Kelimelere farklı anlamlar vererek, olaylara değişik bir açıdan bakmaya çalışmak, antik çağda gerekliydi ve bilimin temelini oluşturdu. Sorgulamamız gereken şeylerin sayısını arttırdı.
Maalesef modern çağda felsefe, bilimden çok uzak.
Önce dil ile başlayalım.
İletişimi bir kenara bırakacak olursak, sahip olduğumuz bilgileri paylaşabilmek için, ortak bir lisana ihtiyaç duyarız. Aksi takdirde başarısız oluruz, kimse bizi anlamaz. Sadece belli bir kesimin kullandığı ezoterik bir dil kullanırsak, bu sefer de bilgi o azınlığa ait olarak kalır.
"Sonsuz" kelimesinin sözlük anlamı, "sonu olmayan, bitmeyen, ebedi" demektir. "Sonsuz" kelimesi ayrıca bir niteleme sıfatıdır ve Türkçe'mizde sıfatlarda iyelik eki olmaz. "Senin sonsuzun, benim sonsuzum" diye bir şey söz konusu değil.
Siz, insan yaşantısına (doğumdan-ölüme kadar geçen süre) yeni bir tanım kazandırma eğilimindesiniz. "Kişisel sonsuzluk" adı altında bir yaklaşımınız var. Neden? Kullandığımız kelimelerde bir problem mi buldunuz? Anlamı tam olarak karşılamıyor mu? Yoksa, varoluşumuzun nedeni, bu tanımda mı yatıyor?
Epistemoloji, modern çağda, özellikle sosyal medyada oldukça sık gördüğümüz, insanın kesin bilgiye ulaşabileceğini savunan bir felsefi akım ama bu düşünce, kendi içinde dogmatiktir. Felsefeyi bir hobi olarak görün, beyin jimnastiği olarak kullanın ama gerçeği bulmak için bir araç olarak kullanmanızı tavsiye etmem.