Merhaba
Çift yarık deneyinde beni asıl rahatsız eden nokta, dalga fonksiyonunun fiziksel olarak gerçek kabul edildiği bir çerçevede, ölçüm anında hiçbir dinamik gerekçe olmadan “davranmayı bırakıyormuş” gibi sunulmasıdır. Eğer dalga fonksiyonu gerçekten uzay-zamanda var olan fiziksel bir nesneyse, ölçümle birlikte aniden ortadan kalkması ya da tek yarık davranışına indirgenmesi bana tatmin edici gelmiyor. Bu, daha çok teorinin eksik bıraktığı bir noktayı örtmek için konulmuş bir varsayım gibi duruyor. Bu nedenle Bohm’un pilot dalga yaklaşımı bana sezgisel olarak daha tutarlı geliyor. Bu yorumda dalga fonksiyonu gerçekten fiziksel ve parçacık ise her zaman belirli bir konuma sahip. Elektron tek bir yarıktan geçiyor olabilir ama dalga fonksiyonu her iki yarıktan da geçerek parçacığın hareketini yönlendiriyor. Burada belirsizlik, doğanın kararsızlığından çok bizim erişemediğimiz başlangıç koşullarından kaynaklanıyor. Bu çerçevede kendi düşüncem şu yönde şekilleniyor: Ölçüm anında olan şey, dalga fonksiyonunun “kendi kendine çökmesi” değil, zira ölçüm cihazının dalga fonksiyonuyla fiziksel olarak etkileşmesidir. Bu etkileşim sonucunda dalga fonksiyonunun farklı bileşenleri arasındaki faz ilişkisi bozuluyor ya da pratik olarak geri kazanılamaz hale geliyor. Dolayısıyla elektronun geçmediği yarıktan gelen dalga bileşeni artık girişime katkı veremiyor. Bana göre bu, gizemli bir çökmeden çok, çok cisimli kuantum dinamiğinin doğal bir sonucu. Bu noktada ölçüm problemi, metafizik bir “bilinç” meselesi olmaktan çıkıp, sistem ölçüm cihazı çevre etkileşiminin kaçınılmaz bir sonucu olarak okunabiliyor. Lakin dalga fonksiyonu tamamen yok olmuyor, artık fiziksel olarak etkisizleşiyor. Bu yüzden deneysel olarak tek yarık davranışı gözlemliyoruz. Kısacası, benim düşünceme veya bakış açıma göre sorun şu değil: “Dalga fonksiyonu neden çöküyor?”
Asıl soru şu: “Ölçümle birlikte dalga fonksiyonunun hangi fiziksel özellikleri erişilemez hale geliyor?”
Bu soruyu ciddiye aldığımızda, ölçüm problemi bana gizemli değil; sadece yeterince açık konuşulmamış bir fizik problemi gibi görünüyor.[1] Saygılarımla
Kaynaklar
- Okan Alver. (). Kişisel Yorum.