Uzayı gerçekten bir kumaş gibi düşünürsek, yırtılması için birinin çekiştirmesi lazım. Belki kara delikler tam da bunu yapıyor, uzayı kendi içine öyle çekiyor ki bir yerde iplikler kopuyor. O kopan yerden ne çıkar dersen, bence kapı değil daha çok bir yara olur. Kumaş yırtılınca altından başka kumaş çıkmaz, boşluk çıkar. Ama o boşluk bizim bildiğimiz boşluk değil, orada ne uzaklık var ne zaman. Bir şey olsa bile ölçecek cetvel yok. Alternatif evrenler kısmı bana şöyle geliyor. Belki bizim evren kocaman bir köpüğün içindeki baloncuklardan biri ve her baloncuğun kendi kuralları var. Yırtık dediğin şey iki baloncuğun birbirine değdiği an olabilir. Oradan geçmek mümkün olsa bile geçen kişi öbür tarafta aynı kişi olmaz, çünkü orada atomlar bile başka türlü bir arada duruyor olabilir. Uzayın dışında ne var sorusuna gelince, dışarısı diye bir yer olması için orada da bir uzay olması lazım. Bu biraz balığın suyun dışında ne var diye sorması gibi. Belki de dışarısı diye bir şey yok, uzay kendi kendine yeten kapalı bir şey ve sonuna kadar gidersen başladığın yere dönüyorsun.