Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Yeni Soru Sor
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Üşüttüğümüzde neden çok sık idrara çıkarız? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Sorulara Dön
Kuzey Havutça
Üye 28 Şubat 2024
1

Kutsal Roma imparatorluğu nedir, özellikleri nelerdir?

Merhaba acaba Kutsal Roma imparatorluğunun özellikleri nelerdir içinde hangi ülkeler vardır, açıklarsanız sevinirim.
3 Cevap - 650 görüntülenme
Kutsal Roma imparatorluğu nedir, özellikleri nelerdir?
Kutsal Roma imparatorluğu nedir, özellikleri nelerdir?
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
3 Cevap
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
179.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 12 saat önce

Merhaba

Arkeoloji bölümü okurken aldığımız sanat tarihi dersleri kapsamında bildiğim kadarıyla bu soruya cevap vermek isterim. Bence dinlediğim en güzel dersti Nilgün hocamız şiir gibi anlatırdı .

Kutsal Roma İmparatorluğu dediğimiz yapı aslında ilk bakışta kulağa çok büyük, güçlü ve tek parça bir devlet gibi geliyor ama işin aslı biraz daha karmaşık. 962 yılında I. Otto imparator ilan edildiğinde, amaç eski Roma İmparatorluğu’nun mirasını yeniden canlandırmak ve Hristiyan dünyasını tek bir çatı altında toplamak. Ama bu hiçbir zaman tam anlamıyla gerçekleşmiyor. Daha en başından itibaren bu yapı, tek merkezden yönetilen bir imparatorluk değil; daha çok farklı güçlerin bir arada durmaya çalıştığı bir sistem gibi (Wilson, 2016).

Tüm Reklamları Kapat

İlk dönemlerde imparatorun gücü aslında fena değil. Özellikle Katolik Kilisesi ile kurduğu ilişki sayesinde hem dini hem siyasi bir meşruiyet kazanıyor. Ama zamanla işler değişiyor. Orta Çağ boyunca imparatorlarla papalar arasında ciddi çekişmeler yaşanıyor. Kimin daha üstün olduğu meselesi uzun süre Avrupa siyasetini belirliyor (Brady, 2009). Bu çekişmeler bile aslında imparatorluğun ne kadar “tam otorite” kuramadığını gösteriyor.

Bir de şunu anlamak önemli. Kutsal Roma İmparatorluğu dediğimiz şey tek bir ülke değil. İçinde yüzlerce küçük yapı var. Dükalıklar, prenslikler, piskoposluklar, hatta bağımsız şehirler… Bugünkü Almanya başta olmak üzere Avusturya, Çekya, kuzey İtalya, İsviçre ve Hollanda gibi birçok bölge bu yapının içindeydi. Ama bu bölgelerin hiçbiri “merkeze tamamen bağlı” değildi. Her biri kendi kurallarına göre hareket ediyordu (Whaley, 2012).

İmparatorun nasıl seçildiği de ilginç. Taht babadan oğula otomatik geçmiyor. Bunun yerine “seçici prensler” denilen güçlü soylular imparatoru seçiyor. Yani aslında imparator, bu güçlü yerel aktörlere bağımlı. Bu da merkezi otoriteyi daha da zayıflatıyor. O yüzden Voltaire’in meşhur sözü boşuna değildi. “Ne kutsal, ne Roma, ne de imparatorluk.” Çünkü gerçekten de ne tam anlamıyla dini birlik var, ne Roma ile güçlü bir bağ, ne de güçlü bir merkezi yönetim (Wilson, 2016).

16 . yüzyıla geldiğimizde işler daha da karışıyor. Martin Luther ortaya çıkıp Reform hareketini başlatınca, imparatorluk içindeki dini birlik tamamen parçalanıyor. Katolik ve Protestan prenslikler arasında büyük gerilimler yaşanıyor. Bu durum Otuz Yıl Savaşları gibi yıkıcı savaşlara kadar gidiyor. Bu savaşlar sonunda imparatorluk daha da zayıflıyor ve yerel yönetimlerin gücü iyice artıyor (Brady, 2009).Son dönemlerine baktığımızda ise artık iyice sembolik bir yapıya dönüştüğünü görüyoruz. 18. yüzyılda Avrupa’da ulus devletler güçlenirken Kutsal Roma İmparatorluğu eski etkisini kaybediyor ve en sonunda Napolyon Bonapart Avrupa’yı yeniden şekillendirirken, 1806 yılında II. Franz imparatorluktan resmen vazgeçiyor ve böylece bu uzun ömürlü yapı sona eriyor (Whaley, 2012).

