Milyarlarca yıl geriye, fosil kayıtlarının iyice silikleştiği, kayaların içinde mikroskobik izleri zor zar okuduğumuz o derin zamanlara gidelim. Başlangıçta cinsiyet diye bir şey yoktu. İlk canlılar, ki bugün bakterilerde falan hala görüyoruz, sadece kendi kopyalarını çıkararak bölünüp çoğalıyordu. Arazide koca bir kayayı kırıp içinden tek bir dişe ulaşmak ne kadar zorsa, eşeysiz üremeyle değişen çevreye ayak uydurmak da o kadar zordur. Çünkü herkes birbirinin genetik kopyası. Bir hastalık veya ciddi bir iklim değişimi gelip tüm popülasyonu silebiliyordu.
İşte burada eşeyli üreme sahneye çıktı. İki farklı bireyin genetik materyalini karıştırıp yeni bir birey oluşturması, genetik ��eşitlilik patlaması yarattı. Parazitlere ve değişen koşullara karşı muazzam bir savunma mekanizmasıydı bu. Evrimsel biyologların Kızıl Kraliçe Hipotezi dedikleri olay tam da bu: Sürekli değişen bir dünyada hayatta kalmak için sürekli koşmak, yani değişmek zorundasın.
Peki ama neden illa ki dişi ve erkek? Neden üç, beş değil ya da neden herkes aynı tip değil? Buna biyolojide anizogami, yani farklı büyüklükte gametler diyoruz. İlk başlarda eşeyli üreyen canlıların üreme hücreleri, yani gametleri, muhtemelen aynı boyuttaydı. Ama zamanla ortada bir evrimsel oyun teorisi dönmeye başladı.
Bir hücrenin büyümesi ve embriyoyu beslemesi için enerjiye ve besine ihtiyacı var. Bazı bireyler büyük, besin açısından zengin ama hantal üreme hücreleri üretmeye başladı. Bazıları ise tam tersine, "Ben kaliteye değil sayıya oynayayım" diyerek küçücük, hızlı, hareketli ama besin taşımayan milyonlarca hücre üretmeye yöneldi. Ortada kalan orta boylu hücreler elendi, çünkü ne hızlı yarışabiliyorlardı ne de yeterince besin sağlayabiliyorlardı.
İşte bu ayrışma, bugün bildiğimiz dişi ve erkek kavramlarının temelini attı. Büyük ve besin dolu hücreyi üretene "dişi", küçük ve hareketli hücreyi üretene "erkek" dedik. Bu ayrım, doğadaki o çılgın cinsel seçilim dinamiklerinin, tavus kuşlarının kuyruklarının, geyiklerin devasa boynuzların��n ve bizim kazı alanlarında bulduğumuz o garip anatomik yapıların da başlangıcı oldu. Doğanın hayatta kalma stratejisi, iki farklı uzmanlık alanına bölünmeyi seçti.
Kaynaklar
- Matt Ridley. Kızıl Kraliçe: Cinsellik Ve İnsan Doğasının Evrimi. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- J. Lehtonen, G. A. Parker. Anisogamy, Chance And The Evolution Of Sex Roles. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı