Ağlama refleksi temelde üç ayrı kategoriye ayrılır, duygusal ağlama ise biyolojik olarak yalnızca insana özgü kabul edilen karmaşık bir nörolojik dengeleme ve sosyal sinyal mekanizmasıdır. İster derin bir keder ister taşkın bir sevinç olsun, duygusal gözyaşı beynin aşırı uyarılma anında sistemi korumak için devreye soktuğu bir sakinleşme aracıdır.
Yoğun bir duygu patlaması yaşadığınızda, beynin duygu merkezi olan amigdala otonom sinir sistemini alarma geçirir. Sempatik sinir sistemi aniden tavan yapar, nabız hızlanır, tansiyon yükselir ve beden yüksek bir fizyolojik stres altına girer. İşte gözyaşı bezlerinin aktive olması, parasempatik sinir sisteminin, özellikle vagus sinirinin freni çekme girişimidir. Ağlama eylemi derin nefes alışverişlerini tetikler, kalp atım hızını düşürür ve homeostazı, yani bedenin iç dengesini yeniden kurar. Aşırı sevinçten ağlamamızın sebebi de budur. Sinir sistemi için duygusal uyarımın iyi veya kötü olması bir şey değiştirmez, uyarımın şiddeti eşik değeri aştığında beyin aşırı yükü hafifletmek adına zıt bir fiziksel dışavurum üretir. Literatürde buna iki biçimli duygu dışavurumu denir.
Sosyal medyada ve sahte sağlık sayfalarında durmaksızın tekrarlanan "ağlamak vücuttaki toksinleri atar" palavrasını da bir kenara bırakmak gerekir. 1980'lerde yapılmış eski birkaç çalışmayı cımbızlayıp duygusal gözyaşında ACTH ve prolaktin bulundu diye gözyaşı bezini karaciğer veya böbrek gibi bir detoks organı ilan etmek bilime hakarettir. Birkaç damla sıvıyla vücuttan stres hormonu tahliye edemezsiniz. Gözyaşındaki lizozim ve antimikrobiyal proteinler göz yüzeyini enfeksiyonlardan korumak için vardır, ruhsal bir arınma filtreleme hattı olduğu için değil.
Evrimsel açıdan bakıldığında ağlamanın asıl kritik işlevi görsel bir sosyal iletişim kanalı olmasıdır. Gözlerin yaşla dolup görüşün bulanıklaşması, bireyin saldırganlık kapasitesini anlık olarak düşürür ve teslimiyet mesajı verir. Yüzden süzülen damlalar, grup içindeki diğer bireyler için saldırganlığı dindiren, empatiyi ve bakım verme refleksini tetikleyen evrensel bir yardım çağrısıdır. Kısacası ağlamak bir zayıflık ya da zehir boşaltma yöntemi değil, aşırı yüklenen sinir sistemini yatıştıran ve tür içi dayanışmayı pekiştiren kusursuz bir adaptasyondur.
Kaynaklar
- Ad Vingerhoets. Why Only Humans Weep: Unravelling The Mysteries Of Tears. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Oriana R. Aragón, Margaret S. Clark, Rebecca L. Dyer, John A. Bargh. Dimorphous Expressions Of Positive Emotion: Displays Of Both Care And Aggression In Response To Cute Stimuli And Great News. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Asmir Gračanin, Lauren M. Bylsma, Ad J. J. M. Vingerhoets. Is Crying A Self-Soothing Behavior?. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı