Mağarada yaşayan atalarımız sadece mağaralarda, gün yüzü görmeden, yaşamıyorlardı.
Mağaralar, içinde evrimleşmiş canlılara besin sağlayabilirken, homo sapiens türü için ancak çok güvenli bir yaşam alanıydı ve bu yüzden, geri kalan temel ihtiyaçlar için mağaranın iki galeri yanında bir bakkal bulamadıkları için "dışarısı" vardı ve böylece biyolojik ritimleri o dönemin gerektirdiği koşullara göre adapte olmuştur büyük ihtimalle.
Ülkemizdeki bulunabilen en eski insan/insansı barınmış mağara olan Karain'de bulunanlara bakarsak; beslenme, giyinme, yakıt gibi temel düzeydeki ihtiyaçların ancak mağara dışından karşılanabildiğini arkeolojik verilerle görebiliriz.
Çok eski tarihler üzerinden insan ve onun eş ataları hakkında bu kadar detaylı bir soruya net bir cevap vermek maalesef çok zorlaşıyor. Keza, örnek olarak Orta Çağ İngiltere'sinde insanların "iki uyku" (two sleeps) dediği gece yarısı civarlarında uyanıp, az dolanıp, bir şeyler atıştırıp, 1-2 saatlik bir uyanıklık ardından tekrar yatıp gün doğumuyla tekrardan kalktıkları bir adetleri vardı.
Mesela bu biyolojik ritm sadece dönemin İngiltere'sinde mi gözlemlenebiliyordu. Çin'de de benzer bir adet var mıydı? Etiyopya'da, Maya'da benzerlik arayabilir miyiz? Elbette, ancak kanıt bulunabildiği sürece.
Kanıt bulunamayacağı bir durum söz konusuysa, o döneme benzer koşullarda yaşayan bize en yakın akrabalarımızın davranışlarını izleyerek ve eldeki bütün verilerle, mantık çerçevesinde, hayal ederek idare eder cevaplara ulaşabiliriz. Bu da zaten bilgiye dayalı tahminden başka bir şey olmayacaktır.
Tatmin edici bir cevap olmuştur umarım. Yazım hataları için özürler. Selamlar.