Evrim, rastgele mutasyonlarla oluşan genetik çeşitliliğin çevre şartları tarafından ayıklanması sürecidir; zor şartlardan gelen stres ise canlı üzerinde fiziksel bir baskı oluşturarak bu süreci hızlandırır. Çevresel stres (sıcaklık değişimi, kıtlık veya avcı baskısı), doğrudan genlerin içine "stres" olarak doluşmaz; bunun yerine popülasyonun üzerindeki yaşama ve üreme filtresini daraltır. Stres, biyolojik olarak bireyin fenotipinde (dış görünüş ve işleyiş) birikir ve bu durum canlının hayatta kalma kapasitesini zorlar. Örneğin, epigenetik mekanizmalar sayesinde çevresel stres faktörleri genlerin çalışma düzenini (metilasyon gibi yollarla) geçici olarak değiştirebilir; bu durum DNA dizisini değiştirmese de, canlının strese verdiği yanıtın bir sonraki nesle "biyolojik bir hafıza" veya "hazırlık sinyali" olarak aktarılmasına neden olabilir.
Seçilme şansı veya doğal seçilim, tamamen "uyum başarısı" (fitness) üzerinden çalışır ve bu süreci yönlendiren ana güç çevrenin değişken talepleridir. Zor şartlar altında, stresin yarattığı baskıya dayanabilen veya bu baskıyı avantaja çeviren genetik varyasyonlara sahip bireyler hayatta kalır; yani seçilme şansı, canlının çevreyle olan uyum katsayısına bağlıdır. Eğer bir mutasyon, canlının stres faktörüne (örneğin daha az suyla yaşayabilmek) karşı daha dirençli olmasını sağlıyorsa, bu özellik o bireyin daha fazla üremesini sağlar. Seçilimi yönlendiren şey bilinçli bir el değil, "kim daha verimli ürüyor?" sorusunun istatistiksel cevabıdır; stres burada elenmesi gereken zayıf halkaları belirleyen bir katalizör görevi görür.
Bu birikim ve yansıma süreci uzun vadede türün genetik havuzunun tamamen değişmesiyle sonuçlanır. Stres altında hayatta kalanların genleri popülasyonda baskın hale geldikçe, tür o zorlu şarta karşı "adaptasyon" geliştirmiş olur. Adaptasyon, stresin genetik bir çözüme dönüşmüş halidir; başlangıçta canlıyı zorlayan ve yıpratan o dış baskı, nesiller sonra türün doğal bir parçası haline gelir. Seçilim mekanizması her zaman enerji verimliliği ve hayatta kalma optimizasyonu yönünde ilerler; dolayısıyla evrim, aslında stresli ve kaotik bir çevrede hayatta kalabilmek için sürekli güncellenen devasa bir biyolojik veri işleme sistemidir.