Büyük ihtimalle hissetmez.
Yüksekten düşüşte zemine çarpınca hızın milisaniyeler içinde sıfıra indiği için beyin hızla devre dışı kalır. Acı sinyali omurilikten beyne onlarca milisaniyede gider. Sert zemine, hele kafa–boyun–gövde travmasıyla çarpınca beyin ve bilinç merkezleri (beyin sapı) bu süreden daha kısa zamanda bozulur. “Acı çekiyorum” diye işlenecek devre, daha kurulmadan kapanır. Hayatta kalan yüksek düşüş tanıkları da aynı şeyi anlatır: çarpma çoğu zaman duyulur, acı olarak işlenmez; bilinç genellikle çarpma anında söner. Acı varsa bile sonra gelir — kişi hayatta kalırsa ve şok geçince. Yani sinyal hızı ile mekanik yıkımın hızını kıyaslarsak ve yıkım genelde kazanır.[1]
Ben araştırmamda kaynak kısmına eklediğim makaleden yararlandım, fiziksel boyutunu da merak ediyorsanız Dr Karl Kruszelnicki, “Dead before you hit the ground” makalesinde de fizikseil kısmı daha detaylı işleniyor. [1]
Kaynaklar
- R. Noyes, et al. (1972). The Experience Of Dying From Falls. OMEGA - Journal of Death and Dying. doi: 10.2190/96XL-RQE6-DDXR-DUD5. | Arşiv Bağlantısı