Canlılar biyolojik makinelerdir. Eğer ki biyolojik süreçlerimize kadar mükemmel taklit edilmiş bir simülasyon içine yüklenseydik bu sadece bizim mükemmel bir klonumuz olurdu. Ancak sorun da burada başlıyor: Bizi biz yapan varlığımızdır. Bizden bir tane daha olması onu biz yapmaz bizim bir kopyamız yapar. Düşünme evremiz onunla bütün değildir. O sadece bizim etki tepkilere verdiğimiz cevabı kısıtlı süre bizim gibi cevap verebilen bir makine simülasyonudur. Eğer ki ona nöroplastik yetki verirsek sadece bir kaç gün sonra bile bizden farklı cevaplar üretebilir.
Bilinç kavramı tamamen görecelidir. Bir makineye bizim bilincimizi yüklemek onu bizden ayrı kılar. Nasıl biz bir bireysek makineye yüklenmiş kopyamızda ayrı bir birey olarak görülmelidir.
Soruyu cevapladığımıza göre enteresan bir şeyler daha söylemek isterim. Böyle sorulara merakınız belkide benlik algınızın sınırlarını test etme çabası olabilir. Bu şekilde de beyniniz "benim varlığım ne kadar ve neleri kapsamaktadır?" gibi sorularını cevaplar.
Peki neden her bir klonumuz bizden farklı sayılmak zorundadır? Genetik kopyamız olsa bile örneğin tek yumurta ikizleri. Bu koşulda bile diğer canlı biz olmayız genetik ikizimiz olur. Yani zihin haritamızın birebir kopyasına sahip bir makine veya canlı bile biz değilizdir. Bir ikizimiz ya da kopyamızdır.
Peki neden?
Çünkü nöral makineler sıradan makinelerin aksine değişime uğrar. Yani 2 bilgisayar çipi birebir aynı çalışır. Ancak bir bilgisayar çipi her işlem aşamasında bir öncekine kıyasla farklı bir yanıt üretiyorsa bu çip artık diğer çiplerin aynısı olmaz farklı bir çip olur. Yani bir bakteriyle insan arasındaki fark budur. Genetik mutasyon olmadığı sürece her bakteri birbirinin bir kopyasıdır lakin tek yumurta ikizin bile olsa beyinindeki sinir hücreleri her seferinde farklı yanıt vermeye ve farklı bağlantı kurduğu için artık senin bir kopyan değildir.
Kısacası, makine klonumuz mükemmel bir aktarım olsa bile sadece anlık olarak bizdir. Bir sonraki anda bizden tamamen farklı bir birey olarak görülmelidir.