Zevklerimiz ve renklerimiz, yani kişisel tercihlerimiz, beynimize kazınmış evrimsel mirasımız ile doğduğumuz andan itibaren deneyimlediğimiz çevrenin dinamik bir dansıdır. Basitçe ifade etmek gerekirse, neyi sevip neyi sevmeyeceğimizi belirleyen şey, hayatta kalma güdülerimizin biyolojik temelleri üzerine, hayat boyu kurduğumuz sayısız nöral bağlantının yavaş yavaş inşa ettiği benzersiz bir zihin haritasıdır.
Biyolojik açıdan baktığımızda, temel bazı zevkler aslında hayatta kalmamızı sağlayan birer pusuladır. Örneğin, tatlı veya yağlı yiyeceklere duyduğumuz yaygın eğilim, atalarımızın enerji yoğun besinlere ulaşma ihtiyacının bir yansımasıdır; acı tatlardan kaçınmamız ise zehirli bitkilere karşı geliştirilmiş eski bir güvenlik önlemidir. Beynimizin ödül merkezi olan mezolimbik sistem, dopamin salgılayarak bu hayatta kalmaya yönelik uyaranları aramamızı pekiştirir. Ancak mesele sadece bu ilkel mekanizmalardan ibaret değildir. "Zihin gücüyle her şeyi anında değiştirebilirsiniz" gibi popüler ancak nörobiyolojik temelden yoksun söylemlerin aksine, sinir sistemimiz çok daha karmaşık, yaşanmışlıklara dayalı ve zahmetli bir işleyişe sahiptir.
Tercihlerimizin bireyselleşmesindeki asıl süreç, deneyimlerimizle ortaya çıkar. Her yeni deneyim; ailemizin kültürü, içinde büyüdüğümüz toplum, izlediğimiz bir film veya duyduğumuz bir koku beynimizdeki sinapslar arasında yeni yollar açar. Eğer çocukluğunuzda belirli bir müzik türü veya bir renk, size güvende olduğunuzu ve sevildiğinizi hissettirdiyse, beyninizdeki amigdala ve hipokampus bu anıyı olumlu bir duyguyla mühürler. Yıllar sonra o müziği duyduğunuzda hissettiğiniz derin zevk, aslında geçmişteki o güvenli ve huzurlu nöral bağlantının yeniden ateşlenmesidir.
Dolayısıyla, "renklerin ve zevklerin tartışılamaz olması", hepimizin kafatasının içinde dış dünyayı algılayan ve anlamlandıran ağın tamamen eşsiz olmasından kaynaklanır. Hiçbirimizin yaşam öyküsü ve beyninin yeniden yapılandırma (nöroplastisite) süreci birbiriyle aynı değildir; bu yüzden birine paha biçilmez bir sanat eseri gibi görünen bir renk, diğerinin zihinsel labirentlerinde hiçbir kapıyı aralamayabilir.
Kaynaklar
- Eric R. Kandel, John D. Koester, Sarah H. Mack, Steven A. Siegelbaum. Principles Of Neural Science, Sixth Edition. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Paul W. Glimcher, Ernst Fehr. Neuroeconomics: Decision Making And The Brain. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı