Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Kediler, sahiplerinin evini bulma konusunda gerçekten o kadar iyiler mi? Hemen cevapla!
Sorulara Dön
Meryema Şermet
Meryema Şermet
138.2K UP
Üye 14 saat önce
6

Savaşlarda insanlar birbirlerine saldırırken neden çığlık atıyorlar?

Game of thrones izlerken aklıma bu soru düştü. İnsanlar birbiriyle savaşırken neden bağırıyor veya çığlık atıyorlar? Bunun sebebi Çağrı Mert bakırcı'nın bir videosunda bahsettiği, geyiklerin birbirleriyle öldüresiye bir dövüşe girmeden önce karşı tarafı caydırmak için çıkardığı sesler veya boynuzları ile yaptığı hareketler ile aynı mı?
3 Cevap
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
225.6K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 4 saat önce

Merhaba

Bence çok güzel bir soru bu .Düşündüğünden daha derin bir evrimsel tarafı var. İnsanların savaşırken bağırması ya da savaş çığlığı atması büyük ölçüde evrimsel kökenlere sahip bir davranış ve bazı yönleriyle gerçekten geyiklerin böğürmesine, gorillerin göğsüne vurmasına ya da kurtların diş göstermesine benziyor. Ama mesele yalnızca “korkutmak” değil; biyolojik, psikolojik, toplumsal ve askeri birçok işlev aynı anda devreye giriyor.

İnsan aslında milyonlarca yıl boyunca küçük avcı derleyici gruplar halinde yaşamış bir tür. Paleolitik dönemde (Eski Taş Çağı) bugünkü anlamda büyük ordular yoktu; çatışmalar daha çok grup savunması, av alanları, kaynak paylaşımı ya da topluluklar arası gerilimler üzerinden yaşanıyordu. Böyle bir ortamda bağırmak, yüksek ses çıkarmak veya tehditkâr davranmak yalnızca öfke göstergesi değil; aynı zamanda bir hayatta kalma stratejisi olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Doğada birçok canlı ölümüne kavga etmeden önce karşı tarafı korkutmaya çalışır. Çünkü ciddi bir kavga iki taraf için de yaralanma ve ölüm riski taşır. Bu yüzden çoğu tür önce güç gösterisi yapar. Örneğin geyikler boynuzlarını gösterir, böğürür ve rakibini caydırmaya çalışır. Goriller göğüslerine vurur, kendilerini daha büyük göstermeye çalışır. Kurtlar diş gösterir, hırlar ve tehditkâr bir beden dili kullanır. Buradaki amaç çoğu zaman gerçekten savaşmak değil, rakibe şu mesajı vermektir.“Ben güçlüyüm, benimle uğraşma.”

İnsanlarda savaş naraları da biraz buna benzer olabilir. Yüksek ses, tehditkar beden dili ve topluca hareket etmek, karşı tarafa psikolojik baskı kurar. Bir grup insanın aynı anda bağırarak üzerine geldiğini düşün. Bu yalnızca ses değildir; aynı zamanda şu mesajdır. Biz kalabalığız, güçlüyüz ve korkmuyoruz.”

Özellikle eski çağ savaşlarında bu çok önemliydi. Paleolitik bir grubun ya da Tunç Çağı savaşçılarının karşısında bağıra bağıra ilerleyen onlarca insan görmek, savaş başlamadan korku yaratabilirdi. Çünkü savaş bazen fiziksel olarak değil, önce zihinde kazanılır.

Ama işin yalnızca rakibi korkutma kısmı yok. Bir başka önemli neden de kişinin kendi korkusunu bastırmasıdır. Çünkü dürüst olalım. İnsan savaşırken büyük ihtimalle korkar. Kalp hızlanır, adrenalin yükselir, ölüm ihtimali çok gerçektir. Böyle anlarda bağırmak bazen bedenin korku ve stresi boşaltma yollarından biri olabilir. Bugün bile ağır bir şey kaldırırken istemsiz ses çıkarmamız ya da korkunca bağırmamız biraz bununla ilgilidir.

Tüm Reklamları Kapat

Bir de işin toplumsal tarafı var. İnsan sosyal bir türdür ve özellikle Paleolitik dönemde yalnız kalmak çoğu zaman ölüm riski anlamına geliyordu. Beraber avlanan ve beraber savunan küçük gruplar hâlinde yaşamak zorundaydık. Aynı anda bağırmak, ritmik sesler çıkarmak ya da birlikte hareket etmek gruba şu hissi verebilir. Yalnız değilim, biz varız.”

İşte bu yüzden tarih boyunca birçok toplum savaş öncesi ritüeller geliştirmiştir. Viking savaş naraları, Spartalıların ritmik ilerleyişi, Türk savaş naraları, Japon samuraylarının kiai bağırışı, davullar, borular ve marşlar yalnızca gösteri değildir. Bunların önemli bir kısmı korkuyu yönetmek, birlik duygusunu artırmak ve rakibi psikolojik olarak etkilemek için kullanılmıştır.

Savaş sanatı açısından bakınca konu daha da ilginç hale gelir. Çünkü savaş çığlığı yalnızca içgüdüsel bir tepki değil, aynı zamanda bilinçli bir psikolojik savaş tekniği olarak da kullanılmıştır. Tarih boyunca birçok komutan şunu biliyordu. Bazen savaşı kılıç değil, korku kazanır. Eğer bir ordu daha çatışma başlamadan rakibin moralini bozabiliyorsa, savaşın önemli bir kısmını kazanmış sayılırdı.

