Hayır, kesinlikle değil. Kimyadaki "benzer benzeri çözer" kuralı, polar veya apolar maddelerin birbiri içinde homojen karışmasını açıklayan termodinamik bir çözünürlük ilkesidir. Canlı bir bedenin ölümden sonra toprağa karışması ise fiziksel bir çözünme değil, aşama aşama gerçekleşen biyolojik bir yıkım, yani dekompozisyondur.
Gündelik dilde "toprakta çözünmek" ya da "erimek" gibi ifadeler kullanılsa da biyokimyasal gerçeklik bir küp şekerin çayda kaybolmasından çok farklı. Süreç dışarıdan bir çözücünün bizi eritmesiyle değil, içeriden, kendi hücrelerimizin iflasıyla başlıyor. Kalp durup dokulara oksijen ve glikoz akışı kesildiğinde hücreler ATP üretemez hale geliyor. Enerji bitince hücre zarlarındaki iyon pompaları çöküyor, kalsiyum dengesi bozuluyor ve lizozom zarları yırtılıyor. Lizozomların içindeki hidrolitik enzimler sitoplazmaya saçıldığında hücre kendi kendini sindirmeye başlıyor, bu olaya otoliz diyoruz. Yani topraktaki tek bir mikrop bile bedene dokunmadan önce, kendi enzimlerimiz dokuları içeriden parçalamaya başlamış oluyor.
Hücre zarları patlayıp besin maddeleri etrafa saçıldığında sahneye mikrobiyom çıkıyor. Hayattayken bağışıklık sistemimiz tarafından kontrol altında tutulan bağırsak bakterileri, denetim kalkınca hızla çoğalarak dokuları istila ediyor. Pütrefaksiyon denilen bu çürüme evresinde bakteriler ve mantarlar, proteinleri, karbonhidratları ve lipitleri salgıladıkları enzimlerle parçalıyor. Açığa gazlar, sıvılar ve basit organik bileşikler çıkıyor. Günlerce emek verdiğim hücre kültürüm kontamine olunca yaşadığım sinir krizini düşününce, bağışıklık sistemi sustuğu an mikroorganizmaların bir bedeni tüketme hızı gerçekten akıl almaz bir boyuta ulaşıyor.
Toprak burada asla kimyasal bir "çözücü" görevi görmez. Toprak nem, sıcaklık, oksijen ve ilave mikrobiyal çeşitlilik sağlayan bir dış ekosistemdir. Zaten kimyasal yapı olarak insan bedeni ile toprak birbirine "benzer" bile değildir. Bedenimiz ağırlıklı olarak su, protein ve lipitlerden oluşurken, toprak büyük oranda inorganik mineraller, silikatlar ve ayrışmış organik maddelerden meydana gelir. Dolayısıyla toprak bizi kendi yapısına benzediğimiz için eritmez, içimizdeki ve çevremizdeki canlılar enzimleriyle moleküler bağlarımızı kırarak bizi temel yapıtaşlarımıza ayrıştırır.
Kaynaklar
- David O. Carter, David Yellowlees, Mark Tibbett. Cadaver Decomposition In Terrestrial Ecosystems. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- B. B. Dent, S. L. Forbes, B. H. Stuart. Review Of Human Decomposition Processes In Soil. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı