Evrimsel Biyolojimizdir…
Bu kriterler keyfi olarak belirlenmez. Bunun uluslararası zeminde ortaklaşılan bir temeli var: Sosyolojik, biyolojik ve psikolojik…Yani bilimsel olarak…
Bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinliğin ilk evreleri ve tam yetişkinlik. Bunların arsındaki sınır keskin değildir. Ancak bu bir genel ortalamanın belirlenebilmesi için de bir engel değildir.
Yani tüm dünya genelinde 18 yaşına kadar her bireyin çocuk sayılması bir tesadüfe dayanmaz. Aksine bir bireyin sosyolojik, psikolojik ve biyolojik olarak ortalama bir birey olabilme sınırını işaret eder.
Ki ortalama (yani 18 yaş üstü) birey, kendi başına karar alıp uygulayabilen ve sonuçlarını üstlenmesi gerektiğinin farkına varabilen bireyin alt sınırındaki bireydir.
Ancak gerek sosyolojik gerekse biyolojik olarak bireylerin olgunlaşma (farkındalık) seviyeleri her ne kadar toplumdan topluma ve hatta aynı toplum içinde bölgeden bölgeye değişse de, kural koyucu, evrensel temelde bir kriterin esneme payını öznel durumlara göre yorumlama hakkını yorumlayana bırakmış ve öznel durumları genel bir kaidenin bozulması için bir gerekçe olmaktan çıkarmıştır.
Zira adli vakalarda öznel (kemik, akıl vb. yaşı gibi) kriterlerin de hesaba katılmasının nedeni budur.
7 Yaş somuttur, soyut olanı bütünlüklü kavrama donanımı yoktur. Siz ona soyut olarak ne sunarsanız sunun o onu somut olarak hafızaya kazır.
13 Yaş karmaşadır. O yaştaki ortalama birey her yöne meyil eder. Sizin ona sunduklarınız aynı zamanda onu yontma araçlarınızdır. Doğru yontabilmek için araçlarınızın da doğru olması ve gelişimine, onun yararının öncelemesine dayalı olması gerekir.
18 yaş sınırdır. Bundan sonrası birey artık sorumsuzluk karinesinden muaftır ve her kararının sorumluluğu boynunadır.
Bunların hiçbiri de öylesine, keyfi olarak belirlenmez. Bu kriterlerin, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez ve evrensel olan insan hakları ile çocuk hakları sözleşmelerinde yer almaları, evrensel hukukun bu kriterlere göre konumlanma zorunluluğu, bu kriterleri belirleyen bilimsel alt gerekliliğin, uluslararası alanda uzlaşılmış bir neticesidir.
Burada da istisnalar mutlaka vardır ancak kaideyi bozmamaktadır. Zira kural koyucu uygulayıcıya ilgili ulusal ve uluslar arası yasalar çerçevesinde istisnalara yönelik esneklik hakkı da tanımaktadır. Sevgiyle…