Tüm Reklamları Kapat

Şöyle düşünmek daha doğru olur.Kutsal Roma İmparatorluğu bir “devlet”ten çok, farklı kimliklerin, güçlerin ve çıkarların bir arada tutulmaya çalışıldığı bir siyasi denge sistemi. Belki de bu yüzden bu kadar uzun süre ayakta kalabildi. Ama aynı nedenle hiçbir zaman tam anlamıyla güçlü ve merkezi bir imparatorluk olamadı. Avrupa’nın bugünkü parçalı ve çok kültürlü yapısının köklerini anlamak için de aslında çok önemli bir örnek.

Birde şu konuda yazmak isterim giriş bölümünde sanat tarihi dersinde öğrendiğimi yazmıştım onunla bağlantısınıda açıklamak isterim .Kutsal Roma İmparatorluğu’nun sanat tarihiyle ilişkisi aslında düşündüğümüzden çok daha derin. Çünkü bu yapı sadece siyasi bir birlik değil, aynı zamanda Orta Avrupa’nın kültürel ve sanatsal üretimini şekillendiren bir çatıydı. Ama bunu şöyle daha samimi anlatayım. Kutsal Roma İmparatorluğu dediğimiz yapı, tek merkezden yönetilen bir devlet olmadığı için sanat da tek bir tarzda gelişmiyor. Yani mesela Fransa gibi “kraliyet sanatı”nın baskın olduğu bir model yok. Bunun yerine Almanya, İtalya’nın kuzeyi, Çekya ve Avusturya gibi farklı bölgelerde, yerel yöneticilerin ve kilisenin desteklediği farklı sanat anlayışları ortaya çıkıyor. Yani imparatorluk aslında bir “sanat çeşitliliği alanı” gibi çalışıyor. Bu işin en önemli kısmı din. Çünkü Katolik Kilisesi imparatorluk içinde çok güçlü. Bu yüzden sanatın büyük bir kısmı dini. Kiliseler, katedraller, freskler, ikonalar… Sanat, insanlara dini anlatmanın bir yolu olarak kullanılıyor. Özellikle Romanesk ve ardından Gotik sanat bu coğrafyada çok etkili oluyor. Katedrallerin o devasa, göğe yükselen yapıları aslında sadece mimari değil; aynı zamanda “Tanrı’ya ulaşma” fikrinin sanattaki yansıması. Sonra işin içine imparatorlar giriyor. Mesela I. Otto ve onu takip eden imparatorlar, kendilerini eski Roma’nın devamı gibi göstermek istedikleri için sanatı bir propaganda aracı olarak kullanıyorlar. Taç giyme törenleri, el yazmaları, minyatürler vs. Hepsi imparatorun kutsal bir güce sahip olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bu yüzden Orta Çağ el yazmaları (illuminated manuscripts) imparatorluk sanatının çok önemli bir parçası. Daha sonra Rönesans dönemine geldiğimizde işler iyice ilginçleşiyor. Çünkü kuzey bölgelerde farklı bir sanat anlayışı gelişiyor. Mesela Albrecht Dürer gibi sanatçılar ortaya çıkıyor. İtalya’daki Rönesans’tan etkileniyorlar ama birebir kopyalamıyorlar. Daha detaycı, daha gerçekçi ve bazen daha karanlık bir üslup geliştiriyorlar. Yani Kutsal Roma İmparatorluğu içinde “Kuzey Rönesansı” dediğimiz ayrı bir sanat geleneği doğuyor. Bir de Reform meselesi var. Martin Luther ortaya çıkınca sanat da değişiyor. Çünkü Protestanlık, Katolikler gibi görkemli kilise süslemelerini çok desteklemiyor. Bu da sanatın yönünü değiştiriyor. Dini resimler azalıyor, daha sade kiliseler yapılmaya başlanıyor. Hatta bazı yerlerde ikonalar bile kaldırılıyor. Yani dini değişim, sanatı doğrudan etkiliyor. Yani Tarihi bilmeden sanatınıda anlayamıyor insan. İmparatorluğun siyasi yapısını tarihini anlamak için Umberto Eco'nun ''Gülün Adı '' isimli eseri iyi bir kaynak okumak isteyenlere.

