İş bir yerde felsefeye girer ama zar örneğinden gidelim.
Diyelim ki zarı elinden çıkıp da yere düşüp sabit kalması 6 saniye sürsün. Bu 6 saniyeyi an be an incelesek ve zarın o anki durumunu kaydetsek, aynı koşullarda zarı tekrar ve tekrar atsak ve gene an be an kaydetsek her atıştaki eş zamanlı kayıtlar bir biri ile mutlak olarak eşit olamazdı. Ancak farklılıklar bizim için ihmal edilebilir düzeyde olurdu. Gene tüm koşullar kabaca belli ve aynıyken ilk kez altı gelire her seferinde altı gelmesini beklerdik. Bu deney senin sorunun cevabına evet dememizi sağlar mı? Hayır, çünkü bu deney bu soru için fazlasıyla kaba ve verimsiz. Özel göreleliğin bağıl hıza etkisini saatte 10 km hızla hareket eden cisimlerle ölçersen hemen hemen hiçbir etkisi yok gibi olur. Sonuçlar Newton'ın hareket yasaları ile neredeyse birebir ölçüşür. Ancak saniyede 100 bin km hareket eden cisimleri ele alırsan bariz şekilde Newton'ın hareket yasalarına göre hesaplamanın yanlışı ortaya çıkar.
Mevcut fizik bilimine göre konuşursak cevap hayır olacaktır. Bigbang aynı koşullarda aynı şekilde tekrar tekrar gerçekleşse örneğin belki çoğunda evren 90 milyar ışık yılı genişliğe yakın olurdu ancak hayır ben bu harflerle senin 20 saat önce sorduğun soruyu cevaplıyor olmazdım. Biz belki sonsuz olasılıktan sadece biriyiz.
Bir grup fizikçi içinse evet evren gene deterministiktir ancak mutlak olarak hesaplanması(Laplace'ın Şeytanı) imkansızdır. Fakat bu görüş şu an için sadece bir inanç olabilir. Yüzyıldır her deney deterministlerin değil kuantumcuları haklı çıkardı. Nedensellik aslında gözlemlere dayanan bir kabulden ibarettir. Kader ise bir inanç. İkisini de ispatlamanın bir yolu yoktur. Yeterince ısrarlı savunurlarsa(gene evren deterministtiktir de bizim bilgi eksikliğimizden hesaplayamıyoruzdur gibi)yanlışlanması da imkansızdır. Mutlak determinizm yüzyıldır evren için iyi bir açıklama değil.