Cinsel dürtünün erkeklerde biyolojik olarak tamamen daha baskın olduğu fikri kocaman bir yalan sayılmaz ama olayın çok büyük bir kısmı toplumun bize dayattığı rollerle ilgili. Yani evet biyolojik bir temel var, fakat günümüzde gördüğümüz o devasa fark daha çok sosyokültürel bir kurgudan ibaret! 🧬✨
Olayın biyolojik kısmına bakarsak başrolde meşhur testosteron hormonumuz var. Bu hormon hem erkeklerde hem de kadınlarda libidoyu düzenliyor. Erkeklerin bazal testosteron seviyeleri kadınlardan daha yüksek, bu da cinsel dürtülerin uyanmasında erkeklerin bir tık daha hızlı veya sık olmalarına yol açabiliyor. Ama durun, işin rengi burada değişiyor. Kadınlardaki östrojen, progesteron ve testosteron dalgalanmaları ile reseptör duyarlılıkları o kadar inanılmaz ve kompleks ki, sadece kanda yüzen hormon miktarına bakıp erkekler daha istekli demek genetik bilimine hakaret olur resmen! 😂 Hormonlar sadece bir potansiyel yaratıyor, davranışı tek başına asla belirlemiyor.
Asıl drama sosyokültürel boyutta kopuyor. Yüzyıllardır süregelen erkeklerin doğası gereği doyumsuz olduğu algısı, evrimsel biyolojideki bazı eski teorilerin abartılı ve işe geldiği gibi yorumlanmasından kaynaklanıyor. Modern araştırmalar gösteriyor ki kadınların cinsel dürtüleri de en az erkeklerinki kadar aktif. Sadece toplum yüzyıllardır kadınların bu dürtülerini ayıplayıp baskılamayı, erkeklerinkini ise durmadan pofpoflamayı seçmiş. Özetle, laboratuvarda hepimizin genomunu tek tek dizilesek bile o dillere destan, bastırılamaz erkek libidosu genini bulamayacağız canlarım! 💅✨
Kaynaklar
- Baumeister, R. F., Catanese, K. R., & Vohs, K. D.. Is There A Gender Difference In Strength Of Sex Drive? Theoretical Views, Conceptual Distinctions, And A Review Of Relevant Evidence. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Petersen, J. L., & Hyde, J. S.. A Meta-Analytic Review Of Research On Gender Differences In Sexuality, 1993-2007. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı