Sadece Kendine Dostum!
Yani sağlığına, iç barışına ve yaşamdan zevk alma uğraşına. Başka da bir şeye dikkat etmen gerekmiyor.
Muhtemeldir ki birçok insan, yakının ve hatta öğretmenin, sana sınava hazırlık ile ilgili akıl verecek ve muhtemeldir ki seni tıpkı bir yarış atı gibi görüp bu yoz eğitim sisteminin değirmenine su taşırcasına diğer, dayanışman gereken arkadaşlarınla rekabet etmeni ve rekabetin olmazsa olmazlarını öğütleyecek. Ben öyle düşünenlerden değilim…
Evet ne yazık ki ülkemizde sınav bir gerçeklik ve evet ne yazık ki sistem birlikte yol almaya değil elemeye programlı. Yani senin başarabilmen için en yakın arkadaşının dahi başarısız olması gerekiyor. İşte buna ve olağanlaştırırcasına rekabet adını veriyorlar.
Yani mahkum olduğumuz ve rekabeti tek ve geçerli değer sayan yoz bir ekonomik sistemin (kapitalizmin), yüreği kıpır kıpır olan ve geleceğe tasasız yol alma koşulları bizler yani büyükler tarafından hazır edilmesi gereken 12-13 yaşındaki canlarımıza kadar sirayet edişidir.
Buna izin vermemek lazım.
Bu, sınava hazırlanmayalım veya boş verelim anlamında değil sadece sınavı hayatımızın merkezine koymayalım anlamında bir çağrıdır.
Zira hayatımızda yer alacak değerler bizi geliştiren, dayanışmayı arttıran, iç barışımıza hizmet eden ve bize huzur veren değerler olduğunda, hele ki öğrenmeyi ihtiyaç temelli ele alıp önce öğrenmeyi öğrenmek ile başladığımızda (örneğin düzenli olarak kitap okuduğumuzda, duygu ve düşüncelerimizi yazılı veya sözlü ifade ettiğimizde, meraktan, ihtiyaçtan yahut zevk için bir şeyleri araştırdığımızda, zihinsel egzersiz amaçlı matematik problemi çözdüğümüzde ve sırf sınavda başarılı olalım diye değil gerçekten öğrenmek için dersimizi derste dinlediğimizde) iddiam odur ki (bunu doğrulayan sayısız öğrencim olmuştur) LGS veya hangi sınav olursa olsun bize sadece çerez gibi gelir.
Hele ki bir de türümüzün ortaklaşmacı doğasına uygun olarak, kendimizi içimize kapatmayıp yaşamda da aktif rol alıp, etrafımızda olup biteni analiz edebilecek denli toplumsal ilişkilerin içine girdiğimizde (Yani bir çevre derneğinin gönüllüsü, bir spor kulübünün üyesi, bir okul gazetesinin köşe yazarı vb. gibi), insanların içine karışıp bir işe yaramanın o muazzam hazzını bir defalığına bile tattığımızda, söylemeye çalıştığım şeyin en net resmi gözlerinizin önüne gelecektir.
Çünkü sınav bir sonraki aşamaya hazırlamakla sınırlı iken, söylediklerim hayata hazırlanmanın anahtarıdır ve sınanmıştır. Her türlü sınav da bunun kapsamı içindedir.
Yine de tercih sizin canlarım. Sevgiyle…