Merhaba
Biz aslında sadece Dünya’yı değil, mümkün olan bütün “yaşam ihtimallerini” anlamaya çalışıyoruz. Bir dişe bakıp bir insanın hayatını çözmeye çalışan ben, bir yandan da suyun olduğu bir gezegende hayat kurulabilir mi diye hiç sormadım kendime Belki merak aynı yerden doğuyor insanın, izlerden yola çıkarak görünmeyeni anlama isteğinden. O yüzden “su olan her yerde tarım yapılır mı?” sorusu benim için sadece bilimsel bir soru değil. Biraz da şu sorunun başka bir hali gibi: “Hayat nerede gerçekten kök salabilir?” Çünkü suyu görmek bazen umut veriyor ama her umut, gerçeğe dönüşmüyor.
Su varsa hayat vardır demek kolaydır; ama tarım için su tek başına yeterli değildir. Bir gezegende suyun bulunması, orada buğdayın başak vereceği ya da toprağın insanı besleyeceği anlamına gelmez. Su, hikayenin sadece başlangıcıdır devamı ise çok daha karmaşıktır. Öncelikle tarım dediğimiz şey, yalnızca bitkinin büyümesi değil; bir ekosistemin dengede çalışmasıdır. Fotosentez gerçekleşebilmesi için su kadar ışık gerekir. Yani yıldızdan gelen enerji doğru seviyede olmalıdır. Çok uzak bir gezegende su donmuş olabilir; çok yakın bir gezegende ise kaynayan bir yüzeyde tarım imkansız hale gelir. Bu nedenle bilim insanlarının sıkça bahsettiği Yaşanabilir Bölge kavramı kritik bir eşiktir. Ama ışık da tek başına yetmez. Bitkilerin büyüyebilmesi için toprağa, yani mineral açısından zengin bir ortama ihtiyaç vardır. Dünya’da bu rolü üstlenen şey, yalnızca kayaçlar değil; aynı zamanda milyarlarca yıldır çalışan mikroorganizmalardır. Bir gezegende su olsa bile, eğer toprak yoksa ya da biyolojik döngüler oluşmamışsa, tarım dediğimiz süreç doğal haliyle gerçekleşemez. Örneğin Mars’ta donmuş su rezervleri bulunmasına rağmen, yüzeydeki yüksek radyasyon ve organik madde eksikliği tarımı doğrudan zorlaştırır. Bir diğer önemli unsur ise atmosferdir. Atmosfer, hem sıcaklığı dengeler hem de zararlı radyasyonu engeller. Ayrıca bitkiler için gerekli olan karbondioksiti sağlar. Atmosferi çok ince ya da zararlı gazlarla dolu bir gezegende, su bulunsa bile tarım sürdürülebilir olmaz. Dünya’da Azot Döngüsü ve karbon döngüsü gibi sistemler, toprağın sürekli verimli kalmasını sağlar. Bu döngüler yoksa, su olsa bile üretken bir tarım sistemi kurulamaz.
Bu yüzden soruya verilecek en dürüst cevap şu olabilir bana kalırsa Su, tarımın kapısını aralar ama içeri girmenizi sağlamaz. Tarım için suyla birlikte uygun sıcaklık, dengeli bir atmosfer, verimli toprak ve biyolojik döngüler gerekir. Bugün bilim insanları, kapalı sistemler ve kontrollü ortamlar oluşturarak bu eksik koşulları yapay olarak sağlamaya çalışıyor. Bu yaklaşıma Hidroponik Tarım denir. Bence bu geleceğin tarımını şekillendiren bir devrimdir. [1]Yani aslında mesele şudur. Eğer bir gezegende doğal koşullar yoksa, insan kendi “küçük dünyasını” kurarak tarımı mümkün hale getirebilir. Sonuçta, su bir umut işaretidir ama tek başına bir medeniyet kurmaz. Tarım, yalnızca suyun değil; zamanın, dengenin ve yaşamın birlikte yazdığı uzun bir hikayedir.
Teşekkür ederim.
Kaynaklar
-
Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim.