Bu Haliyle Çok Zor!
Çünkü ve ne yazık ki mevcut eğitim sistemimiz, gerek müfredat ve kitaplar gerekse öğretmen yetiştirme süreci itibarı ile, her geçen gün pratik yaşamdan ve yaşamın gerçekliğinden iradi olarak uzaklaştırılıyor.
İradi diyorum çünkü bu bilerek ve isteyerek yapılıyor. Nedeni de çok basit: Eğitimde Ticarileşme ve vesilesi ile tüccar müşteri çıkmazı. Öğrenme değil ezbere, olgu değil görüş, bilim değil maneviyat ve en önemlisi ilericilik değil muhafazakarlık önceliği olan bir sistem ve çıktısı olarak; sormayan, sorgulamayan, biat eden ve yine vesilesi ile kolay yönetilebilecek bir toplum inşaası hedefi…
Kanıt mı? Topluma bakın göreceksiniz.
Oysa olması gereken, bilginin pratiğe ve pratiğin gerisin geri bilgiye dönüşü ve birbirini besleyip geliştirişi. Buna politeknik eğitim denmektedir ve merkezinde bilim ve insan vardır.
Bu eğitim sisteminde her öğrenilen yeni şeyin pratikte ve eş zamanlı sınamması vardır. Eğitimin planlanması uzun vadeli ve üretime dönüktür, hem de bilgiden çiviye her tür üretime.
Bu eğitim sisteminde , yılları alan sistematik, bilimsel bir veri birikimi ve bu veri birikiminin yol göstericiliğinde herkese yeteneğine göre, fırsat eşitliğine dayalı eğitim vardır.
Bu eğitim sisteminde okul eve benzer, zil yoktur, yoklama yoktur; beden eğitimi, resim, müzik, matematik ve felsefe dersleri temel derslerdir. Öğretmen gardiyan değil öğrenen, öğrenci mahkum değil talep edendir.
Bu eğitim sisteminde eğitim hayat boyudur ve boş zaman kavramı yoktur. Olağan dersler dışındaki zamanlarda ortaklaşa yaşamın gereği her iş kollektif olarak yürütülür . Öğretmen, idareci, öğrenci veya başka bir hizmet mensubu arasında eşitlerin hukuku egemendir, gönüllülük esastır.
Bunun üzerine kütüphaneler dolusu kitap ve sınanmış bilgi mevcuttur. Bu nedenle daha da uzatmamak adına son söz olarak şunu diyebilirim: Bu eğitim sisteminde, ihtiyaç için, gönüllü ve kollektif olarak öğrenmeyi öğrenme vardır, öğrencinin de öğretmenin de yüzü güler, çünkü her ikisinin de tür olarak dünya genelinde aşılması gereken sorunların yarattığı kaygı dışında geleceğe dair aş, iş, kendini gerçekleştirme ve mutluluğu yakalayabilme temelli bir kaygısı yoktur. Sevgiyle…
Kaynaklar
-
ANTON S. MAKARENKO. (2010). Yaşam Yolu 1-2. Yayınevi: Payel Yayınları. sf: 787.
-
ANTON S. MAKARENKO. (2008). Eğitbilimsel Görüşleri, Yaşam Öyküsü-Anı Ve Notları. Yayınevi: Sorun Yayınları. sf: 160.
-
Vasili Suhomlinski. (2003). Eğitim Üzerine. Yayınevi: Sorun Yayınları. sf: 208.
-
Prof. Dr. Veysel Sönmez. (2023). Eğitim Felsfesi. Yayınevi: Anı Yayıncılık. sf: 306.