile mecbursun. İşte kültür ile medeniyetin farkı budur. Tarım, Keramik ve hayvan evcileştirlmesi ve bakır metalurjisi hariç nerdeyse her şeyin kökeni Sümer. Müziğin Sümer, Yazın Sümer, Eğitim-Öğretim Sümer, Bilim Sümer, Mitolojin Sümer, Devlet-Bürokrasi Sümer, ilk edebiyat Sümer, ilk kütüphane, ilk Hukuk ........ Süemr, Sümer , Sümer.
d. Anadolu'ya gelen medeniyette Sümer orjinlidir. Roma ve Yunan bile Sümer orjinlilidir. Dolayısıyla Anadolunun otokton medniyetleri diye anacağın toplulklasr Luviler yada Romalılılar yada Lidyalılar yada Yunanlılar olmaz. Çünkü Anadolulu değiller bir defa. Ayrıca onları Anadolu'da medeniyetle tanıştıran toplluklar Hattiler, Hurriler, Subarlar ve Etrüsrklerin atalarıdır. Anadolunun yerli medeni halkları deyince adlarını ancağın topluluklar bunlardır.
e. Anadolu'nun medeniyet çizgisinde geri kalmaya başladığı an M.S. 16 y.y.dır. Sorunu yaratanın başlangıcı ise Fatihtir. Yunanca biliyor diye övüle övüle doyulamayan bebek katili. Uraniborg gözlemevine örnek olacak kadar ileriydik halen öncesinde. Fatih'in kurumsallaştırdığı şeyhulislamlık makamı Takiyuddin rasathanesini yıktırdı. Özgürlüklerin kısıtlanması yine ilk Fatihle başladı. İlk olarak Hurufileri yaktırdı. Daha sonra devamı geldi. Molla Lütfi, Melami kutupları..... Geri kalmadığımız tek alan sadece sanattır.
[1]
Hititlerin çağı Deniz Kavimleri göçü ve Bronz Çağı Çöküşü ile sona erdi. Anadolu hem devlet sistemini hem ticari bağlantılarını uzun süre kaybetti. Tekrar tekrar göç ve işgal gördü. Sonrasında Anadolu yabancı imparatorlukların tesir alanında kalmıştır. İç kesimi ele geçiren Medler ve Perslerin merkezi İran- Mezopotamya iken, Yunan kolonileri Yunanistan'a bağlıydı. İskenderden sonra Anadolu parçalandı, Pontus kralı 4. Mithridates biraz Anadolu merkezli bir güç oluşturmaya yakınlaşsa da Roma'ya mağlup oldu.
Anadolu tam tamına Roma'nın eline geçtikten sonra imar faaliyetleri ve refah artmış gibi görünüyor. Pagan Roma Parthları İran'a püskürttü ve tüm akdeniz çapındaki ticarete dahil etti. Hristiyan Roma(Bizans) karşısında yükselen Sasanilerld epey zorlu mücadele ve bir takım felaketler(Başta Justinyen vebası olmak üzre 6. yy'daki felaketleri araştırılabilirsin) üstüne Araplara Levant ve tüm kuzey afrikanın kaptırılması, batı Avrupa 'da devlet sisteminin çöküşü Anadolu'yu tekrar izole hale getirdi. Tema sistemiyle örgütlendi ve bir asker kaynağı olarak kullanıldı. Böylece Anadolu tekrar yoksul bir döneme girdi.
Selçuklu fetihleri ile Anadolu tekrar kendi merkezi devletine kavuştu. Ayrıca İslam dünyasıyla bağları ticaretini güçlendirdi. Bu devirdeki imar faaliyetleri gene müreffeh bir döneme girildiğini gösteriyor. Moğol İstilası epey büyük bir yara bıraksa da beylikler kendi bölgelerinde bir düzen kurup imar faliyetlerine devam etmiştir, demek ki artı üretim sağlayacak para kaynaklarını bulabiliyorlardı. Ayrıca kendi kimliklerini vurgulamak için sanata, toplum bağlarını güçlendirmek için fakihleri ve abdalları desteklediler. O zamanlar Çağatay ülkesi adı da verilen Türkistan ile bağları karşılıklı entelektüel alışverişi güçlendirdi. 14-15. yy da hem Türkçe eserler artı, hem bilimle uğraşanlar arttı. Ancak bu dönem Osmanlı'nın önce Anadolu'yu ardından Levant ve Mısır'ı fethi; eş zamanlı olarak Safevilerin yükselişi ; gene eş zamanlı olarak coğrafi keşifler herşeyi değiştirdi. Safeviler dini kimlik üzerinden bir bölünme yarattılar ve Anadolu'da destekçileri çoktu. Bu durum hem Türkmenler üzerinde güvensizlik yarattı hem de Safevilerle savaş harp meydanından insanların fikri dünyalarına taşındı. Osmanlı Mısır ulemasını getirerek kimliği katı bir Sunni İslam'da şekillendirdi. Coğrafi keşifler eski ticari yolların kavşağında yer alan Anadolu'yu dünya ticaretinin dışına itti. Osmanlı Rumeli ve İstanbul'da kendi kültürünü geliştirip Anadolu'ya yabancılaştı. Böylece Anadolu fazla üretimini İstanbuk ve Rumeli'ye kaybeden, merkezin kendisine karşı güvensizliği sebebiyle ihmal edilen hatta sürekli sert askeri müdahalelerde bulunulan, doğuyla mezhep batıyla din farklılıkları sebebiyle izole tutulan bir bölge haline geldi. Osmanlı devri Anadolu'nun yoksul ve entelektüel açıdan verimsiz bir dönemine dönüştü.
Cumhuriyet sonrasında tekrar kendi merkezi devletine kavuştu ve tekrar refah, sanat, bilim teknik ve de imar faaliyetleri artmaya başladı.
Yani Anadolu aslında zamanın şartları gereği çoğunlukla yoksul ve verimsiz bir bölgedir. İran ve İstanbul merkezli imparatorlukların pençesinde kalmış, çoğu zaman devletlerin, dinlerin ve mezheplerin sınırlarında yer almıştır. Hitit - Roma(pagan) - Selçuklu - Cumhuriyet devirleri müreffeh devirlerdir. Geriye kalan dönemler başta dış tesir sebebiyle çoraktır. Hititlerin ardından bir medeniyet yarışının içinde asla bulunduğunu düşünmüyorum. Son 3 bin yıldır Anadolu asla çağının en gelişmiş bölgesi olmadı. Daha önce de olup olmadığı tartışılır. Antik Mısır ve büyük Mezopotamya uygarlıkları artı üretim miktarı, sanat ve özellikle anıtsal mimaride Anadolu'dan daha üstündü. Felsefe Anadolu'da doğsa da genişleme ve yayılma bölgesi Yunan - İslam - Batı Avrupa oldu.