Düşünsene, karşında sessizce duran insanlar değil; aynı ritimde ilerleyen, bağıran, kalkanlarını birbirine vuran ve hiç korkmuyormuş gibi görünen yüzlerce savaşçı var. Bu durum rakibin zihninde şu düşünceyi oluşturabilir. Bunlar korkmuyor… Biz kaybedeceğiz.”

Bu yüzden Osmanlı’daki mehter müziği, Vikinglerin korkutucu naraları ya da samurayların ani bağırışları tesadüf değildir. Hepsi hem kendi askerine cesaret vermek hem de düşmanın zihninde korku yaratmak için kullanılmıştır.

İlginç olan şu ki bu davranış bugün bile tamamen kaybolmuş değil. Futbol taraftarlarının aynı anda bağırması, protestolarda sloganlar, askeri marşlar, insanların zor bir işe başlamadan önce “Haydi!” diye bağırması bile biraz aynı biyolojik ve toplumsal kökten geliyor olabilir.

Game of Thrones’ta (benimde büyük bir merakla izlediğim dizi) gördüğün savaş çığlıkları bu yüzden tamamen kurgu değil; aksine insanlık tarihinin ve evrimsel geçmişimizin oldukça gerçek bir parçası. Tabii diziler bunu dramatik etki için biraz abartıyor. Ama temel mantık doğru. İnşan savaşırken attığı çığlıkta biraz hayvan geçmişini, biraz korkusunu, biraz cesaret toplama çabasını ve biraz da “Ben yalnız değilim” duygusunu aynı anda taşıyor olabilir.

Belki de o bağırış, insanın hem en ilkel hem de en stratejik seslerinden biridir. Belki de savaş çığlığının ilginç tarafı şu İçinde hem çok eski hayvansal geçmişimizin izleri vardır, hem de insanın geliştirdiği stratejik zeka bulunur. Bir yanıyla geyiklerin rakibini korkutmasına benzer; diğer yanıyla ise bilinçli bir savaş taktiğidir. Yani insan savaşırken attığı çığlıkta hem doğanın eski sesini hem de savaş sanatının hesaplı tarafını birlikte taşır olabilir.[1]

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Bilgi Birikimim.
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Gassaloğlu
Sporcu 1 saat önce

Uzun yıllar karate disiplini üzerine çalıştım. Karatede "kia" dediğimiz bir bağırma yöntemi kullanmaktayız. Bunun arkasında binlerece yıllık evrimsel bir şifre vardır. Savaş meydanlarında kılıç sallayan atalarımız da, biz karatecilerde aslında beyni biyolojik algoritmasını hekliyoruz.

Kendi İç Sesimizi (Amigdala'yı) Susturmak: İnsan doğası gereği tehlike anında beynin korku merkezi olan amigdala anında devreye girer ve 'Kaç kurtul, adamın kolu fırıncı küreği gibi!' demeye başlar. İşte avazın çıktığı kadar o çığlığı bastığında, kendi amigdalanı adeta tokatlayıp susturuyorsun. O yüksek ses, sinir sistemine 'Korkmuyoruz, savaşıyoruz!' sinyali gönderip adrenalini tavan yaptırıyor. Beyne giden korku sinyalini kesip, yerine savaş modunu yüklüyorsun.

Rakibe 'Mavi Ekran' Verdiren Korku: Beklenmedik, yırtıcı bir çığlık karşı tarafın sinir sisteminde saniyenin onda biri kadar süren bir irkilme yaratır. Rakip o anlık şokla gözünü kırpar, nefesini tutar veya donakalır. Bizim karatede yakalamaya çalıştığımız şey tam da o milisaniyelik 'mavi ekran' anıdır; tekmeyi tam o şok boşluğundan geçiririz. Savaşlarda binlerce kişinin aynı anda çığlık atarak düşmanın üstüne koşması da karşı tarafın psikolojik direncini daha kılıçlar tokuşmadan kırmak içindir.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Eyüp Gassaloğlu. (2026). Dövüş Sanatları Tecrübem.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ekrem Özdemir
Ekrem Özdemir
59.3K UP
öğrenci 12 saat önce

Evrimsel mekanizma gereği savaş esnasında adı üstünde savaş, ya savaşırsın ya da kaçarsın.

Savaşta bir viking berserker hayal et, bu viking berserker en önden elinde baltasıyla koşuyor düşmanın üstüne ve bağırıyor!

Berserker adı üstünde, çok soğukkanlı ve amigdalası sanki büzüşmüş.

Tüm Reklamları Kapat

Karşıdaki normal, savaş gereği ailesinin elinden alınmış, belki de evlenecek ve gencecik normal bir asker o berserkerla arasında 3 adım kala ne hisseder biliyor musun?

Artık her şey o viking berserker'ın nasıl biri olduğuna, bir vicdana sahip olup olmadığına kalmıştır.

Savaş böyle korkunç bir şey işte. İnsanlar o yüzden savaşırken birbirine çığlık atıyor, varoluş sancısı ve çaresizlik; savaştaki insana çığlık atmak dışında bir çare bırakmıyor.

Doğanın şarkısı kuş cıvıltılarıysa savaşın şarkısı da insan çığlıklarıdır.


Kaynaklar

  1. Sun Tzu. (2014). Savaş Sanatı. ISBN: 9786053322696. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. sf: 112.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Tüm hayat dersleri okulda öğrenilmez. Hayat, onları her yerde öğretebilir."
Lucy Maud Montgomery
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)