Merhaba
Öncelikle şunu söyleyeyim: Üniversite okumamış olmak, disleksi ya da hiperaktiviteye sahip olmak bilim yapamayacağın anlamına gelmez. Bence burada asıl mesele diploma değil, merak ve süreklilik. Eğer bir insan gerçekten fizik, kimya ya da biyolojiye ilgi duyuyorsa, zaten o insanda zihinsel kıvılcım vardır. Sistemle uyumlu olmamak zeka eksikliği değildir zira sadece öğrenme stilinin farklı olduğunu gösterir. Ben bilimi hep şöyle görüyorum: Bilim bir bina değil, bir düşünme biçimidir. Soru sormak, o sorunun peşinden sabırla gitmek, denemek, yanılmak ve tekrar denemek… Bugün bilgiye ulaşmak için illa maddi güce ya da üniversite sıralarına mahkum değiliz. Açık dersler, ücretsiz kaynaklar, deney videoları, açık veri projeleri… İsteyen biri evinde bile ciddi bir teorik altyapı kurabilir. Özellikle teorik alanlarda kağıt kalem ve internet bağlantısı çoğu zaman başlangıç için yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Ve benim kendi düşüncem şu: Önce küçük başlamak gerekir. Bir alan seçip 3–6 ay sadece ona yoğunlaşmak, temel kavramları gerçekten anlamak, not almak, kendi sorularını üretmek… Bilim bir anda dünyayı değiştirmek değildir. Bilim, bir problemi sistemli şekilde düşünmektir. Dünyaya değer katmak ise bazen büyük keşiflerden değil, küçük ama özgün katkılardan geçer. Eğer merak canlıysa ve vazgeçilmiyorsa, başlangıç zaten yapılmış demektir. Saygılarımla