Çağrıştırır da ondan!
Bir an’ı, bir anıyı, yaşanmışı veya adına ne dersek diyelim, bizde iz bırakan bir şeyi çağrıştırır da ondan.
Bu genelde ve ağırlıklı olarak söz konusu ezginin ; esnası veya sonrası an’ı, anıyı, yaşanmışı veya adına ne dersek diyelim, zihne bir anahtar olarak kaydedilişinden ötürü olabileceği gibi; hiç alakasız bir zaman diliminde önceden yaşanmış bir an’ın, anının veya adına ne dersek diyelim bir sürecin çağrıştırıcısı da olabilir.
Bütün bunlardan bağımsız olarak ezgilerin kendileri de bizde ve önceden bizi biz eden külliyata uygun olarak “tam da budur” diyeceğimiz duygulara vesile olabilir. Ancak bu çok nadirdir ve ancak muazzam ( kendinin ve türünün bu alandaki bilgisini aşkın ) , kaynağı yaşam, doğa ve evrim olan, evrensel olanı yakalamış bir sanatçının şah eserinin yaşama dokunan notaları ile mümkün olabilir.
Beethoven, Vivaldi, Bach, Kitaro, Çaykovski, Mozart, Chopin, Rodrigo ve ismini sayamadığım, yerel olup evrensele yelken açan nice sanatçı misali. Sevgiyle…