Başta, bütün fizik yasalarının değişmesi gerekirdi. Bu hayatımıza doğrudan etkisi olan bir sonuçtur. Evren de, bugünkü haliyle var olamazdı.
Işık hızı, evrenin en temel sabitlerinden biridir. Einstein'ın E=mc2 formülü doğrudan ışık hızına bağlıdır. Bu, tutarlı bir evren modeli yaratmamızda en büyük yardımı olan sabitlerden biridir.
Işık hızı sabit olmasaydı; ilk olarak, uzay-zaman algımız bozulurdu. Evrenin farklı yerlerinde, zaman da farklı akardı. Enerji ve kütle arasındaki ilişki de tutarsız olurdu. Belki bu duruma ayak uydurabilecek formüller bulabilirdik ama büyük ölçeklerde hep başarısız olurduk.
Günlük hayatımızda, GPS, internet, iletişim gibi sistemler, ışık hızı sabitine göre düzgün çalışır. Hız değişken olsaydı, bu sistemler bir işe yaramazdı. Işık yılı kavramı anlamsız hale gelirdi. Mesafeleri hesaplayamazdık. Kısacası, fiziğe en baştan başlamamız gerekirdi.
En ilginci ise, kendi gözlerimize bile güvenemezdik, algımız değişirdi. Bir şeyin konumunu, hızını tahmin edemezdik.
Bunların yanında, eğer ışık hızının sabit olmadığı bir evrende evrimleşmiş olsaydık,(*) o zaman böyle yaşamaya ayak uydurabilirdik ama şu anda ulaştığımız bilimsel verilerin çoğuna ya ulaşamamış ya da yanlış verilere ulaşmış olurduk.
(*) Işık hızının sabit olmaması, evrende yaşamın hiç var olmamasına bile yol açabilecek sonuçlar doğurabilirdi.