Teşekkür ederim.[1]


Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Okumalarım.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Efe Oral
Efe Oral
12.6K UP
Araştırıldı 28 Şubat 2024

Kutsal Roma Germen İmparatorluğu, 962-1806 yılları arasında 844 yıl boyunca Orta Avrupa'da hüküm sürmüş bir monarşi. Alman Krallığı temelinde olsa da, aslında bir devletçikler bütünüdür. Daha doğrusu imparatorluk toprakları tek bir hanedanın malı değildi. Ülke toprakları birçok federal hanedanlık tarafından yönetiliyordu. Kutsal Roma İmparatorluğu'nu oluşturan bu hanedanlıklar şunlardı:

Habsburg Hanedanı (Avusturya, Bohemya ve İspanya Kolu)

Hohenzollern Hanedanı (Brandenburg ve Frankonya Kolu)

Tüm Reklamları Kapat

Wettin Hanedanı (Albrecht ve Ernst Kolu)

Wittelsbach Hanedanı (Bavyera ve Pfalz Kolu

Oldenburg Hanedanı (Danimarka ve Holstein-Gottorp) Kolu

Ayrıca İmparatorlukta bu hanedan topraklarının dışında İsveç ve Kilise Eyaletleri toprakları ile özel statüye sahip bâzı İmparatorluk kentleri de vardı. İmparatorluğun idarî yapısı böyleydi ama Kutsal Roma İmparatorları sadece Habsburg Hanedanı'ndan seçilmekteydi.

Tüm Reklamları Kapat

Orta Çağ'daki imparatorları antik Roma İmparatorluğu'nun geleneklerini taşıdıklarını iddia etseler de imparatorluğun birçok vatandaşı Almanlardan oluşuyordu ve imparatorluk, modern Almanya ve Avusturya'nın habercisiydi. Geniş yetkili hanedanlıkla yönetilen imparatorluk olarak kurulmasına rağmen devlet, sonunda küçük devletlerin ve şehir devletlerinin gevşek konfederasyonuna dönüştü.

I. Otto 962'de Alman Kralı olarak taç giymiş, fakat bazı tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru olarak kabul edilir (Almanca: Römisch-Deutscher Kaiser). İlk Roma imparatoru unvanı ise Şarlman tarafından kullanılmıştır. Otto, ülkenin Karolenj Hanedanı'ndan olmayan ilk imparatoruydu.[1]

Son Kutsal Roma imparatoru, Napolyon Savaşları sırasında tahtından ferâgat eden ve İmparatorluğu fesheden İkinci Franz'dır.

İmparatorluğun sınırları tarih boyunca değişikliklere uğradı. En güçlü döneminde imparatorluk bugünkü Almanya, Avusturya, İsviçre, Lihtenştayn, Lüksemburg, Çekya, Slovenya, Belçika, Hollanda toprakları ile Polonya, Fransa ve İtalya topraklarının bir bölümünü kapsıyordu. Tarihinin büyük bir bölümünde imparatorluk yüzlerce küçük krallığı, prensliği, dükalığı, kontluğu ve şehir devletini hâkimiyeti altına almıştır. I. OTTO'NUN TAÇ GIYME TÖRENİYLE, KUTSAL ROMA İMPARATORU'NUN 'MAKAMI' RESMEN ORTA FRANSA'DAN ALMANYA KRALLIĞI'NA GEÇMİŞ OLDU.[1][1]

Kaynaklar

  1. anonim. Kutsal Roma İmparatorluğu. (28 Şubat 2024). Alındığı Tarih: 28 Şubat 2024. Alındığı Yer: worldhistory | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif Cabarov
Arif Cabarov
50.9K UP
Uzman 16 saat önce

Yazdıklarınıza katılıyorum ve bunu da belirtmek isterim ki XII ərsdə Kutsal Roma İmparatorluğu ile Papalık arasında dini yönetim uğrunda bir savaş çıkar, bu savaşı Papalığın kazanması ile Kutsal Roma imparatorluğu bir çok küçük devletlere parçalanarak vahid imparatorluk konumundan uzaklaşmışdır. Almanyanın böyle dağınık halde olması orta çağlarda Papalıkın "cennetden arsa" adlanan kağıtlarla insanların soyması ve orta çağların sonuna doğru ise iqdisadi ve sosyal bakımdan avrupanın diger güçlerinden geri kalması ile sonuçlanmışdır.[1]

Kaynaklar

  1. Encyclopedia Britannica. Holy Roman Empire | Definition, History, Maps, & Significance | Britannica. Alındığı Tarih: 4 Nisan 2026. Alındığı Yer: Encyclopedia Britannica | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla Cevap Göster
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evren, asimetriktir."
Louis Pasteur
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)