Ben bu soruya bilim felsefesi açısından yaklaşarak bir açıklama denemek istiyorum. Bilimler hiyerarşisi diye bir şey var ve kabaca şunu söyler; Bilimler temel doğa biliminden sosyal bilimlere doğru gittikçe alttaki üsttekine bağlıdır. Örneğin en temel bilim fizik, kabaca ilerlersek ardından kimya, sonra biyoloji, sonra psikoloji ve en son sosyoloji gelir. Burada bir alttaki her zaman üstündekilere boyun eğmek zorundadır. Yani hiç bir biyolojik gözlem veya teori fizikteki enerji korunumu yasasını ihmal edemez. Fizik daha temeldir çünkü. Aynı şekilde psikolojik gözlemler de biyoloji yasalarını ihmal edemez. Bunun dışında bir de şöyle bir şey var, temel bilimden sosyal bilime doğru gittikçe tüm gözlemleri kapsayan bilimsel yasaların ve genel teorilerin oluşturulma olasılığı azalır. Sistem karmaşıklaşıyor çünkü.
Davranışını bildiğimiz ve temel yasalarla açıkladığımız atomlar bağ kurar ve molekül olur. Bu andan itibaren moleküllerde, atomlarda olmayan özellikler görülmeye başlar ve kimya bilimi olur. Sonra bazı organik moleküller kompleks yapılar kurarlar ve diğer kimya gözlemleriyle uyuşmayan davranışlar gösterirler tam bu andan biyoloji oluşur. Bunu böyle ilerletirsek bir noktada psikoloji ve sosyoloji oluşacak. Sistemin git gide alt bileşenleri artıyor ve artık matematikle ifade edilemeyen, genel teoriler kurulamayan bir yapıya doğru gidiyor.
Psikoloji de doğa bilimi olmanın tam sınırında duruyor. Sosyolojiden bir adım daha temelde. İşte bu durum psikolojinin fizik gibi açıklamaları olan bir bilim olmasını engelliyor. Mesela Freud'un psikanalizi böyle bir yakınmanın ürünüdür. Kabaca konuşursak yine Newton 17. Yüzyılda her mekanda ve zamanda geçerli temel yasalar buldu ve taa gezegenlerden yeryüzündeki toz tanelerine kadar hepsini açıklayan teoriler oluştu. Kimyada Boyle yasası, Avagadro yasası yine bir sürü yasa. En son biyoloji kalmıştı orada da da tüm türlerden, coğrafyadan bağımsız çalışan evrim yasaları keşfedildi. Freud gibi psikologlar delirmeye başladı tabi biz niye bulamıyoruz diye ve psikaanalizi bularak onunda newton yasaları gibi yasa olduğunu öne sürdü. Ama öyle olmadığını gördük.
Neyse sonuca gelirsek, psikolojide ki durum teşhisi yapılıyor ama tedavi geliştirilemiyor probleminin altında bu var diye düşünüyorum. Genel geçer teoriler oluşturulamıyor ki. Nörolojik tedavilerde tıkanmak durumunda kalıyor bazen. Sosyoloji de durum daha da vahim. Tüm toplumlar için geçerli kanun hiç yok. Her topluma özel teoriler geliştirilmek zorunda. Yani biraz daha meşakkatli iş gibi duruyor bu alanlarda düzgünce bilimsel çalışmalar yapmak.