Hiç kimse ilk çiçek demetini kimin verdiğini tam olarak bilmiyor fakat çiçekler söz konusu olduğunda, Tanrı'dan Adem ve Havva'ya kadar geri gidilebilir. Çiçek hediye etmenin kökeni Eski Mısırlılar, Yunanlılara ve Roma imparatorluğuna kadar uzanmaktadır. Bu üç toplumun sıklıkla çiçekleri dini ritüellerde kullandıkları görülmüştür.[1]
Bununla birlikte her kültürün farklı nedenlerle çiçekleri kullandığı biliniyor. Romalılar, Mısırlılar ve Çinliler, çiçeklerin hikayelerinde ve efsanelerinde kullanıldığını ifade ediyor. Antik Yunan'da ise, çiçekler tanrıların mülkü olarak kabul edildiği için bu coğrafyada çok özel bir anlam taşıyor.
İnsanlar da zamanla çiçeklere renklerine göre anlam yükleyip yeni bir dil haline getirdiler. Victoria dönemi ihtişamlı bir dönem olarak tarihe geçti.[2] Victoria döneminin çiçeklerle anılmasının bir nedeni var. Victoria döneminde oldukça önemli görülen ve sıklıkla kullanılan bir diğer şey çiçeklerdi. Çiçekler, en önemli iletişim aracı haline gelerek dönemin vazgeçilmezi oldular. Hemen hemen herkesin hayatında çiçeklerin önemli bir yeri ve değeri vardı.
Victoria döneminde çiçekler, “Seni seviyorum”, “Sana değer veriyorum”, “Geçmiş olsun” veya “Üzgünüm” gibi birçok hal ve duygunun ifade edilmesinde kullanıldı. Çiçekleri iletişim aracı olarak kullandılar çünkü; o dönemde duyguların açıkça ifade edilmesi uygunsuz görülüyordu. Bu yüzden insanlar duygularını aktarmak için, iletişim kanalı olarak, çiçekleri kullanmaya karar verdiler.
Peki neden sevdiklerimize, örneğin her hangi bir deniz kabuğu ya da renkli bir çakıl taşı hediye etmeyiz de çiçek alırız? Çünkü çiçekler büyüleyici güzelliklerinin yanı sıra hoş kokulara da sahiplerdir. Aynı zamanda çiçekler canlı, sağlıklı ve doğanın bir parçasıdır. İnsanoğlu her daim doğaya ait olanları daha değerli bulmuşlardır.
Çiçek alışverişi sadece kır çiçekleriyle sınırlı kalmadı, insanlar bahçe yetiştirmeye başladıkça genişledi. Bitki yetiştiriciliği, egzotik çiçekleri yeni bölgelere taşıyarak sembolizmlerini geniş bir alana yaydı. Avrupa keşifleri ve ticareti, lale, orkide ve krizantem gibi çiçekleri Batı toplumuna tanıttı ve bu çiçekler burada zenginlik ve inceliğin aranan sembolleri haline geldi.Sanayi ve sanayi sonrası dünya, çiçek hediye etme geleneğinde daha da büyük değişiklikler getirdi. Gelişmiş ulaşım ve sera teknolojisi sayesinde çiçekler yıl boyunca erişilebilir hale geldi ve hediye etme biçimi demokratikleşti. Bir zamanlar kraliyet saraylarına ve soylu geleneklerine özgü olan bu gelenek, artık sıradan insanlar için de ulaşılabilir hale geldi. Benzer şekilde, küresel ticaret, çiçek geleneklerinin paylaşımını mümkün kılarak daha homojen, ancak zenginleşmiş bir çiçek hediye etme kültürü yarattı.
Çiçek hediye etme geleneğinin tarihi, kültürel ifade, insan duyguları ve doğaya duyulan derin takdirin zengin bir dokusudur. Çağlar ve kıtalar boyunca çiçekler, tek bir kelime bile söylemeden çok şey anlatarak hayatımızda değişmez bir unsur olarak kalmıştır. Jestler ve anlamlar evrim geçirse de, çiçek hediye etmenin özü değişmeden kalmıştır: güzelliği kutlarken derin duyguları ifade etmek.