Merhaba
Bence burada “uzay boşluğunda olmak” ile “hareketsiz olmak” birbirine karıştırılıyor. Uzay boşluğuna çıktığımızda Dünya'nın, Güneş'in ya da Güneş Sistemi'nin hareketinden kopmuş olmuyoruz. Dünya zaten Güneş'in etrafında yaklaşık 30 km/s hızla hareket ediyor. Biz de Dünya'dan ayrıldığımız anda bu hızı beraberimizde taşıyoruz. Keza Dünya'nın Güneş etrafındaki hareketi, Güneş'in Samanyolu'ndaki hareketi gibi hareketler de devam ediyor. Yani Ay'a gitmek için uzaya çıktığımızda bir anda “sıfır hızla duran” bir cisim haline gelmiyoruz. Mesela hareket halindeki bir trenin içinde zıpladığınızı düşünün. Tren çok hızlı gidiyor diye havaya sıçradığında tren bir anda sizden uzaklaşıp gitmez. Çünkü siz de trenle birlikte sahip olduğunuz yatay hızı korursunuz. Uzayda da temel olarak buna benzer bir durum var. Asıl önemli nokta şu: Uzay boşluğu bize “sabit bir konum” sağlamıyor. Evrende mutlak anlamda “duruyorum” diyebileceğimiz bir referans noktası yok. Hareket her zaman başka bir şeye göre tanımlanıyor. Dolayısıyla Ay'a doğru giderken Güneş Sistemi'nin bizden kaçıp gitmesi gibi bir durum olmaz. Biz de Güneş Sistemi'nin hareketine zaten büyük ölçüde ortak olarak devam ediyoruz. Sadece Dünya'nın çekiminden ayrılıp Ay'a doğru farklı bir yörüngeye girmiş oluyoruz. Kısacası, uzay boşluğunda olmak “hareket eden sistemden kopmak” anlamına gelmiyor. Zira boşlukta da hızımız ve momentumumuz var. Saygılarımla.
[1]
Kaynaklar
- Okan Alver. (). Kişisel Yorum Ve Aldığım Eğitim.